özgür ile cümle
özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Deze dieren leven in het wild in onherbergzame gebieden.
Kim olduğumu bulduğum zaman, Özgür olmuş olacağım.Maar indien ik er alleen voor mezelf ben, wat ben ik dan?
Özgürlüğüne düşkün.Ik wil vrijheid.
Ancak bilge olan kişi bu bilgeliği sayesinde özgür kalabilir.In iemand met juiste kennis ontstaat juiste bevrijding.
"Ben Özgürüm" A — Hazır Kart reklam müziği "Aşkımla Erir Misin?"Zie: Lijst van afleveringen van ''Would I Lie to You?''
Ama şarkılar özgürlük hakkında değil, aslında benim anladığımla ilgili.Wat in de filosofie wordt geïnterpreteerd, is niet de werkelijkheid, maar interpretaties van de werkelijkheid.
Devlet başkanlığı boyunca ekonomik kalkınmanın siyasi özgürlüklerden önce geldiğini vurguladı.Aan het begin van zijn regering stond een liberalisering van de politiek in Tibet voor.
Reason dergisi ise onu "Özgürlük kahramanı" ilan etmiştir.Door The International Press Institute werd hij uitgeroepen tot "een van de helden van de persvrijheid".
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Hij verwees naar de kolonisten en noemde hen "Sons of Liberty".
Buchenwald, Amerikalılar tarafından 11 Nisan’da özgür bırakıldı.11 april Concentratiekamp Buchenwald wordt door de Amerikanen bevrijd.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Neues Forum eiste vrije en democratische verkiezingen.
Özgürlük mutluluktur.Vrijheid, blijheid.
Düşündüğünü söylemekte özgürsün.Je bent vrij om te zeggen wat je denkt.
Abydos halkı özgürdür.Mieszkańcy Abydos są wolni.
Bana ya özgürlük verin ya da ölüm!Wolność albo śmierć!”.
İlk evliliğinden iki erkek çocuğu vardır (Haluk Özgür Çırakman, Uğur Çırakman).Dwukrotnie żonaty, miał dzieci (dwóch synów) tylko z pierwszego małżeństwa.
Özgür bir kişi.Jesteś wolnym człowiekiem.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.1961: W Nikaragui powstał Sandinistowski Front Wyzwolenia Narodowego (FSLN).
Eşit arasında, ücretsiz ücretsiz arasında Özgürlük güneşi altında, çiçek çiçek açtığı gibi.Wolna pośród wolnych, równa pośród równych, Pod słońcem swobody rozkwitasz niczym kwiat.
Bu erişmeyse, gerçek özgürlüğü doğuracak olan bir sonuçtu.Dopiero, kiedy zostanie to dokonane, nastanie prawdziwa wolność.
ABD Başkanı George W. Bush 2002 yılında Drucker’a Başkanlık Özgürlük Madalyası verdi.Prezydent George W. Bush odznaczył Druckera w 2002 Medalem Wolności.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Flaga ta wcześniej była używana przez Ludową Armię Wyzwolenia Sudanu.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Wyłoniła się grupa jego zwolenników, zwanych „Swobodniki” („Wolnościowcy”).
Daha sonra İrlanda Özgür Devleti kuruldu.Powstało Wolne Państwo Irlandzkie.
Oyuncular tüm haritada özgürce dolaşabilecekler.Dzięki czemu można swobodnie przechadzać się wokół całej mapy.
1954 yılında Trieste Özgür Bölgesi dağıldı.1954 – Zlikwidowano Wolne Terytorium Triestu.
Özgür Yazılım Vakfı Avrupa ve Özgür Yazılım Vakfı Hindistan'dan sonra FSF'nin dördüncü kardeş kuruluşudur.Jest trzecią utworzoną, po Free Software Foundation Europe i Free Software Foundation India lokalną filią FSF.
Özgürlük nedir?Czemu wolność mamy?
Paris artık özgür!Paryż został oswobodzony.
Bağımsızlık ve özgürlük.Nieśmiertelność i wolność.
Haiti’deki özgür siyahların sayısı ise 28.000 civarındaydı.Czarnoskórych wyzwoleńców, gens de couleur, było ponad 28 000.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Przeciwieństwem tak pojętego fatalizmu jest wiara w wolną wolę.
Bu nedenle 1956 yılında Özgür Alman Gençliği (FDJ) örgütüne katıldı.W 1953 wstąpił do komunistycznej organizacji młodzieżowej Freie Deutsche Jugend (FDJ).
Armanın alt kısmında yer alan slogan bandında ise Birlik ve Özgürlük (Unity and Freedom) yazmaktadır.Na dole znajduje się wstęga z napisem Unity and Freedom (z ang. Jedność i wolność).
1885 - Özgürlük Heykeli, Fransa'dan New York'a getirildi.1885 – Do Nowego Jorku przybyła z Francji (we fragmentach) Statua Wolności.
Anayasanın gözlemcisi ve insan hak ve özgürlüklerinin garantörüdür.Prezydent uznawany jest za głowę państwa i gwaranta konstytucji oraz wolności i praw człowieka i obywatela.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Osioł Buridana jest alegorią paradoksu w filozofii w ujęciu wolnej woli.
Gidebilmek, özgürlüğe açılan kapıdır.Droga ku wolności stoi przed nim otworem.
Hala hayatta ve özgürdür.Żywi i wolni.
Din ve inanç özgürlüğü getirildi ve dini propaganda yasaklandı.Zapewniono im swobodę myśli i religii oraz zakazano ich militaryzacji.
Bireysel özgürlük konusunda ise liberallere yakındırlar.W sprawach społecznych zaliczał się do liberałów.
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.John the Ripper – program służący do łamania haseł.
Esas olan özgürlüktür.Najwyższą wartość stanowi wolność.
Özgürlük 2: Programın kopyalarını sınırsız dağıtma özgürlüğü.Wolność rozpowszechniania kopii programu.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.Zabili oni eskortę i uwolnili hrabiego.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.On sprawi, że twa sprawiedliwość zabłyśnie jak światło, a prawość Twoja, jak blask południa.
Nedensellik İstenççilik İndeterminizm ÖzgürlükKonstruktywne wotum nieufności Wotum nieufności
1979'da Özgürlük Hareketi'nden ayrıldı.Na wolność wyszedł w 1979.
2025'te şartlı tahliye olabileceği görüşülecektir ve eğer olursa 78 yaşında tekrar özgür kalabilecektir.O zwolnienie warunkowe będzie się mógł ubiegać najwcześniej w 2028 roku, gdy będzie miał 65 lat.
Avrupa Parlamentosu'nda Avrupa Doğrudan Demokrasi ve Özgürlük grubunu kurmuştur.W PE dołączył do frakcji Europa Wolności i Demokracji Bezpośredniej.
Din ve vicdan özgürlüğü, ülkenin anayasasıyla güvence altına alınmıştır.Wolność sumienia i wyznania zagwarantowana jest przez Konstytucję Albanii.
Özgürlük ise olanaklı herhangi bir deneyde verilemeyecek bir idedir.A zatem wolność nie jest możliwa w żadnego rodzaju możliwym świecie.
Cezayir anayasası, tüm vatandaşlara din özgürlüğü tanır.Konfederacja zapewniała wolność religijną wszystkim obywatelom.
Koloni halkı, ayrı, özgür ve bağımsızdır”.Byłyby to miasta „wolne i niezależne”.
Aksine özgürlükçü tutumunu duymuş olduğum bir isim.Krytyce poddaje się też pojęcie wolnej woli.
II. Dünya Savaşı sırasında Charles de Gaulle'ün yanında Özgür Fransa Hareketi'nde yer almıştır.W czasie II wojny światowej walczył w siłach Wolnej Francji generała Charles’a de Gaulle’a.
Onun mutluluğu için yaşaması için onu özgür bırakmış ve ölmeyi seçmiştir.Są pewne, że wysyłają go na śmierć i sprawia im to radość.
Artık seni özgür bırakıyorum.Przynajmniej niech pozostawią nam swobodę.
LibreCAD 2B tasarım için bir özgür Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD) uygulamasıdır.LibreCAD – darmowe oprogramowanie do komputerowego wspomagania projektowania (CAD) 2D.
Eylemleri daima “özgürlük” amacında olmalıydı.W istocie wymagają oni czegoś więcej od "wolnej woli".