En sevdiğin özdeyiş nedir?What's your favorite saying?
(Aslında bu özdeyiş herhangi bir yerden alınmamış, yönetmen tarafından uydurulmuştur).God" (4Q266;5:21,22).
Özdeyişler boyunca bilgelik (veya bilge kişi), ahmaklık (veya ahmak kişi) ile kıyaslanır.She is the guardian of knowledge, and complements to the guardian of life, Yggdrasil.
Latince özdeyişin bir parçası.Partly a borrowing from Latin.
Romanın girişinde "Hiçbir şey gerçek değil, her şeye izin vardır." özdeyişi bulunmaktaydı."Notes on the origin of the phrase "Nothing is true, everything is permitted."".
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.Then the boyars, who are of noble families, gathered.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.It is clear that they should speak in some other languages.
"Kendini tani" özdeyişi çok uzun zamanlardan beri var.The maxim, "Know thyself" has been around since the ancient Greeks.
Ben genellikle sağlam temellere dayalı beyliği özdeyişle bulundu.I have generally found his lordship's aphorism based on sound foundations.
Üç bin özdeyişi ve bin beş ezgisi vardı.He spoke three thousand proverbs; and his songs were one thousand five.
Kulak vereceğim özdeyişlere, Lirle yorumlayacağım bilmecemi.I will incline my ear to a proverb. I will open my riddle on the harp.
Özdeyişlerle söze başlayacağım, Eski sırları anlatacağım,I will open my mouth in a parable. I will utter dark sayings of old,
Davut oğlu İsrail Kralı Süleymanın özdeyişleri:The proverbs of Solomon, the son of David, king of Israel:
Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak, Akıllıca sözleri anlamak,to know wisdom and instruction; to discern the words of understanding;
Bundan sonrakiler de Süleymanın özdeyişleridir. Bunları Yahuda Kralı Hizkiyanın adamları derledi.These also are proverbs of Solomon, which the men of Hezekiah king of Judah copied out.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Like the legs of the lame that hang loose: so is a parable in the mouth of fools.
Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise, Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.Like a thornbush that goes into the hand of a drunkard, so is a parable in the mouth of fools.
Yedi özdeyişSeven sayings
Demokritos'un ahlakı ve siyaseti bize daha çok özdeyiş biçiminde gelir.The ethics and politics of Democritus come to us mostly in the form of maxims.
Silenos'un bilgeliği, bu ünlü özdeyişi onaylayan Arthur Schopenhauer'in yazılarında görülür.Silenus' wisdom appears in the writings of Arthur Schopenhauer, who endorsed this famous dictum.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.Il fut choisi pour ses connaissances en langues étrangères.
İnsanlar bu özdeyişi ihanete uğradıklarını hissetikleri zaman söylerler.Dice que estas personas le han traicionado.
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.Simile a quella degli altri Corydoras.
Romanın girişinde "Hiçbir şey gerçek değil, her şeye izin vardır." özdeyişi bulunmaktaydı.La massima del romanzo è Niente è reale, ogni cosa è permessa.
Talmud'da yazıldığına göre kitapların yazılış sırası şöyledir: Özdeyişler, Vaiz, Ezgiler Ezgisi.Inizialmente tutto si svolge come voluto dalla Carriol: libro, conferenze, notorietà.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.Nulla si sa per le altre lingue.
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.Потом речь в аятах идет о праведниках.
Romanın girişinde "Hiçbir şey gerçek değil, her şeye izin vardır." özdeyişi bulunmaktaydı.De moraal van het verhaal: "Niets is echt, alles is toegestaan."
(Aslında bu özdeyiş herhangi bir yerden alınmamış, yönetmen tarafından uydurulmuştur).7,9-27; 8,13.14; 9,24-27; 4 Mojż.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.Зрозуміло, що вони мали говорити якимись іншими мовами.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.Neví se, zda tento jazyk měl něco společného s ostatními jazyky.
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.Sehingga, artinya "pengikut para pendahulu yang saleh".
Özdeyişler'in yazarının kim olduğu uzun bir süredir tartışılan bir konudur.Identitas penulis Gesta telah lama menjadi subjek perdebatan.
Roma hukukundan günümüze birçok temel prensip ve özdeyiş kalmıştır.また法学においても、多くのローマ法の格言や法用語が残っている。
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.様々な魔族から好意を寄せられている。
İnsanlar bu özdeyişi ihanete uğradıklarını hissetikleri zaman söylerler.他們可以感覺到自己信任被人利用同時被那些人所背叛。
Eserin geneli özdeyişlerden (aforizmalardan) oluşur.유득(有得)은 득(得)의 다른 말이다.
Romanın girişinde "Hiçbir şey gerçek değil, her şeye izin vardır." özdeyişi bulunmaktaydı.Glavna poruka romana jest: Ništa nije istinito, sve je dopušteno.
Bunu birkaç yıl sonra 30 binden fazla girdi içeren Rus Halkının Atasözleri ve Özdeyişleri izledi.Nekaj let zatem mu je sledilo delo Ruski izreki in pregovori, ki je vsebovalo več kot 30.000 vnosov.
O kadar ki başka dillerde özdeyişleriyle bilinmekteydi.Enne seda polnud ta teadlik teiste keelte olemasolust.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.As pernas do coxo pendem frouxas; assim é o provérbio na boca dos tolos.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Comme les jambes du boiteux sont faibles, Ainsi est une sentence dans la bouche des insensés.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Como las piernas del cojo, que cuelgan inútiles, es el proverbio en la boca de los necios
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Cum sînt picioarele ologului, aşa este şi o vorbă înţeleaptă în gura unor nebuni. -
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Een spreuk in de mond van een dwaas is net zo kreupel als de slappe benen van een verlamde.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.int] a sántának lábai lógnak, úgy a bölcsmondás a bolondoknak szájában.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jako nierówne są golenie u chromego: tak jest powieść w ustach głupich.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jako visiac opálajú sa nohy chromého, tak príslovie v ústach bláznov.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jakož nejednostejní jsou hnátové kulhavého, tak řeč v ústech bláznů.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.저는 자의 다리는 힘 없이 달렸나니 미련한 자의 입의 잠언도 그러하니라
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Lika den lames ben, som hänga kraftlösa ned, äro ordspråk i dårars mun.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Malferme sono le gambe dello zoppo, così una massima sulla bocca degli stolti
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Oáng chơn người què đòng đưa vô đụng ; Câu châm_ngôn trong miệng kẻ ngu_dại cũng vậy .
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Oáng chơn người què đòng đưa vô đụng; Câu châm ngôn trong miệng kẻ ngu dại cũng vậy.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Ohlapno so zvezane noge hromčeve: istotako moder izrek v ustih bedakov.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Seperti orang lumpuh menggunakan kakinya, begitulah orang bodoh yang mengucapkan petuah
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Slappe som den lammes Ben er Ordsprog i Tåbers Mund.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Velttoina riippuvat halvatun sääret; samoin sananlasku tyhmäin suussa.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Visne henger benene på den lamme og likeså ordsprog i munnen på dårer.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Wie einem Krüppel das Tanzen, also steht den Narren an, von Weisheit zu reden.