12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.12 je dělitelné 3, takže 3 lze dělit.
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.12 jest podzielne przez 3, tak więc to jest podzielne przez 3.
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.12 kan divideres med 3, så 3 går op i 12.
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.12 osztható 3-mal, tehát a 3 törzstényezője a 75-nek.
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.12 يقبل القسمة على 3، بالتالي يقبل القسمة على 3
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.75 は 3 かける何かです.
12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.Το 12 διαιρείται με το 3, άρα το 3 χωράει.
18. Öyleyse bu bayan kazanmış oluyor.18. 아 그러면 여기 계신 여자분이 승자입니다.
18. Öyleyse bu bayan kazanmış oluyor.18. הפרס מגיע לגברת כאן.
18. Öyleyse bu bayan kazanmış oluyor.١٨. تمنح الجائزة للسيدة هنا.
18. Öyleyse bu bayan kazanmış oluyor.21桁が一番近い数字です
2 artı 5 eşittir 7 ve 7, 3'e bölünmez. Öyleyse 3, 25'i bölemez.Ak vezmete číslice 2 + 5 = 7 7 nie je deliteľné 3, takže 25 tiež nebude deliteľné 3.
2 artı 5 eşittir 7 ve 7, 3'e bölünmez. Öyleyse 3, 25'i bölemez.Also, 2 + 5 = 7. 7 ist nicht durch 3 teilbar, also ist 25 auch nicht durch 3 teilbar.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.1999年に導入されて以来
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.3D 카메라가 있어서 여러분들은 공간을 느끼며 볼 수 있구요.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Ai o cameră 3D, așa că ai o imagine 3D.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Bạn có 1 máy quay 3D nên bạn có thể quan sát được 3 chiều
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.C'è una videocamera 3D, quindi si ha una visione tridimensionale.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Disponujete 3D kamerou, takže máte i 3D pohled.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Il y a une caméra 3D, donc vous avez une vision 3D.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Je hebt een 3D camera, dus je hebt een 3D uitzicht.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Jest kamera trójwymiarowa, więc i trójwymiarowy obraz.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Sie haben eine 3D-Kamera, also bekommen Sie eine 3D-Ansicht.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Temos câmaras 3D, portanto temos uma visão 3D.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Tienes una cámara 3D, así que obtienes visión 3D.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Υπάρχει κάμερα 3D, άρα και 3D απεικόνιση.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Есть 3D камера, так что получается трёхмерное изображение.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.Имате триизмерна камера, така че получавате триизмерен изглед.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.יש מצלמה תלת ממדית, אז מקבלים תמונה תלת ממדית
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.لديك كاميرا ثلاثيّة الأبعاد, حتى تحصل على مشهد ثلاثيّ الأبعاد.
4 kere 6 is 24. Öyleyse 6 çok fazla. Yani 22de 5 kez dört var.4 por 5 es igual a 20 4 por 6 es igual a 24 entonces 6 es demasiado 4 cabe en 22 cinco veces 5 por 4 es 20
6 da 9 da 3'e bölünür. Öyleyse hadi bölelim.6과 9는 모두 3으로 나누어지므로
7 artı 5 eşittir 12. 12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.7 + 5 = 12 12 je deliťeľné 3, takže trojkou môžme deliť aj 75.
7 artı 5 eşittir 12. 12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.7 + 5 = 12 12 се дели на 3, значи и 75 се дели на 3.
7 artı 5 eşittir 12. 12, 3'e bölünür; öyleyse 3, 75'i böler.Nun, 7 + 5 = 12. 12 ist durch 3 teilbar, also würde die 3 gehen.
Acı çekiyor-um, ölüyor-um. Sadece bu 'ben' sorun çıkarıyor, öyleyse bu 'ben'den kurtul."Já trpím, já umírám..." jen "já" je neposlušné, musíš se zbavit tohoto "já"... místo hledání Boha.
Ah,doğru! Bu yüzden çok hoş giyinmeli. Öyleyse ilk evlenen HaNi olmayacak mı?Ah, racja! dlatego się dzisiaj tak ładnie ubrała wtedy Ha Ni nie bezie pierwszą która wyjdzie za mąż?
Ah, evet, aslýnda... Öyleyse, yine de gerçek bir hasar yok, deđil mi?/Ach, rozumiem, tak, w samej rzeczy... /Więc, nic nie zostało zniszczone /po całym zdarzeniu, prawda?
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Ale já jsem vědkyně, a nemám ráda vydávání anekdot za data, takže se podívejme na nějaká opravdová data.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.De én tudós vagyok, és nem szeretnék az anekdotákból statisztikát csinálni, ezért most nézzünk néhány adatot.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Jestem jednak naukowcem i nie lubię bazować na anegdotach. Spójrzmy więc na trochę danych.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.하지만 저는 과학자고, 일화를 토대로 자료를 제공하는 것을 별로 좋아하지 않기 때문에, 몇 가지 자료들을 보도록 하죠.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Pero soy una científica, y no me gusta obtener datos basados en anécdotas, así que revisemos algunos datos.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Но я-то учёный и не люблю делать выводы из отдельных случаев, так что давайте посмотрим на данные.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.Обаче аз съм учен и не обичам да привеждам факти от случки, затова нека погледнем малко данни.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.ואם יש מקום שבו אתה ממש רוצה להתמסטל זה כשאתה בכלא.
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.ولكني عالمة .. ولا احب ان استخرج المعلومات من الحالات الفردية لذا لننظر الى الاحصائيات التي جمعناها
Ama ben bir bilim insanıyım, ve anekdotlardan veriye ulaşmayı sevmem, öyleyse bazı verilere bakalım.逸話をデータとしたくはありませんので いくつかのデータを見てみましょう 600人のドラッグ中毒者と話をしました
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.A pokud náhodou ano, nemějte strach.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Če pa na nek način smo, naj vas ne skrbi.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Iar dacă, totuși suntem, nu vă faceți griji.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.만약 어떤 면에서 우리에게 그런 점도 있다면, 걱정하지 마세요.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.Und wenn wir das irgendwie doch sind, keine Sorge.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.А даже если так, не переживай.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.ואם משום-מה אנו כן כאלה, אל דאגה.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.وإذا كنا كذلك بطريقة أو بأخرى، لا تقلق.
Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin.歩いて ガソリンを取りに行っただけ
Aman Allah'ım zamanım tükenmek üzere, öyleyse devam etmeliyim.Chúa ơi, tôi sẽ hết thời gian mất, nên tôi sẽ tiếp tục với điều này.
Aman Allah'ım zamanım tükenmek üzere, öyleyse devam etmeliyim.Czas mi się kończy.
Aman Allah'ım zamanım tükenmek üzere, öyleyse devam etmeliyim.Deus, vou ficar sem tempo, tenho de me apressar.