özü ile cümle
özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
M. Kemal ise bu programın özüne dokunmayıp, yalnızca birkaç küçük düzeltme yaptı.أما مصطفى كمال فضل ألا يتدخل في جوهر هذا البرنامج ولكنه أجرى الكثير من الإصلاحات الطفيفة.
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.وقد نشرت الصور في وسائل الإعلام، وأثار الغضب، ولكن مادونا لم تعتذر عن تلك الصور.
Taylor Swift, "Back to December" için "Bu benim bir erkekten özür dilediğim ilk şarkım.سويفت لأغنيتها العودة إلى ديسمبر "هذه أغنيتي الأولى التى أعتذر فيها من ولد.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.تسأل والديها عن المغفرة.
İsrail yanlışlıkla vurduğunu iddia etmiş ve özür dilemiştir.كما ادانت الصين بشدة هذا العمل وطالبت إسرائيل بالاعتذار عن الهجوم.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.أعتذر قبل يسأل.
Lisa'ya çok değer verir ve fazla ileri gidince hep özür dilemiştir.فقد كان بارت يهتم كثيراً بليسا حتى كان يعتذر لها دائماً عندما كان يذهب بعيداً.
Hıristiyanlığın Özü.الهوية المسيحية.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.ولكنه اعتذر عن ذلك في اليوم التالي.
Örnek vermek gerekirse: haram olmayan şeylerden yemek özü sebebiyle mübahtır.قَالَ: قَالَ الْخَلِيلُ: فُلَانٌ يَــأْبُو ــالْيَتِيمَ، أَيْ: يَغْذُوهُ كَمَا يَغْذُو الْوَالِدُ وَلَدَهُ.
Yaptığı yanlış şeyleri itiraf etmiş ve bütün hepsinden dolayı Clary'den özür dilemiştir.فمات قريبا بعد اعترافه واعتذاره لكلاري بما اقترف من أخطاء لها.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.ومع ذلك رفضت الولايات المتحدة الاعتذار رسميًا عن الهجمات.
Amor est vitae essentia Aşk hayatın özüdür."إن الحب هو جوهر الحياة...
Riski azaltmak için işletmeler, iş yapısının özüne blok zinciri yerleştirmek konusunda isteksizdir.للتخفيف من المخاطر، تحجم الشركات عن وضع سلسلة الكتلة في صلب هيكل الأعمال.
Konuyla ilgili Jaebeom bir özür yayınladı.اعتذر الأسد علنا عن الحادث.
Nihat sayesinde mahkemede serbest kalan Bülent, basının önünde kamuoyundan özür diler.القاضي يطلق سراح فير ويعتذر نيابة عن باكستان.
Kategori I dondurma sadece vanilya özü içerir.سحابات من نوع II تحتوي فقط على جليد الماء.
Erişim tarihi: 26 Ağustos 2018. ^ "Ozuna – User Summary".اطلع عليه بتاريخ 26 أغسطس 2018. "Ozuna – User Summary".
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.إنه التحقيق الوهمي للكائن الإنساني، لأن الكائن الإنساني لا يملك واقعا حقيقيا.
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.في عام 2010 تم منح براءة إختراع أمريكية على هذه التقنية.
Bölme özünde çarpmanın tersidir.والعملية المعاكسة للضرب هي القسمة.
Sağlam, maçtan sonra Türk halkından özür diledi.وقدمت في نفس القت اعتذارها للشعب والناخبين التونسيين.
Plan ortaya çıkarıldı, Falco kendi adına özür diledi ama darbenin arkasındaki birkaç subay idam edildi.كانت مؤامرة خيانة ، فالكو نفسه اخذ عفوا ولكن العديد من ضباط الانقلاب أعدموا.
Derecikler her yüzeyde şekillenmesi ve onların oluşumu özü dik yamaç eğimine bağlıdır.ويختص كل نجم باهتزازات خاصة به فهي تعتمد على تكوينه الداخلي .
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.لأن العبادة هي الغاية من خلق الإنسان لقوله تعالى: ﴿وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ﴾.
Alajam özüme bir evladlıh. - Sen –diy- hayt.العلاقات الاجتماعية ذات الطابع الإيجابي . == من أنا ؟ ولم أنا ؟ ..
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.لا يستطيع تفسير ما يحسه لكنه يجزم بما يرتأيه وبقدرته على كنه الأشياء .
Bu sırrın özü şudur: Mesih içinizdedir.أما بشارة المسيح فهي أن ملكوت الله في داخلكم.
Çünkü artık dünyada olmayacak ve kul özü kalmayacaktır.وبالتالي بقي بالدر ضمن العالم السفلي ولم يعد للحياة.
Şeylerin özü formlardır.من طبيعة الأشياء.
Örnek: “Sizi - sizleri, buraya kadar yorduğum, kıymetli zamanlarınızı aldığım için özür diliyorum.مثال: أقول لك --> أقللك --> أؤللك أو هؤللك.
Özür dilerim." dedi.عذرا عن ذاك القول".
Evliliğinde zihinsel özürlü kocasının şiddetine maruz kaldı.للشخص المصاب بإعاقة ذهنية الحق في الزواج.
Geç kaldığım için özür dilerim.اعذرني على التأخير.
Neden Tom'dan özür dileyeyim?لماذا عليَّ أن أعتذر من توم؟
Daha sonra Maria ve Mike'ı bulan Zayn, onlara zaten iki kez özür dilediğini söyledi.Mais tarde, Zayn encontrou Maria e Mike e disse que já tinha se desculpado duas vezes.
Daha sonra, Daryl, Rick ile birlikte oturmakta ve ondan olanlar için özür dilemektedir.Depois, Daryl fica com Rick e pede desculpas pelo que aconteceu.
T-Dog, Merle'den özür dilemeye çalışır ancak Merle, T-Dog'un bunu kasten yaptığında ısrar eder.T-Dog tenta pedir desculpas a Merle mas Merle insiste que T-Dog fez isso de propósito.
Sonra da hemen özür diler.Depois me liga pra pedir desculpas'».
Konuyla ilgili Jaebeom bir özür yayınladı.Jaebeom enviou um pedido de desculpas sobre esse assunto.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Todos os agressores devem pedir desculpas ».
Swift, "Back to December" şarkısını birinden özür dilediği ilk şarkı olarak tanımlamaktadır.De acordo com Swift, "Back to December" é a primeira canção em que ela se desculpa com alguém.
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.A publicação das fotos causou um alvoroço da mídia, mas Madonna permaneceu desafiadora e sem remorso.
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.É a realização fantástica da essência humana, porque a essência humana não possui verdadeira realidade.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Por isso, peço desculpas.
Kızıl Terör'ün özü budur."Essa é a quintessência do Terror Vermelho.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Algum tempo depois, ela pediu desculpas.
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.O significado do nome da banda é desconhecido.
Alajam özüme bir evladlıh. - Sen –diy- hayt.Aquele cara ridiculamente velho, certo? / EVA: Não o subestime.
RIRA saldırıdan hemen sonra özür diledi.Björk mais tarde pediu desculpas pelo ataque .
Ertesi gece Raw programında Stephanie, Rousey'den özür diledi.Na noite seguinte no Raw, Rousey exigiu um pedido de desculpas de Stephanie, que obedeceu.
Bu şarkıyı ona bir özür olarak yazdım."Ele escreveu a canção como um pedido de desculpas para a garota.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.O governo da Nova Escócia também se desculpou.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Três dias depois, com a repercussão das declarações, ele pediu desculpas.
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.A becherovka obtém seu sabor a partir da semente de anis, canela, e aproximadamente 32 outras ervas.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Te-Huna enviou uma carta formal com um pedido de desculpas pouco depois.
Daha önceki davranışlarım için herkesten özür dilerim" dedi.E peço desculpas a qualquer um que tenha se ofendido."
Smitty cesaretinden şüphe ettiği için Doss'tan özür diler.Smitty pede desculpas por duvidar de sua coragem e os dois se reconciliam.
İncelemelerinde en beğendikleri arasında The Mary Tyler Moore Show'un dizinin özüne uygun olan finali vardı.Eles gostaram dos que permaneceram fieis às séries, citando o final de The Mary Tyler Moore Show como padrão.
Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.Somente 8 anos depois garantiram-se operações confiáveis nessa comunicação entre América do Norte e Europa.