özellikle ile cümle

özellikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Özellikle ne yapmama ihtiyacın var?What specifically do you need me to do?
Ben özellikle bir kimse hakkında konuşmuyordum.I wasn't talking about anyone in particular.
Özellikle ne yanlış görünüyor?What specifically looks wrong?
Çocuklar özellikle sessizdiler.The children were particularly quiet.
Her gün bir öncekinden daha iyidir. Özellikle bugün.Each day is better than the last. This day especially.
Son zamanlarda özellikle ilgi duyduğun bir şey var mı?Is there anything you've been particularly interested in lately?
Ben özellikle leylağın kokusunu severim.I especially like the smell of lilacs.
Tom ve Mary özellikle yakın değil.Tom and Mary aren't particularly close.
Özellikle Tom hakkında endişeliyim.I'm especially concerned about Tom.
Benim iştahım özellikle büyük.My appetite is particularly large.
Bu butikteki giysiler özellikle pahalı.The clothes at this boutique are particularly expensive.
Almanca'ya ilgi büyüyor, özellikle Çinde, Hindistan'da ve Brezilya'da.Interest in German is growing, particularly in China, India and Brazil.
Tom özellikleri sunmayı reddetti.Tom declined to offer specifics.
Özellikle Tom'dan hoşlanmıyorum.I don't particularly like Tom.
Özellikle mutlu hissetmedim.I didn't feel particularly happy.
Ben özellikle sinirli hissetmedim.I didn't feel particularly nervous.
O olayla özellikle ilgilenmiyorum.I'm not particularly interested in that event.
Bütün yumuşak meyveleri severim, özellikle çilekleri.I love all berries, especially strawberries.
O, saygın rasyonel ve özellikle güzel.She is reputable, rational and above all pretty.
Sizin için hangi ürünün doğru olduğunu düşünürken bu özellikle önemlidir.This is particularly important when considering which product is right for you.
Bu şimdi özellikle doğru.That's especially true right now.
Bu gerçekten özellikle sağlıklı değil.It isn't really particularly healthy.
O, özellikle köpeklerden korkar.He is especially frightened of dogs.
Otobüsler özellikle işe gidiş geliş saatlerinde kalabalıktır.The busses are especially crowded during rush hour.
Onlar özellikle renkli duvar resimleridir.Those are particularly colorful murals.
Ev özellikle dikkat çekici değildi.The house wasn't particularly remarkable.
Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.Brain cells are particularly sensitive to a loss of oxygen.
Bu kitapçı özellikle eski ve nadir kitaplarla ilgileniyor.This bookstore deals exclusively in old and rare books.
Durum özellikle tehlikeli değildir.The situation isn't particularly dangerous.
Hiç kimse özellikle iyimser görünmüyordu.No one seemed particularly optimistic.
Botanikçi dikkatle ağaçların morfolojik özellikleri kaydetti.The botanist carefully recorded the morphological characteristics of the trees.
Sistem yapısı hakkında daha fazla bilgi, özellikler bölümünde mevcuttur.More information on the system structure is available in the Features section.
Tom onda özellikle iyiydi.Tom was especially good at that.
Ben hayvanları özellikle kedileri severim.I love animals especially cats.
Konuşma özgürlüğü özellikle yayımcılar için önemlidir.Freedom of speech is especially important to broadcasters.
Çocuklar özellikle savunmasızdır.Children are particularly vulnerable.
Her dilin özellikleri vardır.Each language has its peculiarities.
Bu özellikle Boston'da geçerlidir.This is especially true in Boston.
Dün gece özellikle sıcaktı.Last night was particularly hot.
Dün gece özellikle kötüydü.Last night was particularly bad.
Tom özellikle Mary'den hoşlanmıyordu.Tom didn't particularly like Mary.
Tom özellikle önemsemiyor.Tom doesn't particularly mind.
Kömür özellikle önemlidir.Coal is especially important.
Özellikle ne kötü görünüyor?What specifically looks bad?
O özellikle iyi bir film değildi.It wasn't a particularly good movie.
Tom özellikle Mary'ye karşı nazik.Tom is particularly kind to Mary.
Layla'nın çok zarif özellikleri vardı.Layla had very delicate features.
Hapishane, temel özelliklerden yoksun.Jail noticeably lacks the basic amenities.
Geç saatlerde, özellikle cuma günleri çalışmaktan nefret ediyorum.I hate working late, especially on Fridays.
Özellikle hangi besteciyi beğenirsiniz?Which composer do you like most of all?
Tüm oyunlar tarafından paylaşılan ortak özellikler yoktur.There are no common properties shared by all games.
Sınav çok sayıda deneme sorularından dolayı özellikle zordu.The exam was particularly difficult because of its many essay questions.
Biz onun hakkında özellikle konuşmadık.We didn't talk specifically about that.
Bu özellikle Boston'da doğrudur.That's especially true in Boston.
Çinli çocuklar özellikle matematikte iyidirler.Chinese children are especially good at maths.
Bu özellikle endişe vericidir.This is especially worrisome.
Bu kütüphane, özellikle kör çocuklar için kitaplar içerir.This library contains books specifically for blind children.
Böyle koşullarda çalışmak özellikle zordu.Working in such conditions was especially difficult.
Özellikle meyankök seviyorum.I especially like licorice.
Deniz kıyısı özellikle ay ışığında romantik görünüyor.The seashore looks particularly romantic in the moonlight.

İlgili Sayfalar