özgür ile cümle
özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Özgür kültür düşünün -- bu özgür yenilik.Think of free culture -- this is free innovation.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.When these villagers claimed their freedom, the slaveholders burned down all of their houses.
"Özgür değiliz" dediler."We have no freedom," they said.
Onunla Kölelere Özgürlük örgütünün kölelik kurbanlarını tedavi ettiği bir barınakta karşılaştım.I met him at a shelter where Free the Slaves rehabilitates victims of slavery.
Fotoğraflarının dünyadaki siz özgür insanlar tarafında görülceğini biliyorlardı.I made these images. They knew their image would be seen by you out in the world.
Elektrik, aynı zamanda kadınların özgürleştirilmesinde de çok yardımcı oldu.Electricity was also very helpful in liberating women.
TOHUM ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN, HAREKETE GEÇİNACT FOR SEED FREEDOM
Tohum Özgürlüğü Eylem Günleri'ne katılmaya davet ediyorum.Gandhi's birth anniversary to the 16th of October, World Food day
Neden tohum özgürlüğüne ihtiyacımız var?Why do we need Seed Freedom?
Neden Tohum Özgürlüğü için harekete geçmeliyiz?Why do we need to act for Seed Freedom?
Tohumlarımızı ve tohumların özgürlüğünü geri almalıyız.We have to reclaim our seed and with it our Seed Freedom.
Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz. Çünkü özgür irade sahibiyiz.We've been blessed, or cursed, with free will.
"Cennet ve Cehennem" ile kastedilen özgür irade ve deteminizmdir.So the whole "Hells and Heavens" is about free will and determinism.
Özgürlük peşine düştük ama güvenlik kameralarıyla örülmüş bir dünyada yaşıyoruz.We've pursued freedom, but we now live in a world that is more monitored by CC TV cameras.
Ve artık-- konuşmaya başlıyorum, sonunda özgürüm herşeye kadir tanrıya şükür, sonunda özgürüm.And I got to -- I start saying, "Free at last -- thank God Almighty, I'm free at last."
Ben özgür bir adam layık hareket etmeye çalışacağım.I'll try to act worthy of a free man.
Artık o özgür bir insan.He is now a freed man.
Eğitimi düzgün olduğu ve bilgiye özgürce ulaşılabilen bir sistem.Real sense of power is delivery of information that's relevant to people.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.You forget, I had to break free of this chain of the middle class.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.They had one great limitation and one great freedom as they tried to conceive of a global network.
Ama şahane bir özgürlükleri vardı, bu işten para kazanmaları gerekmiyordu.But they had an amazing freedom, which was they didn't have to make any money from it.
O... O öldü mü? gelen ve giden, özgür ve başıboşShe... she died?
Deneme özgürlüğü her şeyi deneyebilme özgürlüğü anlamına geliyor.Freedom to experiment means freedom to experiment with anything.
"Özgür kültürler kutladıkları şeyleri alırlar."Kamen said, "Free cultures get what they celebrate."
Biliyorsunuz, bunu özgür iradeleriyle yapıyorlar.Znate, oni idu svojevoljno.
Biz onların burada özgür olmalarını istiyoruz.We want them to be free to do that.
Ben genellikle hangi özgürlük yararlanmak verir.I often take advantage of the freedom which it gives.
"Ben özgürlüğü şüphe aldı bir önerme.""A proposition which I took the liberty of doubting."
Bunun bir düşünce özgürlüğü ve bir parodi olduğunu düşünüyorduk.We argued that it was freedom of speech and parody.
Düşünce özgürlüğü?Freedom of speech?
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.It democratizes and creates great conditions for freedom of speech.
Toplumun özgür bir internetten elde edeceği faydaları hesaba katmıyorlar.They don't take into account the public benefits of a free internet.
-ve kültür eserlerine özgür ulaşım için çalışıyorlar.-and free access to culture.
"Eğer TPB kurucuları beraat ederlerse, bu internet özgürlüğü için zafer olacaktır.""If TPB founders are acquitted, it's a victory for internet freedom."
Özgürsünüz, böyle bir şey.You're free, kind of thing.
Geçen sene açılan Özgür Üniversite'nin kütüphanesi bunun bir örneği.The library of the Free University, which opened last year, is an example of that.
Fakat konuşma özgürlüğü olmadan, özgür ve adil bir seçim yapabilirsiniz.But without freedom of speech, you can't have free and fair elections.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Without freedom of belief, you don't have the right to join organizations.
Birçok kimsenin bildiği hikâye özgür veya açık-kaynak yazılımın hikâyesidir.So, the story that most people know is the story of free or open source software.
Özgür irade var mı?" Ben de diyorum ki:'Well, you know, is there choice, is there free will?', and I say:
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.A kind of sense of inner freedom as opposite to intense grasping and obsession.
Ve aklımıza ihraç bonoları, özgür basın bonoları geldi.And we came up with this idea of issuing bonds, press freedom bonds.
Bana dedi ki, "Özgür olurdum."He said to me, "I would be free."
Hukuk / Adalet / Tüketim / Barış ve Özgürlük / Savaşlar / Kölelik /Law/ Justice/ Consumption/ Peace and Freedom/ Wars/ Slavery]
Onlar özgürdür tüm bu 'modern' hastalıklardan.They are free from all of these modern ailments.
Sen-ebilmek almak için özgür, o kitap.You can get that for free, that book.
Bence, inanç özgürlüğüne en fazla böyle müsamaha edilir.That, I think, is maximal tolerance for religious freedom.
Ben ise gerçekten özgürlükçü olduğunu düşünüyorum.It strikes me as practically libertarian.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.(Laughter) The only cost in most flocks -- not even this -- a loss of free mating.
"Hakikat sizi özgürleştirecek" --"The truth will set you free."
Barış ve ÖzgürlükPeace and freedom
Özgürlük, parasal sistemin en büyük yalanıdır. Hem, özgür olmak gerçekten ne anlama geliyor?Freedom is the biggest lie of the monetary system but what does it really means to be free?
Eğer komşumu sevmiyorsam, gidip onu vurmamı kastediyorsun özgürlükle?If I don't like the person next door and I shoot him
Bu mu özgürlük?Is that what you mean by freedom?
O zaman özgürlük kelimesini kullanmaman lazım.Then don't use the word freedom.
Ancak özgürlük gibi kelimeleri kullanmamalısın.But you don't use words like freedom. There can never be freedom in the society.
Takip edilen bu kısayolların tamamı özgürlükleri kısıtladı.We have reasonable reasons to rescue need to be able to do this....
Bakalım parasal sistemde ne kadar özgürsün?Let's see how free are you in the monetary system
Bir insan olarak ne kadar özgür olduğunu düşün.Think about how free you are as a human being
Varlığını daha derinlemesine anlama özgürlüğün var mı?How free you are to discover more about your existence?