özü ile cümle

özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özürlülerin sosyal hayata adaptasyonu ve eğitimi.A tájépítészet társadalmi ismertségének és elfogadásának javítása.
Locke özür dilemeye açlışır fakat Randy, onu işten kovar.Locke azt válaszolja, hogy a főnöke, Randy kirúgta.
Bu ayrım, bilimlerin fenomenlerdeki özü açıklama çabaları açısından anlaşılmaz bulunduğu için reddedilmiştir.A tudomány elhanyagolja az általa magyarázni szándékolt fenomén mélyértelmét.
İşin özü balığa veya ete ateş göstermeden dumanla pişirmektir.Amióta az emberiség a tüzet ismeri, füstjét húsok és halak konzerválására is használja.
Bununla birlikte, onun hala güzel bir kalbi vardır ve bazen davranışları için özür diler.Ennek ellenére úgy tűnik, hogy még van benne némi jóság, és néha az érzelmei is befolyásolják a döntéseit.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Sokat töpreng rajta, mikor mit csináljon és merre menjen.
Donnison bu durum için özür diledi.Ruggiero a bocsánatáért esedezik.
Sonra da hemen özür diler.De gyorsan bocsánatot kér.
Belli zaman aralıklarıyla mıncıklanarak eriyen kitre özünün dağıtılması gerekir.Egy gyakorisági eloszláson belül használt intervallumok szélességének azonosnak kell lennie.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Bocsánatot kér Tórutól is a sértő viselkedése miatt.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.Bocsáss meg, ha megsértettelek.
Kim özür dileyecek?Mutta kuuluuko anteeksipyyntöä?
Donnison bu durum için özür diledi.Eugene antaa tälle anteeksi.
Gitmeden önce Edward Bella’ya neden ayrıldığını anlatır ve özür diler.Edward selittää miksi lähti ja pahoittelee asiaa Bellalle.
Daha sonra mahalleliden özür dileyip tekrar aralarına dönmüştür.Belle antoi anteeksi ja he palasivat yhteen.
Geç Gelen Bahar (晩春, Banshun), 1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir.Myöhäinen kevät (晩春 Banshun) on mustavalkoinen japanilainen elokuva vuodelta 1949.
David Navarro, daha sonra olaylardan dolayı üzgün olduğunu ve Burdisso'ya ulaşarak özür dileyeceğini açıkladı.Myöhemmin Navarro pahoitteli tekojaan ja esitti anteeksipyynnön Burdissolle.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Anteeksi pyytäminen lohduttaa niitä.
Kimin sevgilisi, daha lâtifse, daha zarifse, özü daha yüceyse, âşığı da daha azizdir.Mitä köyhempiä ihmiset ovat, sitä rikkaampana loistaa heidän jumalansa ja päinvastoin.
Jericho, seyirciden özür ileyerek etkinliğin devam etmesini sağladı.Jericho pyysi yleisöltä anteeksi, ja show jatkui normaalisti.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Hän kuitenkin pyytää Harrylta myöhemmin anteeksi.
Bir başka anlamı ise tüm yaşayan varlıkların özünde mevcut olandır.Ainoa varma asia on se, että kaikki ovat oikeasti eläneet.
Hıristiyanlığın Özü.Kristinuskon synty.
Rick, özür dileyerek geri çekilir.Ja Job antaa anteeksi.
Amor est vitae essentia Aşk hayatın özüdür.Hietamies, Eve: Niin paljon kuuluu rakkauteen.
1891) 1963 - Yasujirō Ozu, Japon film yönetmeni (d.1884) 1963 – Yasujirō Ozu, japanilainen elokuvaohjaaja (s.
Köyün yakınından geçen birde Aflak özü isimli bir öz vardır.Naslegeissa on joskus vain yksi kylä, jonka nimi voi poiketa kunnan nimestä.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Kertoja päättää itse, mistä ja miten hän haluaa kertoa.
Calvin ulus yönetiminin ve toplum düzeni­nin Hristiyanlık'ın özüne uygun olması görü­şünü savunuyordu.Russell kirjoitti sekä kristittyjen että kommunistien pitävän omaa uskoaan hyvänä.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Pyydä anteeksi, kun on aihetta.
