Ana içeriğe geç
Sözlük

özel ile cümle

özel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşletmeler, son 52 ay içinde 9.7 milyondan fazla özel sektör istihdamı yarattılar.Businesses have created more than 9.7 million private sector jobs in the past 52 months.
Tom neden bir özel dedektif kiralayacaktı?Why would Tom hire a private detective?
Sorunu çözmek için özel bir çaba harcadı.He made a special effort to solve the problem.
Çok özel planlanmış bir şeyim var.I have something very special planned.
O özel bir karışım.It's a special blend.
Bu, özel bir durum türüdür.This is kind of a special circumstance.
Bu, bir tür özel durumdur.This is kind of a special circumstance.
Ben özel hayatına burnumu sokmak istemiyorum.I don't want to pry into your private life.
Sadece bunun özel olmasını istiyorum.I just want it to be special.
Sen çok özel olmalısın.You must be very special.
Tom'u özel bir okula göndermemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should send Tom to a private school.
Biz özellikle sizin müzik programınızla ilgileniyoruz.We're particularly interested in your music program.
Tom'un özel hayatı onun kendisine aittir.Tom's personal life is his own.
Bu özel bir emir.It's a special order.
Bu, bizim için özel bir zaman.It's a special time for us.
Özel bir muameleyi ne bekliyorum ne de ihtiyacım var.I neither expect nor require any special treatment.
Sana özel ders verebilirim.I could tutor you.
Bugün özel günün.It's your special day.
Bugünün senin özel günün.Today's your special day.
Doğum gününüz için planlanmış çok özel bir şeyim var.I have something very special planned for your birthday.
Tom özellikle güvenilir görünmüyor.Tom doesn't seem particularly trustworthy.
Özel bir acele yoktu.There wasn't any special hurry.
Onun herhangi özel bir önemi var mıydı?Did that have any special significance?
Tom özel, değil mi?Tom is special, isn't he?
Özel birini bulmadığımı nasıl biliyorsun?How do you know I haven't found someone special?
O ne kadar özel?How special is it?
Sana hitap etmem gereken özel bir tarz var mı?Is there a particular way I'm supposed to address you?
Sanırım oldukça özel olduğunu düşünüyorsun, değil mi?I guess you think you're pretty special, don't you?
Bu özel bir kulüp.This is a private club.
Benim için çok özel birisin.You are someone very special to me.
Tom neler olduğuyla özellikle ilgileniyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be particularly interested in what was going on.
Neler olduğuyla özellikle ilgilenmiyordum.I wasn't particularly interested in what was going on.
Tom ne olduğuyla özellikle ilgilenmedi.Tom wasn't particularly interested in what was going on.
Bu hepimiz için özel bir gün.This is a special day for all of us.
Tom yıl dönümlerinde Mary'ye özel bir şey vermek istiyor.Tom wants to give Mary something special on their anniversary.
Bu özel bir gün değil mi?This is a special day, isn't it?
Senin için yapabileceğim özel bir şey var mı?Is there anything special I can do for you?
Bana özel fotoğraflarından birini gönderiyor musun?Are you sending me one of your photos in private?
Çikolataları severim, özellikle fındıklı olanları.I love chocolates, especially those with nuts.
Onunla ilgili bu kadar özel olan ne?What's so special about her anyway?
Google, kullanıcılarının özel bilgilerini topluyor.Google collects the private information of their users.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
Tom bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.Tom didn't appear to be particularly eager to go with us.
Özellikle söylediğin son şarkıyı sevdim.I especially liked the last song you sang.
Seni özel olarak görebilir miyim?May I see you in private?
Benim için çok özelsin.You're very special to me.
Tom benim için her zaman özeldi.Tom has always been special to me.
Özel yaşamıma önem veririm.I value my privacy.
Babam özel kuvvetlere yazılma kararıma karşı çıktı.My father opposed my decision to enlist in the special forces.
Özel kuvvetlerde beş yıldan sonra işten ayrıldım.After five years in the special forces, I quit.
Özel kuvvetlerde görev yapmak heyecan vericiydi.Serving in the special forces was exciting.
O özel bir güvenlik şirketi için bir mali kontrolör olarak çalışır.He works as a financial controller for a private security company.
Her odada özel bir banyo bulunmaktadır.Each room has a private bathroom.
Ben özellikle matematikte güçlü değilim.I have never been particularly strong in mathematics.
Bu hikaye özellikle ilginçtir.This story is especially interesting.
Tom özel kuvvetlerin iyi eğitimli bir üyesidir.Tom is a highly-trained member of the special forces.
Dan ve Matt özel bir firma için güvenlik görevlisi olarak çalışıyorlar.Dan and Matt work as security guards for a private firm.
İstakoz sipariş edelim! Buranın özel yemeği olduğunu duydum.Let’s order the lobster! I’ve heard that’s the specialty dish here.
Onun özel yaşamına hiç ilgi duymuyorum.I have no interest in his private life.
1905 yılında Einstein şimdi özel izafiyet teorisi olarak bilinen bir rapor yazdı.In 1905 Einstein wrote a paper on what is now known as the special theory of relativity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod