Eğer öyleyse, matematiğe Hypatia'dan daha erken bir kadın katkıda bulunmuş olacaktır.If so, she would be an earlier female contributor to mathematics than Hypatia.
Öyleyse, 5. Fizikalizm yanlıştır.Therefore, Physicalism is false.
Öyleyse son trend giysiler giymeli ve son model telefonu kullanmalıyım.""If you want to make friends, you have to wear the latest fashion and the trendiest gadgets."
Eğer öyleyse, bu teropod belki de bölgedeki en büyük avcıydı.[1]If so, this theropod was probably the largest predator on the region.[1]
Düşünüyorum, öyleyse varım.Ich denke, also bin ich.
Öyleyse sadece bu kartı doldurmak zorundasın.Dann musst du nur diese Karte ausfüllen.
Onlar düşünmüyor, öyleyse yoklar.Sie denken nicht, also existieren sie nicht.
İstediğim şeyler hiç zamanında olmuyor. Öyleyse, sizinkiler neden zamanında olsun?Meine Bedürfnisse werden nicht erfüllt, warum sollen dann eure Bedürfnisse erfüllt werden?
Öyleyse Tom'a da sor.Dann frag doch Tom.
Eğer Mary'nin annesinin oğlu benim erkek kardeşimse, öyleyse Mary benim kızkardeşimdir.Wenn der Sohn von Marias Mutter mein Bruder ist, dann ist Maria meine Schwester.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.Bete darum zu deinem Herrn und opfere !
Öyleyse onların aslı Avşar olmalı, çünkü Karamanoğulları Avşardır.Die Besitzanteile wurden jeweils an die Söhne vererbt, (soweit vorhanden) (Mannlehen).
3 "Öyleyse neye dayanarak vaftiz* oldunuz?" diye sordu.3 Da fragte er: Mit welcher Taufe seid ihr denn getauft worden?
Öyleyse, onlar nede iyi ve neye yararlı olacaklar? gibi sorularla bir çıkmaza girerler.Die Gebenden betrachten ihr Schenken als eine Glück bringende Gunst.
Öyleyse İncil kesinlikle doğrudur.Hat die Bibel doch recht?
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?Wie ist so etwas möglich ?
Hüsrev Paşa tarağını çıkarıp uzattı: -Al öyleyse, bıyığına batır!Samoa, steh auf: Deine Flagge weht, deine Krone!
Sen meşgul bir adamsın öyleyse saatimi ayarlayacağım.Tu es un homme occupé, alors j'ajusterai mon horaire.
Düşünüyorum, öyleyse Tanrı var.Je pense donc Dieu est.
Öyleyse ne oldu?Alors, que s'est-il passé ?
Öyleyse sen Esperanto'nun ne olduğunu bilmiyor musun?Tu ne sais donc pas ce qu'est l'espéranto ?
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.(23) Soumets-toi à la loi de ton Seigneur et n’écoute ni les méchants, ni les incrédules.
Beş ila yedi Texian teslim olmuş olabilir; eğer öyleyse, hemen idam edildiler.Entre cinq et sept Texans se seraient rendus mais si cela fut le cas, ils furent rapidement exécutés.
Öyleyse, bilinen buhar gücü yeni gemilerin çok azında kullanılıyor.La vapeur est donc de moins en moins utilisée dans les nouveaux navires.
Öyleyse, O'nun için yeni olan hiçbir fikir yoktur.Par conséquence, il n'y a pas de nouvelles idées qui se présentent à Lui.
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?Comment cela peut-il être possible ?
Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir.C’est donc un noble de noblesse immémoriale.
Öyleyse bir ad bul, dedi.Abrâm dit : « Adonaï !
Pekala öyleyse!D'accord !
Örnekler: Öyleyse, sizi Karı-Koca ilan ediyorum.Ils sont donc déclarés mari et femme !
Öyleyse herkes mesuldür.Tout le monde est paumé.
Öyleyse bu karar özgür bir karar değildir.Ce ne sont pas des élections libres.
Öyleyse bir sorunumuz var.Entonces tenemos un problema...
Okumak istemiyorsan, öyleyse okuma.Si no quieres leer, no leas.
Bizim hepimiz Fransızca konuşabilir, öyleyse Fransızca konuşalım.Todos nosotros sabemos hablar francés, así que hablemos en francés.
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim.""¡Me aburro!" "¡Entonces encuentra algo que hacer! No estoy aquí para entretenerte."
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.Reza, pues, a tu señor y sacrifica.
Öyleyse bu cinsel imalar, kısırlığın ve 'yaratmamanın' karşıtıdır."La creación entre la impaciencia y el olvido».
Örnekler: Öyleyse, sizi Karı-Koca ilan ediyorum.Andreína Y los declaro marido y mujer...
Öyleyse, O'nun için yeni olan hiçbir fikir yoktur.Para ella no existe más razón que la suya.
Öyleyse modern fizik ile ne gibi yenilikler getirilmiş, hangi eksiklikler giderilmiştir?¿Qué pintar cuando faltan los medios, si no las naturalezas muertas?
"Öyleyse hangisi asıl karakterdir, gerçek kişiliktir?" diye sorar Jung. "...¿Qué es lo que realmente significa «I am the eggman»?
Pekala öyleyse!¡Bien entonces!
Öyleyse ilk üç nicem sayısının denklemleri ilişkilidir.Por lo tanto, las ecuaciones para los tres primeros números cuánticos están interrelacionadas.
Öyleyse nasıl hoş görürsün Bu hain adamları?¿Qué es este desenfreno de los hombres?
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?¿Cómo es posible esto?
Öyleyse, kategorilerin belirlenimi, onların a priori listesini yapmakla mümkün olacaktır.De esta manera el grupo será más propenso a tener fe en sus estimaciones originales.
Öyleyse bu cinsel imalar, kısırlığın ve 'yaratmamanın' karşıtıdır."O quale relazione c'è tra il fedele e l'infedele?".
Öyleyse, O'nun için yeni olan hiçbir fikir yoktur.Pertanto non ci sono nuove idee che Gli si presentino.
Ben de “öyleyse başka şeyler tahdîs et” dedim.Avrebbe chiesto: «Posso avere qualcosa da mangiare?
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?Come è possibile questo?
Öyleyse şu soru akla gelebilir: Samağır mahallesi ahalisine ne oldu?Ci possiamo adesso porre la domanda: perché il fantastico?
Öyleyse, bilinen buhar gücü yeni gemilerin çok azında kullanılıyor.Sotto la nuova bandiera la nave fu comunque impiegata piuttosto di rado.
Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin."Неужели вы не помните, что спрашивали об этом месяц назад?»
Beş ila yedi Texian teslim olmuş olabilir; eğer öyleyse, hemen idam edildiler.Пятеро или семеро техасцев сдались, но были незамедлительно казнены по приказу Санта-Анны.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.Воздай же им, Господи, по делом их и по лукавству начинания их».
Öyleyse neden kendinizi RAB'bin topluluğundan üstün görüyorsunuz?"Видел ли ты Твоего Господа?»
Kontrol edemeyeceğin bir şey için endişelenmenin bir anlamı yoktur, öyleyse neden canımızı sıkalım?"Но когда надеемся того, чего не видим, тогда ожидаем в терпении.»
Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.В общине жизнь протекала между делами благочестия и милосердия.
“Öyleyse, olmayan şeylere etkili olmanın yolu olabilir mi?”Ужели же и «пытка страхом» не укажет им верного пути?