özü ile cümle

özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kimmel, bir süre sonra özürlerini iletti.Mayfield publie des excuses peu de temps après,.
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.Dès lors cet homme ne pense qu'à leur retour.
Daha sonra mahalleliden özür dileyip tekrar aralarına dönmüştür.Puis au commissariat, elle présente à nouveau ses excuses.
Filmin yönetmenliğini Yasujirō Ozu yapmıştır.Le film se focalise sur Yasuko.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Il devine aussi facilement les faiblesses mentales d'une personne en quelques instants.
Arti, önceki kadın düşmanı davranışı için Tina'dan özür diler ve öpüşürler.Artie s'excuse auprès de Tina pour son comportement misogyne et ils s'embrassent.
Kızıl Terör'ün özü budur."Voilà la signification et l'essence de la Terreur rouge ».
Böyle Aşk Olmaz Eda Özülkü'nün beşinci albümüdür.Something Wicked This Way Comes est le cinquième album de Iced Earth.
Bu ancak özü görmekle mümkündür.Il n'est donc possible que de l'évaluer.
Donnison bu durum için özür diledi.Daryl s'excuse de les mettre en danger.
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.Aucune information n'est révélé sur le groupe, pas même le nom.
Bununla birlikte, onun hala güzel bir kalbi vardır ve bazen davranışları için özür diler.Il a un grand cœur et réconforte parfois ses amis.
Özünde herhangi bir renk maddesi yoktur.Il ne prendrait donc pas de couleur.
Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir.Avant la conscience de soi, le vrai est quelque chose d’autre que moi.
Aynı yıl parlamento ‘1531 Ruhbana Özür Yasası’nı kabul etti.Cette même année, le Parlement vota l'« Acte de pardon ».
Ancak ondan sonra gerçekliği değerlendirip özü anlayabilirsin.Respecte la vérité quelles que soient les conséquences.
Bana kalırsa, bu işgali anlayabilmek için bu dönemki öğrenci olayları iyice özümsemek gerekir.J'espère que les étudiants pourront penser à ces problèmes calmement.
İstemeden faul yaptığı her halinden belli olan Metin Tekin, hakemden özür diledi.Je veux et j’exige d’exquises excuses du juge.
Batı Cephesindeki çatışmalarda ciddi bir biçimde birkaç kez yaralandı ve % 25 olarak özürlü oldu.Il y est sérieusement blessé à plusieurs reprises (reconnu handicapé à 25 %).
De Groux kabalığı için özür diledikten sonra yemekten ayrıldı.Après une entrevue, Des Grieux s’excuse de son ingratitude.
Advaita Vedanta’ya göre insanın varoluş özü Brahman’la aynıdır.Selon la philosophie de l'Advaita Vedānta, le Brahman est la réalité ultime.
Amerikan hükümeti 1950'de saldırı için özür diledi.Le gouvernement ouest-allemand parraina la commission Schieder durant les années 1950.
Ignorantia juris neminem excusat Hukuk bilmemek özür olamaz.Ignorantia juris non excusat « L'ignorance de la loi n'est pas une excuse. » Adage juridique.
Jericho, sonunda ikna olduğunda Michaels'tan özür diledi.C'est ainsi que François Gaillard disculpe finalement son client.
En azından özür dileyebilirdi.Él podría por lo menos disculparse.
Özür dilemelisin.Deberías pedir disculpas.
Ann'e özür dilemeliyim.Debo pedir disculpas a Ann.
Sanırım ondan özür dilemelisin.Creo que deberías disculparte con ella.
Söylediğin için özür dilemelisin.Tienes que disculparte por lo que dijiste.
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.No hay nada que hacer aparte de disculparse.
Tamam. Özür dilerim.Vale, lo siento.
Tom Mary'den özür dilemeliydi.Tom debería haberle pedido disculpas a Mary.
Zamanında gelmediği için Tom Mary'ye özür dilemelidir.Tom debería pedirle perdón a Mary por no haber llegado a tiempo.
Tom Mary'ye özür dilemeli.Tom debería pedirle disculpas a Mary.
Tom söyledikleri için özür diledi.Tom se disculpó por lo que dijo.
Tom, yaptığı için özür diledi.Tom se disculpó por lo que hizo.
Sıcak çukulata çukulata özünden yapılan bir içecektir.El chocolate caliente es una bebida hecha a base de chocolate.
Bu kelimenin özü Yunancadır.Esta palabra tiene origen griego.
Ona özür dilemelisin.Deberías pedirle disculpas.
Geç kaldığı için ona özür diledi.Ella se disculpó ante él por llegar tarde.
Size daha önce yazmadığım için özür dilerim.Lamento no haberos escrito antes.
Okula geç kaldığım için özür diledim.Me disculpé por llegar tarde a la escuela.
Özür dilemek istiyorum.Quiero disculparme.
Özür dilemeye geldim.He venido a disculparme.
Bunun için benden özür dilemelisin.Me debes una disculpa por eso.
Özür dilerim, sana yardım edemem.Lo siento, no puedo ayudarte.
Tom özür dileyecek.Tom va a disculparse.
Tom tekrar özür diledi.Tom se volvió a disculpar.
Özür dilemek zorunda değilsin.No hace falta que te disculpes.
Özür dilemeye çalışıyorum.Estoy intentado disculparme.
Özür dileyecek bir şey yok.No hay nada por lo que disculparse.
Benden özür dilemelisin.Deberías disculparte ante mí.
Özür dilersen tabii ki sana yardım ederim.Si te disculpas, por supuesto que te voy a ayudar.
Tom Mary'nin John'dan özür dilemesini istedi.Tom quería que Mary se disculpara ante John.
Tom bu sabah bana özür diledi.Tom se disculpó ante mí esta mañana.
Tom özür dilemek için burada.Tom está aquí para disculparse.
Sadece özür dilemek istiyordum.Solo quería disculparme.
Neden özür diliyorsun?¿Por qué te disculpas?
Özür dileriz Tom.Lo sentimos, Tom.
Radio Times özür dilese de tema müziği kaldı.Aunque Radio Times pidió perdón, la música del título permaneció.

İlgili Sayfalar