Hepimiz ulusal mirasımızı korumak için özen göstermeliyiz.We must all take care to preserve our national heritage.
Tom şimdi daha özenle çalışıyor.Tom works more diligently now.
Kızların her biri özenle giyinmişti.Each of the girls was dressed neatly.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Şişeyi düşürmemeye özen göster.Take care not to drop the bottle.
Jim günde üç mil koşmaya özen gösterir.Jim makes a point of jogging three miles every day.
Bu kitap özenle okunmalıdır.This book should be read with diligence.
Gözlükleri kırmamak için özen gösterin.Take care not to break the glasses.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.You must be accurate in counting.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Soruşturmamızı azami özenle yaptık.We conducted our investigation with the greatest care.
Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.I make a point of writing an answer as soon as I get a letter.
Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.I gave my carefully prepared speech.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Bir hediyeyi özenli biçimde seç.Choose a present carefully.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
O, işinde çok özenlidir.He is very accurate in his work.
O her iki ayda bir ailesine yazmaya özen gösteriyor.He makes a point of writing to his parents once every two months.
O akşam yemeğinden önce çalışamaya özen gösterir.He makes a point of studying before supper.
Her zaman çocuklarına özen gösterir.She always takes care of her children.
O, özenle giyinmiştir.She is neatly dressed.
Parti için özenli hazırlıklar yaptı.She made elaborate preparations for the party.
Özenle açıklamasını yaptı.She's accounted diligent.
O, benimle gelmek için özendirildi.She was tempted to come with me.
O özenli olmamı istiyor.He asks me to be attentive.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
O, daha çok çalışması için onu özendirdi.She prodded him to work harder.
Paul giyimine özen gösteren kimse.Paul is a natty dresser.
Tom özensiz bir ressamdır.Tom is a sloppy painter.
Mary gitmek için özendirildi fakat son anda gitmemeye karar verdi.Tom was tempted to go, but at the last moment he decided not to.
Tom özensiz bir iş yaptı.Tom did a sloppy job.
Beni özendirme. Sadece onu yapabilirim.Don't tempt me. I might just do that.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.The ship was searched thoroughly, but no illegal drugs were found.
Bunu özenle yapalım.Let's do this carefully.
Biz özenliyiz.We're careful.
Kış havasında araba kullanırken önemli ölçüde özen, tavsiye olunur.Considerable care is advised when driving in winter weather.
Yaptığın şeye özen göster.Pay attention to what you're doing.
Sen özenlisin.You're attentive.
Tom özenlidir.Tom is attentive.
Ben özenliyim.I'm attentive.
Çok özenlisin.You're so attentive.
Tom özen gösterirdi.Tom would care.
Özensiz oluyoruz.We're getting sloppy.
O, işini özenle yaptı.He did his work painstakingly.
Cildinize özen göstermeniz önemlidir.It's important to take care of your skin.
Tom çok özenliydi.Tom was very attentive.
O özensiz ve dikkatsiz.She's sloppy and careless.
Tom'un işi özensiz.Tom's work is sloppy.
Tom erken kalkmaya özen gösterir.Tom makes a point of getting up early.
Tom benim daha özenli olmamı istedi.Tom asked me to be more attentive.
Tom Mary ve kendisi için özenle hazırlanmış bir yemek pişirdi.Tom cooked an elaborate meal for Mary and himself.
O özenti bir aktris.She's a wannabe actress.
Tom'un özenli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is attentive.
Olmam gerektiği kadar özenli değilim.I'm not as attentive as I should be.
Tom oldukça özenli.Tom is quite attentive.
Tom özenli görünüyor.Tom seems attentive.
Tom çok özenli.Tom is very attentive.
Tom özenliydi.Tom was attentive.
Özenli miydin?Were you attentive?
Neden özen göstermelisin?Why should you care?