Seyircilerden özür diler, gelecek oyunun adını ve yerini duyurur.Kuulutuksessa ilmoitetaan seuraavan pysäkin nimi ja sitä seuraavan aseman nimi ja vaihtomahdollisuudet.
Fındık ezmesi ve özü kullanılır.Terveelliset maustekasvit ja niiden käyttö.
Gorbaçov ve karısından özür dilemiştir.Hän pyysi anteeksi Kroatian ja Bosnia-Hertsegovinan kansalaisilta.
Bu sırada Robin'den de özür dilemektedir.Ronie pyytää myös anteeksi.
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.Vuonna 2009 Espanjan valtio pyysi julkisesti anteeksi tapahtunutta.
Tibet Bön’ünde ise Buda öğretilerinin özü olarak aktarılır.Häntä pidetään Tiibetin buddhalaisuuden tutkimuksen uranuurtajanakenen mukaan?.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeleylle joku olio oli olemassa vain jos se aistittiin.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Hän pyysi tekoaan myöhemmin anteeksi, ja kertoi katuvansa tekoaan.
Özür Dileme Benden adlı şarkı sözünü ise Seda Akay ile birlikte yazmıştır.Kappaleen ”Forgive Me” tuotti Akon.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Aluksi tuoreet parit lähtevät häämatkalle valitsemaansa kohteeseen.
Leyla Hatemi daha sonra bu davranışı nedeniyle özür diledi.Myöhemmin Evelin Ilves pyysi anteeksi toimintaansa.
Organizmalar genellikle enerjiyi karbonhidrat, lipit ve protein biçiminde özümserler.Normaalisti kehon energia tuotetaan hiilihydraateista, rasvasta ja proteiineista.
Özür dilerim. Ödevimi yapmayı unuttum.Olen pahoillani, mutta unohdin tehdä kotitehtävät.
Daha fazla özürler işitmek istemiyorum.En halua kuulla enää enempää selittelyä.
Sonra da hemen özür diler.Στη συνέχεια ζήτησε συγνώμη.
Aynı yıl parlamento ‘1531 Ruhbana Özür Yasası’nı kabul etti.Εκείνος το ίδιο έτος το Κοινοβούλιο πέρασε την Πράξη Συγχώρησης του Κλήρου 1531.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”Δεν υπάρχει κανένας λόγος για να απολογηθούμε".
Rick, özür dileyerek geri çekilir.Ο Λάρι, νιώθοντας ντροπή, απολογείται.
Ayrıca şunu yazdı: "Mutluluğumun özü başkalarının mutluluğu için savaşıyor, garip".Έγραψε, επίσης: «Αυτό που με κάνει χαρούμενη είναι να μάχομαι για τη χαρά άλλων.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Η Ουίλιαμς αργότερα ζήτησε συγγνώμη για τα σχόλια.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Αργότερα ο σκηνοθέτης ζήτησε συγνώμη για τις δηλώσεις.
Özür diliyorum Avrupa!Ζήτω τα Ηνωμένα Έθνη.
Kızıl Terör'ün özü budur."«Κόκκινη τρομοκρατία.
Görüşmede Young Buck, ağlıyor ve özür diliyordu.Η Αντζελίκα τον λυπάται και κλαίγοντας ζητάει συγγνώμη.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Ο Τζόουνς ζητά συγνώμη.
RIRA saldırıdan hemen sonra özür diledi.Τριάντα χρόνια μετά την Ματωμένη Παρασκευή, ο IRA ζήτησε συγγνώμη για τις συγκεκριμένες επιθέσεις.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Όμως νομίζω ότι εμείς πρέπει να λυπούμεθα για σας.
Lotus (Nilüfer) – Tabiat ve kainattaki bütün canlıların ve diğer varlıkların hayattar özü.Ο λωτός – συμβολίζει τη φύση και την ζωτική ενέργεια όλων των ζώντων όντων.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Κατά την διάρκεια της μανίας η προσοχή ενός ατόμου διασπάται εύκολα.
Donnison bu durum için özür diledi.«Ο Οθέλλος ζητά συγνώμη».

İlgili Sayfalar