Ana içeriğe geç
Sözlük

öyleyse ile cümle

öyleyse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Hata yapıyorum, öyleyse varım."" أنا أٌخطىء إذا انا موجود "
"Hata yapıyorum, öyleyse varım."アウグスティヌスは
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.그 사람이 초당 5미터 속도록 오른쪽으로 움직이고 있다는 것을 기억하세요 1초전에, 그는 왼쪽으로 5미터 지점에 있었습니다
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.Erinnert euch, sie bewegt sich mit 5 m/s nach rechts. Vor einer Sekunde war sie 5 m weiter links.
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.Možná byste taky chtěli rovnou nakreslit kruh s poloměrem 10 m, ten tady ale před sekundou nebyl.
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.Talvez por isso que ele coloca direito por lá.
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.Около него можем също да нарисуваме радиус от 10 метра, но той не е бил тук преди 1 секунда.
Hatırlayın hareketli kaynağın hızı sağa doğru 5 m/s idi öyleyse kaynak 1s önce 5 m soldadır.זכרו, הוא נע במהירות של 5 מטר לשנייה, ימינה. לפני שנייא אחת, הוא היה 5 מטר שמאלה.
'Hayır, hayır, yapamadım, başarısız oldum' diyeceksin ve böyle devam edecek... Öyleyse yapma."Нет, нет, я не справилась...Я все провалила" и так далее...так что не делай этого.
Hayır SO2 matematik dilinde önceden kullanılmıştı. Onu kullanamazsınız. Öyleyse Ghez.Nein, SO2 ist schon besetzt in der Sprache der Mathematik.
Her an yeni bir an. Öyleyse şimdi gitmelisin ve onlara yeni bir varlık göstermelisin.Vsak trenutek, je zate nov trenutek.
Her seferinde farklı bir kişi. Aynı kişi cevaplamayacak. Öyleyse anlaştık.Så olika personer... hela tiden, så att inte samma person kan svara så att vi har en överenskommelse.
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?A korrupció mindenütt jelen van, miért koncentrálunk erre a szektorra?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?C'è corruzione ovunque, quindi perché concentrarsi su questo settore?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Der er korruption alle steder, så hvorfor fokuserer på den sektor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Det finns korruption överallt, så varför fokusera på den sektorn?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Er is overal corruptie, dus waarom focussen op die sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Există corupție peste tot, de ce ne concentrăm pe acest sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Existe corrupção em toda a parte, porquê focar esse setor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Hay corrupción en todas partes, así que, ¿por qué centrarse en ese sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Il y a de la corruption partout, alors pourquoi se focaliser sur ce secteur?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?부패는 모든 분야에 존재합니다. 근데 왜 그 분야에 집중하냐고요?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Korupcia je všade, tak prečo sa sústrediť práve na tento sektor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Korupcja jest wszędzie, więc po co skupiać się na tym sektorze?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Überall gibt es Korruption, also warum sich auf diese Branche konzentrieren?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Vấn nạn tham nhũng xuất hiện ở mọi nơi, do vậy tại sao chúng ta lại chú ý đến lĩnh vực đó?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Υπάρχει διαφθορά παντού, οπότε γιατί να εστιάσουμε σε αυτόν τον τομέα;
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Корупция има навсякъде, така че защо да се фокусираме в този сектор?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Корупція усюди, навіщо ж зосереджувати увагу саме на ньому?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Но если коррупция повсюду, то зачем останавливаться на этом секторе?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?יש שחיתות בכל מקום, אז למה להתמקד במגזר הזה?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?وهناك الفساد في كل مكان، لذا لماذا التركيز على هذا القطاع؟
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?そこに関わる金額が大きいからです
Hiç yalnız değilim, öyleyse seviyorum.Ich bin niemals allein, also mag ich es.
Hiç yalnız değilim, öyleyse seviyorum.Я никогда не один, поэтому мне это нравится.
İçimi karartıyorsun. Öyleyse çek git!- Me deprime. - ¡Váyase, yo no le he pedido nada!
İçimi karartıyorsun. Öyleyse çek git!- Ну, я уже просто сам не свой!
İçtin mi? Öyleyse...Bevetted?
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.둘째, 의식이 존재할 지 모르나 생각과 전혀 다른 것이다.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Lehetséges, hogy létezik, de valójában valami teljesen más dolog.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Poate există, dar e cu totul altceva.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Po drugie, może świadomość istnieje, lecz jest czymś innym.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Secondo: beh, forse esiste, ma è davvero un'altra cosa.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Secundo : peut être que la conscience existe, mais c'est vraiment autre chose.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Segundo: bueno, quizá existe, pero en realidad es algo más.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Thứ hai: có thể nó thực sự tồn tại, nhưng là một thứ gì khác
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.Twee: goed, misschien bestaat het, maar is het eigenlijk iets anders.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.שניים: טוב, אולי היא קיימת, אבל זה באמת משהו אחר.
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.ثانياً: حسناً، يمكن أن يكون موجود لكن هو بالحقيقة شيء آخر
İkincisi: Tamam, belki vardır, ama öyleyse de tamamen başka bir şeydir.意識は脳の中で動く コンピュータ・プログラムだ」
Ines: Öyleyse neden hala yaygınlaşıyor?Ines, waarom komt het nog steeds méér voor?
Ines: Öyleyse neden hala yaygınlaşıyor?이네스: 그렇다면 어째서 유병률이 계속 높아지는 걸까요?
Ines: Öyleyse neden hala yaygınlaşıyor?إينيس : إذا لماذا انتشار المرض في تصاعد
Ines: Öyleyse neden hala yaygınlaşıyor?全部政治よ
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?Av HERREN bero en mans steg; ja, en människa förstår icke själv sin väg.
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?Az Úrtól vannak a férfi lépései; az ember pedig mit ért az õ útában?
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?Các bước của loài người do nơi Ðức Giê-hô-va nhứt định; Vậy, loài người hiểu đường lối mình sao được?
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?Các bước của loài_người do nơi Ðức_Giê - hô-va nhứt định ; Vậy , loài_người hiểu đường_lối mình sao được ?
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?C`est l`Éternel qui dirige les pas de l`homme, Mais l`homme peut-il comprendre sa voie?
İnsanın adımlarını RAB yönlendirir; Öyleyse insan tuttuğu yolu nasıl anlayabilir?Dal Signore sono diretti i passi dell'uomo e come può l'uomo comprender la propria via
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod