Ana içeriğe geç
Sözlük

özerklik ile cümle

özerklik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu ilerleme yanında özerkliklerini kaybetme korkusu da yaşıyorlardı.Pero este mismo espanto los ha perdido.
Kent IX. yüzyılda özerklik kazandı, ardından San Marino XIII. yüzyılda Cumhuriyet oldu.San Marino abandonó el sistema feudal en el siglo XIII para convertirse en república.
1939 nüfus sayımına göre, özerklikte 366.685 Alman vardı.Según el censo de 1939, había unos 366 685 alemanes dentro del territorio de la República autónoma.
Bu, Yahudilerin kısmi bir özerklik yaşadıkları bir dönem olmuştur.Questa fu un'epoca di parziale autonomia ebraica.
Böylece Kosova geniş ölçüde bir özerklik kazanmış oldu.Stalin ottenne una maggioranza schiacciante.
1174, Navarra Kralı Sancho el Savio, şehre özerklik verdi.Nel 1174 il Re di Navarra Sancho il Saggio, concede a Donostia lo status di fuero.
10 Haziran 1921 yıllında Votskiy Özerklik Eyaletin başkenti Glazov şehirden alınarak İjevsk’e verildi.10 июня 1921 года из города Глазов в Ижевск переведена столица Вотской автономной области.
Japonya'nın idari bölümleri, 1947 Yerel Özerklik Kanunu ile tanımlanmaktadır.Права городов определяются «Законом Японии о местном самоуправлении» 1947 года.
Japonya'nın idari bölümleri, 1947 Yerel Özerklik Kanunu ile tanımlanmaktadır.يتم تعريف المدن في قانون الإدارة المحلية الياباني للعام 1947.
Ek olarak, firmalara yatırım yapma ve istihdam alma konusunda daha fazla özerklik verildi.وشكا الباز أيضا من عدم وجود استراتيجية والاستثمار الموجه للشركة.
Özerklik bildiriminde af ilan edildi.تم القبض بناء على معلومات استخباراتية.
Yeni teklifte ise tasarım ve pazarlama konularında özerklik korunmaktaydı.وهذا ليس مفهومًا جديدًا ولكنه طريقة تفكير جديدة في مجال الإعلان والتسويق.
Bölgede yaşayan vatandaşlar özerklik talebinde bulunmaktalar.Os fiéis da ilha queixavam-se.
Bunlar özerklik (autonomy), yeterlik (competence) ve ilişkili olmadır (relatedness).O úmero e o fêmur não são alongados, nem as falanges.
1973 - Papua Yeni Gine, Avustralya'dan özerklik elde etti.1973 - Papoea-Nieuw-Guinea krijgt zelfbestuur van Australië.
1936 Özerklik Statüsü referandumu'nda il komitesi sekreteri olarak çalıştı.Tijdens het conclaaf van 1963 diende hij als secretaris.
Bazı ilçe düzeyi şehirlere daha fazla özerklik verilmiştir.Een iets grotere autonomie van de gemeenten.
Demokrasi tekrar yapılandırıldığında Valencia bölgesi özerklik kazandı.Om het gebied effectiever te controleren werd de Council of Wales gevormd.
1994'te Gagavuzlara özerklik verildi.In 1997 bekende Gajdusek schuld.
Yeni teklifte ise tasarım ve pazarlama konularında özerklik korunmaktaydı.De nieuwe dochteronderneming hield haar autonomie op het gebied van design en marketing.
1174, Navarra Kralı Sancho el Savio, şehre özerklik verdi.Na jego miejscu w 1181 Sancho VI Mądry, król Nawarry, założył miasto pod nazwą Nova Victoria.
İsyancılar Ukrayna hükümetine özerklik talebi gibi isteklerini belirten bildiri yayınladılar.Żądania zostały odrzucone, ukraiński rząd wysunął ze swojej strony żądanie natychmiastowej kapitulacji.
Yererel Yönetimler Özerklik Antlaşması türkçe metni Avrupa Konseyi KongresiEuropejski Trybunał Praw Człowieka Komitet Ministrów Rady Europy Portal Rady Europy
Kökünde Cedidcilik olan bu hareketler, 1917 Rus devrimi sırasında özerkliklerini ilan etmişlerdir.Resten av äggen blev bortglömda under tumultet under den ryska revolutionen 1917.
1973 - Papua Yeni Gine, Avustralya'dan özerklik elde etti.1973 – Papua Nya Guinea blir självständigt efter att ha tillhört Australien.
Japonya'nın idari bölümleri, 1947 Yerel Özerklik Kanunu ile tanımlanmaktadır.Права міст визначені «Законом Японії про місцеве самоврядування» 1947 року.
Rusya'nın ulusal özerklikleri haritasıНаціональні улуси та насліги Якутії на карті національних автономій Росії
Bu özerklik anlaşması bir sonraki yıl yürürlüğe sokulacaktı.Tento cenný kov následující rok obhájil.
Siyasi özgürlük ya da politik özerklik demokratik toplumların en önemli özelliklerinden biri olarak görülür.Soud vyjádřil názor, že podpora svobodné politické diskuse je velmi důležitým znakem demokratické společnosti.
1946 - Üniversitelere özerklik veren 4936 sayılı kanun kabul edildi.În 1949, Universitatea Liberă avea 4.946 de studenți înmatriculați.
Fakat bu ilerleme yanında özerkliklerini kaybetme korkusu da yaşıyorlardı.Altfel trebuia să mă tem de pierderea efectivului ei.
