Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Ed essi discutevano tra sé dicendo: «Se rispondiamo "dal cielo", dirà: Perché allora non gli avete creduto
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Ei însă vorbeau astfel între ei: ,,Dacă răspundem: ,Din cer`, va zice: ,Dar de ce nu l-aţi crezut?`
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Entonces ellos razonaban entre sí diciendo: --Si decimos "del cielo", dirá: "¿Por qué, pues, no le creísteis?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.In premišljevali so sami pri sebi, govoreč: Če rečemo: Iz nebes, poreče: Zakaj mu torej niste verovali?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.I rozbierali to sami między sobą, mówiąc: Jeźli powiemy, z nieba, rzecze: Przeczżeście mu tedy nie wierzyli?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.I rozvažovali to sami mezi sebou, řkouce: Díme-li: S nebe, díť nám: Pročež jste tedy neuvěřili jemu?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.저희가 서로 의논하여 가로되 만일 하늘로서라 하면 어찌하여 저를 믿지 아니하였느냐 할 것이니
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Og de tænkte ved sig selv og sagde: "Sige vi: Fra Himmelen, da vil han sige, hvorfor troede I ham da ikke?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Vtedy rozmýšľali medzi sebou a hovorili: Ak povieme: Z neba, povie: Prečo ste mu teda neuverili?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.И те разискваха помежду си, думайки: Ако речем_— От небето, ще каже_— Тогава защо не го повярвахте?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.І міркували між собою, говорячи: Коди скажемо: 3 неба, то скаже: Чом же не поняли віри йому?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Они рассуждали между собою: если скажем: с небес, -то Он скажет: почему же вы не поверили ему?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.ויחשבו כה וכה בקרבם לאמר אם נאמר מן השמים יאמר מדוע אפוא לא האמנתם לו׃
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.ففكروا في انفسهم قائلين ان قلنا من السماء يقول فلماذا لم تؤمنوا به.
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.他 們 彼 此 商 議 說 、 我 們 若 說 從 天 上 來 、 他 必 說 、 這 樣 、 你 們 為 甚 麼 不 信 他 呢
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.他 們 彼此 商 議說 、 我們若說從 天上來 、 他 必說 、 這樣 、 你 們為 甚 麼 不 信 他 呢
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.A kik pedig ezt hallották, mondának: Ki idvezülhet tehát?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Cei ce -L ascultau, au zis: ,,Atunci cine poate fi mîntuit?``
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Ceux qui l`écoutaient dirent: Et qui peut être sauvé?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Då sade de som hörde detta: »Vem kan då bliva frälst?»
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Da sa de som hørte det: Hvem kan da bli frelst?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Da sprachen, die das hörten: Wer kann denn selig werden?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Então os que ouviram isso disseram: Quem pode, então, ser salvo?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.듣는 자들이 가로되 그런즉 누가 구원을 얻을 수 있나이까
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Los que oyeron esto dijeron: --¿Y quién podrá ser salvo
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler."Maar wie kan dan wel gered worden?" vroegen de mensen die het hadden gehoord.
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Men de, som hørte det, sagde: "Hvem kan da blive frelst?"
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Những người nghe điều đó , nói rằng : Vậy_thì ai được cứu ?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Những người nghe điều đó, nói rằng: Vậy thì ai được cứu?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Niin ne, jotka sen kuulivat, sanoivat: "Kuka sitten voi pelastua?"
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Orang-orang yang mendengar Yesus mengatakan demikian bertanya, "Kalau begitu, siapa yang bisa selamat?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Pa reko, ki so to slišali: Kdo se potem more zveličati?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Quelli che ascoltavano dissero: «Allora chi potrà essere salvato?»
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Tedy řekli ti, kteříž to slyšeli: I kdož může spasen býti?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Tedy rzekli ci, którzy to słyszeli: I któż może być zbawiony?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Vtedy povedali tí, ktorí to počuli: A kto potom môže byť spasený?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Ειπον δε οι ακουσαντες Και τις δυναται να σωθη;
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.А ония, които чуха това рекоха: Тогава кой може да се спаси?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Казали ж ті, що чули: То хто ж може спастись?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.Слышавшие сие сказали: кто же может спастись?
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.ויאמרו השמעים ומי יוכל להושע׃
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.فقال الذين سمعوا فمن يستطيع ان يخلص.
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.聽 見 的 人 說 、 這 樣 、 誰 能 得 救 呢
Bunu işitenler, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› dediler.聽見 的 人說 、 這樣 、 誰能 得救 呢
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.A queste parole i discepoli rimasero costernati e chiesero: «Chi si potrà dunque salvare?»
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.A tanítványok pedig ezeket hallván, felettébb álmélkodnak vala, mondván: Kicsoda üdvözülhet tehát?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.A uslyšavše to učedlníci jeho, i užasli se velmi, řkouce: I kdož tedy může spasen býti?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Co usłyszawszy uczniowie jego, zdumieli się bardzo, mówiąc: Któż tedy może być zbawion?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Cuando los discípulos lo oyeron, se asombraron en gran manera diciendo: --Entonces, ¿quién podrá ser salvo
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Da das seine Jünger hörten, entsetzten sie sich sehr und sprachen: Ja, wer kann denn selig werden?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Door die opmerking raakten de discipelen erg in de war. "Wie kan dan gered worden?" vroegen zij.
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.In ko slišijo to učenci njegovi, se silno zavzemo in reko: Kdo se torej more zveličati?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Keď to počuli jeho učeníci, náramne žasli a hovorili: Kto potom môže byť spasený?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.제자들이 듣고 심히 놀라 가로되 그런즉 누가 구원을 얻을 수 있으리이까
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Kun opetuslapset sen kuulivat, hämmästyivät he kovin ja sanoivat: "Kuka sitten voi pelastua?"
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Les disciples, ayant entendu cela, furent très étonnés, et dirent: Qui peut donc être sauvé?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Men da Disciplene hørte dette, forfærdedes de såre og sagde: "Hvem kan da blive frelst?"
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Men da disiplene hørte det, blev de meget forferdet og sa: Hvem kan da bli frelst?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Môn đồ nghe lời ấy, thì lấy làm lạ lắm mà nói rằng: Vậy thì ai được rỗi?
Bunu işiten öğrenciler büsbütün şaşırdılar, ‹‹Öyleyse kim kurtulabilir?›› diye sordular.Môn_đồ nghe lời ấy , thì lấy_làm lạ lắm mà nói rằng : Vậy_thì ai được rỗi ?