özü ile cümle
özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genel yayın yönetmenliğini Sami Özuslu yürütür.Distributionen sköttes av SAM-Distribution.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeley menade att världen omkring oss existerar precis som våra sinnen uppfattar dem.
Ama insan özü, tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Men människan är icke ett självständigt väsen, utan blott ett modus av Gud.
Ben dün için özür dilemek istedim.Jag ville be om ursäkt för gårdagen.
Özür diliyorum Avrupa!Прощавай, Росія!
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.У жовтні 2010 року США офіційно попросили вибачення у Гватемали за проведення таких експериментів.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.Наступного дня вона повернулася та вибачилась за свою реакцію.
Kim özür dileyecek?Чи зможете ви мене пробачити?.
Konuyla ilgili Jaebeom bir özür yayınladı.Голова Прачанда приніс вибачення за інцидент.
Ayrıca şunu yazdı: "Mutluluğumun özü başkalarının mutluluğu için savaşıyor, garip".Зокрема, вона відзначала: «Зміст мого щастя - боротьба за щастя інших.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”Я дуже прошу вибачення».
"Çelenkli özür dileme kafası".Я прошу вибачення у вболівальників».
Kızıl Terör'ün özü budur."В цьому сенс і сутність Червоного терору».
Bu dünyanın özündeki kendinde anlamsız varlığı karşısında duyulan bir bulantı'dır.Відчуття абсурдности через те, що це відбувається в твоїй країні.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Через це уряд США був змушений вибачитися перед Японією.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Пізніше він вибачився за свої висловлювання.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Батьки пропонують їм вибачитися.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Чоловік, звичайно, потім вибачався.
Kirsten, Sandy’den özür diler.Він вибачається перед Кадді.
Çok sayıda yabancıyı (Sotholar ve Şonalar) özümsemişlerdir.Серед моїх друзів є багато іноземців.
Özünde herhangi bir renk maddesi yoktur.Немає нічого видимого без кольору.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Але мені доведеться їх прикро розчарувати.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Всі пісні раніше не публікувались, за винятком композиції «Scusami».
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.Було б безглуздо приносити вибачення за те, що я зробив.
Bir söylentiye göre daha sonra cellatın ayağına bastı ve "Özür dilerim mösyö, istemeden oldu" dedi.Я звернувся до Костянтина Гнатенка, вибачився і він сказав: „Так, добро“.
Hıristiyanlığın Özü.Прийняття християнства.
Carol, özür dilemek için Therese ile tekrar bağlantı kurar.Він знаходить Терезу та просить у неї прощення.
Rick, özür dileyerek geri çekilir.Локк говорить, що жалкує.
Smitty cesaretinden şüphe ettiği için Doss'tan özür diler.Помираючи, Торін просить вибачення у Більбо за свою поведінку в Ереборі.
2 Aralık 1989'da Bulgaristan'dan bir özür geldi.24 грудня 2014 року відбулося прощання у Києві.
Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür."Чиясь стать не повинна мати значення».
Metin Özülkü ile birlikte çalışmıştır.Працював поряд з Мадерною.
Bu durumda, özün biçime önceliği esastır.Як для своєї групи, його оперення примітивне.
Özür dilemeye çalışıyorum.Я намагаюся вибачитися.
Tom Mary'nin John'dan özür dilemesini istedi.Том хотів, щоб Мері вибачилася перед Джоном.
Onlara özür dilemek zorundayım.Я мушу перед ними вибачитися.
Tom geç kaldığı için bize özür diledi.Том вибачився перед нами за запізнення.
Gecikme için özür dilerim.Перепрошую за затримку.
Tom özür dilemedi.Том не вибачився.
Mary'den özür dilemen gerekir.Тобі слід вибачитися перед Мері.
Aynı zamanda bu ideoloji holiganlığın ve kabalığın özüdür [1] .В той же час, ця ідеологія являє собою квінтесенцію холуйства і хамства[8].
2 Aralık 1989'da Bulgaristan'dan bir özür geldi.Omluva z Bulharska přišla 2. prosince 1989.
11 Ağustos 1989'da ilk özür dileyen ülke Macaristan oldu.První, kdo se omluvil, bylo Maďarsko dne 11. srpna 1989.
Raporlamadan sonra, Google uygulamasından tartışmalı "goril" etiketi kaldırıldı ve bir özür yaptı.Po oznámení Google odstranil kontroverzní „gorillas“ tag z aplikace a omluvil se.
Fakat ertesi gün yaptığı açıklamayla taraftarlardan özür diledi.Následující den se k Baťkivščyně přidala i strana Svépomoc.
Glee kulübü üyelerinden özür diler ve grup, Will olmadan devam eder.Omluví se členům sboru a pokračovat v chození do sboru i když bez Willa.
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.V říjnu 2010 se Spojené státy Guatemale za provádění těchto experimentů formálně omluvily.
Kızıl Terör'ün özü budur."Odpovědí byl rudý teror.
Hıristiyanlığın Özü.O hodnotě křesťanství.
Arti, önceki kadın düşmanı davranışı için Tina'dan özür diler ve öpüşürler.Artie se omluví Tině za své misogynní chování a políbí se.
İsko: Sarı saçlarından sen suçlusun. (mikrofonunu bozduğum için özür dilerim.)Jason: (otevře dveře náklaďáku s Rakyaty) Vaas: Ahoj Jasone, chyběl jsem ti?
Kullanılan dil hala özünü korumaktadır.Podrobená území si svůj jazyk zachovala.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Za ten byli posléze uznáni vinnými a bylo zamítnuto i jejich následné odvolání.
Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür."Jsem rád, že nemusím žít v její blízkosti."
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Za výrok ji tato skupina lidí žalovala a požadovala od ní omluvu.
Mahallenin tarihten gelen kılık kıyafeti değişmemiş tamamen özünü korumaktadır.Vnitřní stranu obrácenou k městu ponechal zcela bez ochrany.
Bu sırada Robin'den de özür dilemektedir.Celá rodina čeká že se Bart omluví.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Ale je zde akceptovatelné veřejně ukazovat své emoce.
Science dergisi de makaleyi geri çekip okurlarından özür diledi.Mail následně článek stáhl zpět a omluvil se.
Önem, yaptıklarından dolayı Öykü'den özür diler ama artık çok geçtir.Ten ji vybízí, aby o svou lásku bojovala, ale už je pozdě.