Çünkü kimliğinizi o başka biriyle özdeşleştirmişsinizdir ki, bu hiç iyi bir şey değil.لأنك وضعت هويتك في شخص اخر و هذا ليس شئ جيد أن تفعله
Çünkü reklamla özdeşleştiriliyor.los cuales son creados por la dependencia en el consumo.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik. Burada da Pisagor özdeşliği var.Je to jedna z identit, které jsme již probrali.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik.Dat hebben we eerder geleerd.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik.E' una delle prime identita'.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik.Isto é uma das identidades trigonométricas que vimos antes.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik.Това е една от предните идентичности.
Daha önce öğrendiğimiz bir özdeşlik.Это одно из первых тождеств.
Dil versiyonları özdeştir.De olika språkversionerna är identiska.
Dil versiyonları özdeştir.Kieliversiot ovat keskenään identtisiä.
Dil versiyonları özdeştir.Las versiones en los distintos idiomas son idénticas entre sí.
Dil versiyonları özdeştir.Les versions sont identiques dans toutes les langues.
Dil versiyonları özdeştir.Языковые версии являются полностью идентичными.
Dil versiyonları özdeştir.الصيغ اللغوية مطابقة لبعضها.
- Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -Así que una manera de ver la matriz singular es que se tienen líneas paralelas.
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -Czyli jeden ze sposobów patrzenia na macierz osobliwą jest taki, że mamy równoległe proste.
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -그러니까 특이 행렬인 것을 보는 방법 중 하나는 평행인 두 선입니다
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -وطريقة تصور المصفوفة المفردة هي ان يكون لدينا خطوط متوازية
Düşünebileceğim en yüksek öğreti şu ikisi olurdu: Özdeşleşme ve dikkate alma.Наивысшее учение, которое мне приходит на ум - это две вещи: не идентифицируйся и будь не против.
Eğer aynı şeyi yerçekimi kuvvetiyle özdeşleştirirsek,그래서 중력과의 유사성을 생각해보자면,
Eğer aynı şeyi yerçekimi kuvvetiyle özdeşleştirirsek,Y por lo tanto si pensamos en la analogía con la gravitación, nos
Eğer aynı şeyi yerçekimi kuvvetiyle özdeşleştirirsek,אם אנו עורכים אנלוגיה עם גרביטציה, אמרנו
Eğer 'ben' hissinle bir kişi olarak özdeşleşirsen, o zaman bedensel hayatı gözetmek, kişinin sorumluluğu olur.Ha az 'én' érzéseddel személyként azonosulsz, akkor a személy dolga a testi élet gondját viselni.
Eğer f üzeri -1 ile f'nin bileşimini alırsak, bu X'in özdeşlik fonksiyonu olur. .اذا اخذت مركب الاقتران العكسي f مع f، هذا مساوياً للاقتران المحايد مقسوماً على X
Eğer kosinüs kare a'nın bular türünden eşiti veren bir özdeşliğie ihtiyacım olsaydı? .A když budu chtít vyjádřit, čemu se rovná cosinus na druhou 'a' v tomto případě?
Eğer kosinüs kare a'nın bular türünden eşiti veren bir özdeşliğie ihtiyacım olsaydı? .Co jeśli chciałbym dostać tożsamość, która powie mi czym jest cosinus kwadrat używając tylko cos(2a)?
Eğer kosinüs kare a'nın bular türünden eşiti veren bir özdeşliğie ihtiyacım olsaydı? .Ora, e se volessi ottenere un'identita' che mi dia quant'e' il coseno al quadrato di a in termini di questo?
Eğer kosinüs kare a'nın bular türünden eşiti veren bir özdeşliğie ihtiyacım olsaydı? .Сега, ако искам да получа идентичност, която ми дава косинус на квадрат от а по отношение на това?
Eğer onları beslemezsen-- yani özdeşleşmez...panik yapmazsanEt si vous ne les nourrissez pas c'est-à-dire s'identifier... paniquer...
Eğer vücut ile gerçekten güçlü bir özdeşleşme yoksa, acı sadece saftır.Si no hay realmente una fuerte identificación con el cuerpo el dolor es solo puro. Es dolor puro
Eğer vücut ile gerçekten güçlü bir özdeşleşme yoksa, acı sadece saftır.Если нет сильного отождествления с телом, то боль чиста. Это просто боль.
En temel trigonometrik özdeşliğe göre, bu, 1'e eşit.Es igual a 1, la más básica de identidades de trig.
En temel trigonometrik özdeşliğe göre, bu, 1'e eşit.E' uguale a 1, la più basilare delle identità trigonometriche.
En temel trigonometrik özdeşliğe göre, bu, 1'e eşit.Qui est égal à 1, la plus élémentaire des identités trigonométriques.
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -Eu vou mostrá-lo quando precisamos mostrá-lo
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -Ich werde ihn zeigen, wenn wir ihn brauchen.
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -Jag ska visa det när vi måste visa det
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -Je vais le montrer quand nous en aurons besoin.
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -Lo voy a mostrar cuando tengamos que mostrarlo
Euler özdeşliğini anlattığımız videoda bunu yapmıştık, ama burada yeniden bulalım. -ועוד לא הראיתי זאת כאן כדי שישאר מקום. אראה זאת כשנצטרך.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.A řekněme, že to jsou stejné domy.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.Cho là chúng hoàn toàn giống nhau.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.E digamos que eles são casas idênticas.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.On va dire qu'elles sont identiques.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.Sagen wir mal, dass sie das Gleiche sind.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.Tienen 3 habitaciones, dos baños.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.Και ας πούμε ότι είναι πανομοιότυπα σπίτια.
Evlerin özdeş olduklarını düşünelim.それらの家は、3つのベッドルームがあり、2つのバスルームあり、
Fakat 'Ben', bilinç ile özdeşleşmişse, o zaman senin bedenini gözetmek, evrenin sorumluluğu olur.De ha az 'én' tudatként azonosult, akkor az univerzumnak kell gondoskodnia a testedről.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Dar filmele noastre sunt poveşti cu care oamenii se identifică.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.그런데 놀리우드의 영화는 사람들끼리 서로 연결 되어 있는 이야기지요.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Lancelot Imasen: Aber unsere Filme, sie sind Geschichten, mit denen sich unsere Leute identifizieren können.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Lancelot Imasen: Onze films vertellen verhalen die herkenbaar zijn voor de mensen.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Ma i nostri films, rappresentano storie in cui la nostra gente può identificarsi
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Mais dans nos films, il y a des histoires dans lesquelles les gens peuvent s'identifier.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Nasze filmy to historie, które przemawiają do widzów.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Pero nuestras películas son historias con las que nuestra gente se puede identificar.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Ланселот Имасен (продюсер и режиссёр): "Но в наших фильмах истории таких же людей, как и наши зрители.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.Но нашите филми, те са истории, с които нашите хора могат да се свържат.
Fakat bizim filmlerimizde, insanlarımızın kendileriyle özdeşleştirebileceği hikayeler var.לאנשלוט אימאסן: אבל הסרטים שלנו, אלו סיפורים שאנשי עמנו יכולים לייחס לעצמם.