Ana içeriğe geç
Sözlük

özgü ile cümle

özgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Özgürlük bir yer ya da bir fikir midir?Is freedom a place or an idea?
Özgürlük, Amerikan demokrasisinin merkezidir.Freedom is the center of American democracy.
Özgürlük Anıtını hiç ziyaret ettiniz mi?Have you ever visited the Statue of Liberty?
İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.People pursue more freedom and equality.
Herkes iştirâk etmekte özgürdür.Everyone is free to contribute.
Herkes katkıda bulunmakta özgürdür.Everyone is free to contribute.
Uygunluk özgürlüğün gardiyanı ve büyümenin düşmanıdır.Conformity is the jailer of freedom and the enemy of growth.
Serbest konuşma özgürlüğün var ama iftira etme hakkın yok.You have the right to free speech, but not the right to slander.
Şimdi özgürüm.Now I am free.
Çalışmak özgür kılar.Work makes free.
Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.They also promised religious freedom.
Onlar köleleri özgürleştirmek için savaşmazlardı.They would not fight to free the slaves.
Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.They supported his right to speak freely.
Evlerine dönmek için özgürdüler.They were free to return to their homes.
Senatör Kerry bir özgürlükçü olarak kabul edildi.Senator Kerry was considered a liberal.
Cahil için özgürlük yoktur.There is no freedom for the ignorant.
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.America fancies itself the world's freest nation.
Ömrüm boyunca özgürlüğü sevdim.I loved freedom all my life.
Demokrasinin ölçüsü eleştiri özgürlüğüdür.The test of democracy is freedom of criticism.
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.The question of free will is a prickly conundrum to religion.
Şimdi özgür demokrasi.Free democracy now!
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Mary Tom'un parasını biraz özgürce harcadığını söylüyor.Mary says that Tom spends his money a little too freely.
O, özgürlükçü bir terbiye aldı.He's had a liberal upbringing.
Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!Land of liberty, land of the future, I salute you!
Tom'un çok fazla özgürlüğü yoktur.Tom doesn't have a lot of freedom.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Dünyada size böyle özgürlükler veren çok az yer vardır.There are few places in the world that give you such freedoms.
Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.If you want freedom, you'll have to face your parents.
Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!I've just signed the divorce papers; I'm free at last!
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.The United States fancies itself the world's freest nation.
O bir özgürlükçü.He's a libertarian.
Hiçbir şey için umut etmiyorum, hiçbir şey için korkmuyorum, ben özgürüm.I hope for nothing, I fear for nothing, I am free.
Düşündüğünü söylemekte özgürsün.You are free to say what you think.
İnsan basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede nasıl yaşar?How does one live in a country where there is no freedom of the press?
Her biri özgürce karar verebilir.Each can decide freely.
Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.Individual liberty is the essence of democracy.
Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.These happy slaves are the most furious enemies of freedom.
O, akıllı ve özgür bir kız.She's a smart and independent girl.
Ben özgürüm!I'm free!
Bazıların terörist dedikleri diğerleri için özgürlük savaşçısıdır.Those who are terrorists for some, are freedom fighters for others.
Özgürlüğümü istiyorum.I want my freedom.
Özgür olmak istiyorum.I want to be free.
Ben özgür olmak istedim.I wanted to be free.
Sadece özgür olmak istiyorum.I just want to be free.
İstediğimiz şey özgürlük.What we want is freedom.
Basın özgürlüğü ilerliyor.Press freedom is advancing.
Tom'un özgüveni yok.Tom has no self-confidence.
Özgür yaşa veya öl.Live free or die.
Bir kuş kadar özgürüm.I'm as free as a bird.
Sen özgürsün.You're free.
Tom özgür.Tom is free.
Biz özgürüz.We're free.
Onlar özgürler.They're free.
Özgür olacağım.I'll be free.
Tamamen özgürüm.I'm totally free.
Onu birkaç saat tuttular ve sonra özgür olmasına izin verdiler.They held him for a few hours and then let him go free.
Bu özgür.This one's free.
Özgür olacaksın.You'll be free.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod