Ana içeriğe geç
Sözlük

özel ile cümle

özel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir kez daha tüm güvenlik özelliklerini açıklayabilir misin?Could you explain all the safety features to me once again?
Özel durumlar dışında Tom asla içki içmez.Tom never drinks except on special occasions.
O özellikle yüzmeyi seviyor.He especially likes swimming.
Bu özellik kaldırıldı. Onu kullanmamanızı tavsiye ederiz.This feature is deprecated. We advise you not to use it.
Tom o özel günde burada değildi.Tom wasn't here on that particular day.
Özellikle birini arıyor musun?Are you looking for anyone in particular?
Özellikle birini mi arıyorsun?Are you looking for someone in particular?
Özellikle bir şey arıyor musun?Are you looking for anything in particular?
Özellikle bir şey hakkında endişeli misin?Are you worried about anything in particular?
O özel anda ne yapıyordun?What were you doing at that particular moment?
Özellikle yapmak istediğin bir şey var mı?Is there anything in particular you want to do?
Özellikle yapmamı istediğin bir şey var mı?Is there anything in particular you want me to do?
Özellikle yapmam gereken bir şey var mı?Is there anything in particular I should be doing?
Özellikle konuşmak istediğim biri var.There's one person in particular I'd like to talk to.
Özellikle söylememi istediğin bir şey var mı?Is there anything in particular you'd like me to say?
Özellikle ilgilendiğim bir şey var.There's one thing in particular that I'm interested in.
Ben Boston'dayken özellikle ziyaret etmemi tavsiye edeceğin herhangi bir yer var mı?Is there any place in particular that you'd recommend I visit while I'm in Boston?
O özellikle unutulmaz değildi.It wasn't particularly memorable.
O özellikle iyi bir haftaydı.It's been a particularly good week.
Tom matematik dersini özellikle seviyordu.Tom particularly liked his math class.
Tom ve Mary özellikle bana karşı nazik değildi.Tom and Mary weren't particularly kind to me.
Bu özellikle istemediğim bir içki.This is a drink I don't particularly care for.
Tom'un fıkralarının özellikle komik olduklarını sanmıyorum.I don't think Tom's jokes are particularly funny.
Tom'u konuşmak için özellikle ilginç bulmuyorum.I don't find Tom particularly interesting to talk to.
Tom'un tüm isimlerimizi hatırlayabilmesinden özellikle etkilendim.I'm particularly impressed that Tom could remember all of our names.
Bu çok özel bir şey.It's something very special.
Özel bir şey planlıyor muydun?Were you planning something special?
Sana çok özel bir şey sorabilir miyim?Can I ask you something very personal?
Noel için özel bir şey yapacak mısın?Are you going to do anything special for Christmas?
Tom'un doğum günü için özel bir şey yapmayı planlıyor muydun?Were you planning to do something special for Tom's birthday?
Özel konuşmak için asla bir şansımız daha olmayabilir.We may never have another chance to talk in private.
Tom'la özel olarak konuşabilir miyim?Can I have a word with Tom in private?
Ben Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like a word with Tom in private.
O, özellikle bu konuda ısrar etti.He particularly insisted on this.
Bu yeni sözcük bizim için özellikle önemlidir.This new word is particularily important for us.
Seninle bir dakika özel olarak konuşabilir miyim?Can I talk to you in private for a minute?
Akne, özellikle gençler arasında çok yaygın bir sorundur.Acne is a very common problem, especially among teenagers.
Özel olarak konuşabileceğimiz bir yer var mı?Is there a place we can speak privately?
O gerçekten özeldi.It was really special.
Tom sizinle özel olarak konuşmak istiyor.Tom would like to speak to you in private.
Mary hayvanlara kafayı takmış ve özellikle sincaplara.Mary is obsessed with animals, and especially squirrels.
Tom bir özel dedektif.Tom is a private detective.
Niçin Tom'un arabası bizim özel araba yolumuza park ediliyor?Why is Tom's car parked in our driveway?
Tom'un arabası hâlâ özel araba yolunda.Tom's car is still in the driveway.
Tom'un arabası özel araba yoluna park ediliyor.Tom's car is parked in the driveway.
O özellikle ne hakkında endişeliydi?What was she worried about in particular?
Bir özel öğretmene ihtiyacım yok!I don't need a tutor!
Tom özel Fransızca dersleri alıyor.Tom takes private French lessons.
Tom özel araba yoluna çekti.Tom pulled into his driveway.
Bu bir aile özelliği.It's a family trait.
Hepsi birbirinden özel.They're all special.
Hepsi de özel.They're all special.
Bunu özel bir durum içim saklamak istedim.I wanted to save this for a special occasion.
Mary özel zamanlarda giyinmeyi sever.Mary likes to dress up on special occasions.
Doğum günümde benim için özel bir şey yapmanı istemiyorum.I don't need you to do anything special for me on my birthday.
Bu çok özel bir kulüp.This is a very exclusive club.
Bu özel bir şaka.It's a private joke.
Bu özel bir mesele.It's a private matter.
Bu biraz özel.It's kind of private.
Ben özel bir müfettişim.I'm a private investigator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod