öylesine ile cümle

öylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu öylesine sıradan bir kültürel durum haline geldi ki çocuklarımıza bölünmeyi becerebilmeyi öğretiyoruz.子供にもそれを遵守するよう教育しています 保育園 幼稚園 学校の低学年が
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Denne spildynamik er så magtfuld, at den ikke kun påvirker vores adfærd - den påvirker hele vores kultur.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Ez a játék dinamika annyira erős, hogy nemcsak a viselkedésünkre van hatással hanem az egész kultúránkra.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.이 게임 역학은 우리의 행동에 영향을 미칠 뿐 아니라 문화 자체에 영향을 미치기 때문에 상당히 강력한 요소입니다.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Questa dinamica di gioco è così potente che influenza sia il nostro comportamento che la nostra cultura.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Ta dynamika gry jest tak potężna, że wpływa nie tylko na zachowanie, ale i całą kulturę.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.Эта игровая динамика настолько мощная, что влияет не только на наше поведение, но и на всю нашу культуру.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.כלל המשחק הזה מאוד עוצמתי, הוא לא רק משפיע על ההתנהגות שלנו, הוא משפיע על כל התרבות שלנו.
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.ديناميكية اللعب قوية جداً هذا لا يؤثر بسلوكنا فقط ، إنه يؤثر بثقافة كاملة
Bu oyun dinamiği öylesine güçlü ki sadece davranışlarımızı değil bütün kültürümüzü etkiliyor.私達の行動だけでなく 文化全体に影響を及ぼしています 1つのゲームダイナミクスが
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Dlatego, że ta idea jest tak prosta, a jednocześnie wyjaśnia całą konstrukcję wszechświata.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.그 아이디어가 정말 단순하지만 전 우주의 모든 설계를 설명해주기 때문입니다.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Mert az ötlet annyira egyszerű volt, és mégis megmagyaráz minden szerveződést a világegyetemben.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Omdat dat idee zo eenvoudig is en toch alle ontwerp in het heelal verklaart.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Parce que son idée est très simple, et pourtant elle explique toute la conception de l'univers.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Pentru că ideea a fost aşa de simplă, şi totuşi explică tot designul din Univers.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Perché l'idea è così semplice, eppure spiega ogni progetto nell'universo.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Porque la idea era muy simple, y sin embargo explica todo el diseño del universo.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Protože ten nápad byl tak jednoduchý, a přece vysvětluje celou podobu vesmíru.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Weil seine Idee so einfach war und dennoch erklärt es jegliches Design im Universum!
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Επειδή η ιδέα ήταν τόσο απλή, αλλά εξηγεί κάθε σχέδιο μέσα στο σύμπαν.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Защото идеята била толкова проста, и все пак обяснява целия дизайн във вселената.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Потому что его идея такая простая, и в то же время, она объясняет эволюцию во вселенной.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.כי הרעיון היה כה פשוט, ועם זאת הוא מסביר את כל התכנון ביקום.
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.لأن الفكرة كانت بسيطة جدا وعلى ذلك فسر كل تصميم في الكون
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.尚且つ 宇宙のデザインすべてを説明するからです 生物設計のみならず
Çünkü sadece zevk için ya da öylesine zaten (bilim) yapıyordum.난 이미 취미로 과학을 하고 있었다는 식으로 대답을 합니다.
Çünkü sadece zevk için ya da öylesine zaten (bilim) yapıyordum.Zajmowałem się nią dla zabawy od dawna.
Çünkü sadece zevk için ya da öylesine zaten (bilim) yapıyordum.כי הרי כבר נהגתי כך, בשביל הכיף.
Çünkü sadece zevk için ya da öylesine zaten (bilim) yapıyordum.لأنني بالفعل كنت أقوم به من أجل التسلية.
Çünkü sadece zevk için ya da öylesine zaten (bilim) yapıyordum.でも この科学的思考方法が
Çünkü şimdi öylesine dolu ve bitip tükenmezdir ki, siz 'kendi'nizken, şimdiyle bir olursunuz.Тому що це 'зараз' таке довершене і невичерпне - як і 'велике я' і вони є одним цілим.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Die Leute geb ihm Lob, schreien zu ihm und er stand da, nehmen seine gebührt. Und dann öffnete er seinen Mund
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.사람들이 그에 게 그런 칭찬 소리를 만드는 것 그리고 그는, 그의 인해 복용 서 것 이다.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.Οι άνθρωποι φώναζαν τόσα ενθαρρυντικά συνθήματα κι αυτός στεκόταν εκεί, εισπράττοντας τα δέοντα.
Dinleyenler ona öylesine bir tezahurat yaparlardı ki, o orada bekler, hakkı olan bu övgüyü kabul ederdi.الناس قد يصرخون بمدح له و يقفون هناك، على دينه.
Dünya öylesine tatlı ki.De wereld is zo lekker.
Dünya öylesine tatlı ki.Die Welt ist einfach so lecker.
Dünya öylesine tatlı ki.El mundo es bastante rico.
Dünya öylesine tatlı ki.Il mondo è semplicemente delizioso.
Dünya öylesine tatlı ki.세상은 그 자체로 너무 맛있습니다.
Dünya öylesine tatlı ki.Le monde est tellement délicieux.
Dünya öylesine tatlı ki.Lumea aceasta este atât de gustoasă.
Dünya öylesine tatlı ki.Świat jest wyjątkowo smakowity.
Dünya öylesine tatlı ki.Thế giới này đầy lôi cuốn.
Dünya öylesine tatlı ki.Мир вокруг такой вкусный...
Dünya öylesine tatlı ki.Светът е просто толкова вкусен.
Dünya öylesine tatlı ki.העולם פשוט טעים כל כך.
Dünya öylesine tatlı ki.فالعالم حلو المذاق جدا.
Dünya öylesine tatlı ki.我々は美術館に行き 全てを味わったと思っていますが
Duruş şekli de çok gerçekçi, öylesine oturuvermemiş, bedeni çöküyor gibi, başı eğilmiş.Его торс наклонен, голова опущена.
Eger oylesine bir denklem verseydim.Se adesso ti do' un'equazione, un'equazione arbitraria.
Eger oylesine bir denklem verseydim.اذا اعطيتكم معادلة
Eger oylesine bir denklem verseydim.例えば、y ー 1 =2(x− 3 )^2では、
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Au un ochi foarte sofisticat, care e cel mai rapid sistem vizual de pe planetă.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Bonyolult felépítésű összetett szemük a leggyorsabb vizuális eszköz a földkerekségen.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Chúng có con mắt tinh tế với năng lực quan sát chớp nhoáng nhất trên hành tinh
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Elles ont un œil sophistiqué qui est le système visuel le plus rapide de la planète.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Hanno un occhio sofisticato che è il sistema visivo più veloce del mondo.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Ich skomplikowane oczy to najszybszy system wizualny na Ziemi.
İlgili Sayfalar