öylesine ile cümle

öylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Ihr ausgeklügeltes Auge ist das schnellste visuelle System unseres Planeten.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.지구상에서 가장 빠른 시각 처리가 가능한 매우 섬세한 눈을 가지고 있고,
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Mají propracované oko, nejrychlejší vizuální systém na planetě.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Têm olhos sofisticados que são os sistemas visuais mais rápidos do planeta.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Tienen un ojo sofisticado que es el sistema visual más rápido del planeta.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.Ze hebben een verfijnd oog, het snelste visuele systeem op de planeet.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.יש להם עין מתוחכמת שהיא מערכת הראייה המהירה ביותר על פני כדור הארץ.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.عينها متطورة وتعتبر أسرع جهاز بصري في العالم.
Gözleri öylesine gelişmiş ki, gezegendeki en hızlı görsel sistemlerdir.それは、地上最速の視覚システムなんだ さらに 頭頂部にも一対の眼がある
Hadi bunu bölelim, öylesine,한번 재미삼아서, a를 3으로 나눠보도록 하죠.
Hadi bunu bölelim, öylesine, 'a'yı 3'e. 'a' 1/3 oluyor.І далі, давайте поділимо, просто так, "а" на 3.
Hadi bunu bölelim, öylesine,Lad os nu dividere a med 3.
Hadi bunu bölelim, öylesine,И тогава, нека разделим, за да е по-интересно,
Hadi bunu bölelim, öylesine,ثم دعونا نقسم من اجل المتعة
Halojen lambalar demekte bir hata yok. Öylesine seçilmiş bir kelime değil.To nie jest jakiś przypadek ani błąd, że je tak nazwano.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Basicamente passam toda a vida a fazê-lo.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Biorą życie takie jakie jest. Biorą życie takie jakie jest.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.De bara går igenom sina liv och går vidare med det.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.De går bare igennem deres liv for at komme igennem det.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Ei pur şi simplu merg prin viața lor descurcându-se cu ea.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.He vain ajelehtivat läpi elämän yrittäen jaksaa sitä.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Họ chỉ sống cho qua ngày đoạn tháng
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Ils passent simplement leur vie vaquant à leur occupations.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.그 사람들, 평생을 그 일을 붙잡고 살죠.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Mereka hanyalah menjalani hidup mereka melewati hari demi hari.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Preprosto živijo, sprijaznjeni s tem.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Proste ho nejako tak žijú, až sa s nim eventuálne zmieria.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Prostě tak nějak proplouvají svými životy smíření s tím, jaké jsou.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Semplicemente trascorrono la loro vita tirando avanti.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Sie 'absolvieren' einfach so ihr Leben, leben vor sich hin.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Simplemente pasan sus vidas acostumbrándose.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Úgy élik az életüket, hogy túl lesznek rajta.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar. Yaptıkları işten zevk duymuyorlar.Они как-то приспосабливаются к тому, чем занимаются, не получая от этого особого удовольствия.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Ze gaan simpelweg door het leven om er doorheen te gaan.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Απλά περνάνε την ζωή τους κάνοντας το.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Вони просто проживають свої життя, приймаючи його таким, як воно є.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.Те просто преминават през живота си, свикнали с това.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.החיים פשוט עוברים עליהם בעוד הם איכשהו מסתדרים עם זה.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.يمضون ببساطة حياتهم دونما إستمتاع.
Hayatlarını yuvarlanıp giderek öylesine geçiriyorlar.耐えて生きるだけです 仕事から喜びを見いだすことはありません
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Az élet borzasztó rövid, nem igaz? férfi:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Elämä on tosi lyhyt. mies:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:La vita è così spaventosamente breve, no? uomo:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Livet är så jäkla kort. man:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Livet er så forbandet kort. mand:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Život je hrozně krátký, víte? muž:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Życie jest tak cholernie krótkie, wiesz? mężczyzna:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Η ζωή είναι απίστευτα μικρή, γαμώτο. άντρας:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz? Adam:Жизнь чертовски коротка. мужчина:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?Cuộc sống là như vậy freakin ' ngắn, bạn biết?
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?Das Leben ist so verdammt kurz.
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?Het leven is gewoon zo vreselijk kort. man:
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?인생은 끔찍할 만큼 짧잖아요?
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?La vie est tellement courte, vous savez ?
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?الحياة قصيرة جدًا، كما تعلمون؟
Hayat öylesine kısa ki, biliyor musunuz?男: 死ぬことかな
- Hiç, öylesine bir şeyler karalıyorum.- Ik maak wat schetsen.
- Hiç, öylesine bir şeyler karalıyorum.Nada, sólo hago unos bosquejos. Cierto.
- Hiç, öylesine bir şeyler karalıyorum.Nimic. Făceam nişte schiţe. Am înţeles.
- Hiç, öylesine bir şeyler karalıyorum.Rien. Je fais juste quelques croquis.
İlgili Sayfalar