1981 yılında bu bölgeye özerklik verilmiştir.În 1981 i s-a acordat această funcție pe viață.
1939 nüfus sayımına göre, özerklikte 366.685 Alman vardı.Az 1939-es népszámlálás szerint 366 685 német lakott az autonóm területen.
Özerklik ve Bağımsızlık yanlısı Türkistan kuvvetleri lav edildi.Autonomiaa vaatineet azeri- ja kurdiliikkeet tukahdutettiin.
1982 yılında ise Uganda Başkanı Milton Obote, bölge halkına yapılan müzakerelerde özerklik teklif etti.1985 – Ugandan presidentti Milton Obote syrjäytettiin sotilasvallankaappauksessa.
Bu özerklik anlaşması bir sonraki yıl yürürlüğe sokulacaktı.Sointula meni vararikkoon seuraavana vuonna.
Bununla birlikte sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.Ωστόσο, διαφέρουν μεταξύ τους ως προς το ποσοστό αυτονομίας που απολαμβάνουν.
Siyasi özgürlük ya da politik özerklik demokratik toplumların en önemli özelliklerinden biri olarak görülür.Fri og lige valgret ses som et af de grundlæggende idealer i det demokratiske samfund.
1973 - Papua Yeni Gine, Avustralya'dan özerklik elde etti.1973 - Papua Ny Guinea opnår selvstyre fra Australien.
1979 ięislerinde tamamen özerklik.I 1979 spurgte jeg forgæves efter ham.
Sonraki liderlerin iktidarı altında dini örgütler daha fazla özerklik kazandı.Gjorde mennesker dette, var kirkelige autoriteter overflødige.
Sonraki liderlerin iktidarı altında dini örgütler daha fazla özerklik kazandı.Dibawah pemimpin yang paling terkini, organisasi-organisasi keagamaan lebih diberi otonomi.
1973 - Papua Yeni Gine, Avustralya'dan özerklik elde etti.1973 – Papua New Guinea giành được quyền tự chủ từ Úc.
Bölgede yaşayan vatandaşlar özerklik talebinde bulunmaktalar.Nhân dân trong vùng tỏ ra oán vọng.
Ayrıca ana karakterlerin yanında tamamlayıcı (norm) karakterler dizi içinde bir özerklik kazandılar.さらに中央径間の主桁が盛り上がることで主桁も大きくたわむ。
Bunlar özerklik (autonomy), yeterlik (competence) ve ilişkili olmadır (relatedness).不自往,不遣信,不來尊,不善尊,不住尊。
Bunlar özerklik (autonomy), yeterlik (competence) ve ilişkili olmadır (relatedness).자신에 관한 것에는 의외로 잘 알지 못하며, 어리숙하고 긍정적이다.
13 Haziran - Üniversitelere özerklik veren yasa kabul edildi.6월 13일 - 제적학생에 대한 조건부 복교 결정.
Siyasi özgürlük ya da politik özerklik demokratik toplumların en önemli özelliklerinden biri olarak görülür.정치적 자유(政治的自由) 는 세계 역사와 정치 사상의 핵심 개념이며, 민주 사회의 가장 중요한 특징 가운데 하나이다.
Endülüs Günü (İspanyolca: Día de Andalucía) her 28 şubat'ta özerklik bayramı olarak kutlanmaktadır.יום אנדלוסיה (ספרדית: Día de Andalucía) נקבע ב-28 בפברואר, כדי לציין את יום קבלת האוטונומיה.
İdari özerklik kaldırıldı ve iki yıllık mecburi hizmet şartı getirildi.ניהול העמותה נעשה בהתנדבות הדרישה לתשלום דמי חבר שנתיים בוטלה.
Üst makamlar, Şapsığlara özerklik verilmesini ilkesel olarak benimsediler.בני המעמד הגבוה נענשו על ידו בחומרה כאשר ניסו לנהוג בעריצות.
Siyasi özgürlük ya da politik özerklik demokratik toplumların en önemli özelliklerinden biri olarak görülür.Така например свободата на изразяване или свободата на словото е една от най-важните граждански свободи.
Bu dönemden sonraki mütevali halifeler Hristiyanlığı hoşgörüp, Ermenilere büyük oranda özerklik vermiştir.Od tad vladajuće kalife toleriraju kršćanstvo i daju Armencima široku autonomiju.
1878'de Doğu Rumeli'ye bir miktar özerklik yapıldı, isyan edildi ve 1885'te Bulgaristan'da isyana katıldı.Istočna Rumelija (južna Bugarska) je 1878. postala autonomna i ujedinila se s Bugarskom 1885.
10 Haziran 1921 yıllında Votskiy Özerklik Eyaletin başkenti Glazov şehirden alınarak İjevsk’e verildi.10. júna 1921 bolo z mesta Glazov do Iževska presunuté hlavné mesto Votskej autonómnej oblasti.
Bazı ilçe düzeyi şehirlere daha fazla özerklik verilmiştir.Primátor: Sme viac mestečkom ako mestom.
1904’te İzlanda’ya diplomasi dışında özerklik tanındı.1602 m. Islandijai uždrausta prekiauti su kitom šalim nei Danija.
1923 - Litvanya destekli darbeden sonra Klaipėda bölgesi özerklik haklarıyla Litvanya'ya eklendi.1923 m. – po Lietuvos remto perversmo Klaipėdos kraštas prijungtas prie Lietuvos autonomijos teisėmis.
Bu özerklik anlaşması bir sonraki yıl yürürlüğe sokulacaktı.Iga uus pööripäev juhatas sisse järgmise aastaaja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod