özü ile cümle
özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Doğal vanilya özü, vaniline ek olarak yaklaşık 200 daha fazla bileşik içerir.L'estratto di vaniglia naturale contiene una miscela di diverse centinaia di composti oltre alla vanillina.
Özür diliyorum Avrupa!Viva l'Austria!
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Più tardi si è scusato per le osservazioni.
Anna Milton, özünü kaybetmiş ve yeryüzüne düşmüş bir melektir.Anna Milton (Julie McNiven) è un angelo caduto e rinato sulla Terra.
Görüşmede Young Buck, ağlıyor ve özür diliyordu.Garibaldi sorride, chiede scusa e si apparta.
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.Noi non dobbiamo scusarci per nessuna cosa.
Futbolcu daha sonra ise bu davranışından ötürü özür dilemiştir.Il centrocampista in seguito si scusa per l'intervento.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”"No, non voglio sentire scuse.
(Amr bin Osman el-Mekkî) Sufizm Peygamberlerin öğretisinin özüdür.Con Messenger ("messaggero" in inglese) ci si può riferire a diverse cose.
Jericho, sonunda ikna olduğunda Michaels'tan özür diledi.Guardando Michiyo le chiede infine perdono.
Önem, yaptıklarından dolayı Öykü'den özür diler ama artık çok geçtir.Tenta di avvertirla della terribile tragedia che le sta accadendo ma è troppo tardi.
Ekstraktif metalurji, cevherden metalin özünü çıkararak, arındırır ve geri dönüşümünü sağlar.Metalli mentali esterni per, rispettivamente, Tirare e Spingere.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Il giocatore si scuserà in seguito tramite una lettera.
Babası ondan özür diler ve onunla gurur duyduğunu söyler.Il padre si scusa con lei, dicendo che era ubriaco.
RIRA saldırıdan hemen sonra özür diledi.Joe in seguito si scusò per l'attacco d'ira avuto.
Hıristiyanlığın Özü.Oltre il cristianesimo.
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.Solo in questo modo l'uomo potrà ritrovare la sua libertà.
Machiavelli, insanın özünde kötülük bulunduğunu düşünür.Makiguchi era convinto che la vera felicità si trovasse nella creazione di valore.
Bu terimlerin tümü özünde aynı anlamdadır.Tutte le sottoreti sono, per definizione, di questo tipo.
Heidegger, "insanın özü varoluşundadır" demektedir.Heidegger dirà più tardi: «L'avvenire è l'origine della storia.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Fleming chiede aiuto a Judy, scusandosi per il suo precedente comportamento.
1980'lerde hükümet bu olayları tanımaya başlamış, 2002'de de Alman hükümeti gey toplumundan özür dilemiştir.In Germania nel 2002, il governo tedesco ha chiesto scuse ufficiali alla comunità gay.
Nitelik (attributum kavramıysa, Tanrı'yı özünde ne ise o olarak gösteren şeydir.Quindi, siccome l'atto del peccare è un determinato ente, esso, come tale, deriva da Dio.
Britanya olayı protesto ederek, Arnavutluk hükumetinden açık bir özür talebinde bulundu.Ciò fece arrabbiare il governo malese, che chiesero scuse da parte del governo britannico.
Kim özür dileyecek?Chi parlerà?
Lisa'ya çok değer verir ve fazla ileri gidince hep özür dilemiştir.Mami è spaventata e chiede continuamente scusa.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.È il ragazzo a scusarsi per primo per la propria reazione.
Hilomorfik anlayışta, cismin özü formudur.A lui si deve la descrizione dell'omonimo segno.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Furba e coraggiosa la sua parte, sa quello che vuole e come fare per ottenerlo.
Ancak filmden sonra Rice bir özür mektubu yayınlayarak Cruise'dan özür dilemiştir.Ispirata dalla madre, Rory scrive una lettera di scuse a Lucy.
Ancak bu seçim sisteminin özüne ilişkin bir kural değildir.Non sono necessariamente parte del processo ideologico.
Metin Özülkü, (d.Non, Valle di (Tn).
Paloma ve Ozu bu durum karşısında mahvolurlar.Non importa se Ozara e Kozara vengono eseguite in ordine inverso.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Ma esse lo deridono; allora, infuriato, egli cerca di afferrarle.
Yaptığı bu hareketten sonra Cissé, Newcastle taraftardan özür diledi.Dopo l'accaduto Zuckerberg si scusò pubblicamente.
Ma iyileşip geri döndüğünde Jack'ten özür diler ve hayatını kurtardığı için tekar teşekkür eder.Nick si sveglia e la ringrazia per avergli salvato la vita.
Bu yüzden bir daha ne özür dileyeceğini ne de onunla konuşmaya yeltenmeyeceğini bağırarak çekip gider.In seguito però, fugge senza farsi nemmeno ringraziare.
Ayrıca çalışmalarının özünde Yahudi yaşantısının özünden gelen ekümenik ve empati ruhu vardır.Nasconde oltretutto le sue origini ebraiche di cui si vergogna.
Bu yüzden, özü olan tek bir şeye dönüşür.D'altro canto, il Volto è ciò che mi sfugge.
İsrail yanlışlıkla vurduğunu iddia etmiş ve özür dilemiştir.La stessa Greenpeace ha riconosciuto il danno e si è scusata.
Oyun, özünde bir umut öyküsüdür.Il gioco è un'avventura grafica con una prospettiva in prima persona.
Geç Gelen Bahar (晩春, Banshun), 1949 Japonya yapımı bir Yasujirō Ozu filmidir.Tarda primavera (Banshun) è un film del 1949 diretto dal regista giapponese Yasujirō Ozu.
Politikacı güvenimizi boşa çıkardığı için özür dileme zahmetine bile girmedi.Политик даже не стал извиняться за то, что не оправдал наше доверие.
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.Прости, что я по ошибке вскрыл твоё письмо.
Tom, Mary'yi ona özür dilemek için aradı fakat o onun yüzüne kapadı.Том позвонил Мэри, чтобы извиниться, но она бросила трубку.
Böylesine geç bir saatte geldiğim için özür dilerim.Приношу свои извинения за столь поздний приход.
Geç kaldığı için özür diledi.Она извинилась за опоздание.
Özür dilemek istiyorum.Я хочу принести свои извинения.
Özür dilemene gerek yok.Тебе нет нужды извиняться.
Söylediklerimden dolayı size özürlerimi sunuyorum.Я приношу свои извинения за то, что сказал.
En azından özür diledi!Хоть бы она извинилась!
Tom'a özür dilemeye niyetim yok.Я не намерен извиняться перед Томом.
Tom bile özür dilemedi.Том даже не извинился.
Tom tekrar özür diledi.Том извинился снова.
Özür dilemeye çalışıyorum.Я пытаюсь извиниться.
Tom Fransızca özür dilemeye çalıştı.Том попытался извиниться по-французски.
Özür dilemeye gerek yok; Anlıyorum.Нет необходимости извиняться; я понимаю.
Tekrardan özür dilerim.Ещё раз простите!
Adamın yüzü değil özü güzel olsun.По одежде встречают, а провожают по уму.
Dün için özür dilerim.Я прошу прощения за вчерашний день.