öylesine ile cümle

öylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ben sanki öylesine çıkıyormuş gibi gösteriyorum.Так что я люблю по крайней мере притворяться, что это просто само льётся из меня.
Ben sanki öylesine çıkıyormuş gibi gösteriyorum.אז אני אוהב לפחות להעמיד פנים שזה פשוט זורם החוצה.
Ben sanki öylesine çıkıyormuş gibi gösteriyorum.詩人でもある友人がよく言うのは
Birden öylesine bunun ilanını yaptılar.De repente ponen el anuncio ése del turrón.
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Chúng tôi có thể nghĩ để biến anh ta với cô ấy một hai tuần hoặc lâu hơn. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Kami dapat memperhitungkan di mengubahnya mendekatinya selama dua minggu atau lebih. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "보름 정도. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Lehet számolni az őt fordult hozzá A kéthetente, vagy úgy. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Mi lahko računati nanj obrnemo k njej za štirinajst dni ali tako. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Môžeme počítať s tým, obrátil ho k nej za štrnásť dní alebo tak nejako. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Możemy liczyć na włączeniu go do niej na dwa tygodnie lub więcej. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Můžeme počítat s tím, obrátil ho k ní za čtrnáct dní nebo tak nějak. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Nous pouvons compter sur lui retournant à son pour une quinzaine de jours. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Podemos contar con entregarlo a su durante quince días o menos. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Possiamo contare su di lui svolta a lei per una quindicina di giorni o giù di lì. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Putem socoti pe de cotitură-l la ea timp de două săptămâni sau cam asa ceva. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Vi kan räkna med att vända honom till henne för ett par veckor eller så. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Vi kan regne med at vende ham over til hende for fjorten dage eller deromkring. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Voimme varautua kääntämällä hänet hänen luokseen kahden viikon ajan tai niin. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Wij kunnen rekenen op het draaien hem naar haar toe voor een twee weken of zo. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Wir können auf Dreh ihn zu ihr zu rechnen für zwei Wochen oder so. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Μπορούμε να υπολογίζω στην στροφή του προς το μέρος της για ένα δεκαπενθήμερο ή έτσι. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Ми можемо розраховувати на перетворення його до себе протягом двох тижнів або близько того. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Можем да разчитам на него обръщане към нея за две седмици, или така. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "Мы можем рассчитывать на превращение его к себе в течение двух недель или около того. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "لمدة أسبوعين أو نحو ذلك. "
Biz onun için onu ters çevirip göz bir iki hafta ya da öylesine. "約時の乗り心地はより疲れたきちんと農家にパーティーをもたらした
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiA Beirut Marathon egy olyannyira elismert esemény lett a térségben, hogy a térség kormányhivatalnokai,
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiBMA가 이렇게나 훌륭한 지역의 행사가 됨에 따라
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiBMA הפך לאירוע מכובד באיזור
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiАМБ стала настільки поважною у регіоні, що урядники з Іраку,
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiأصبح "بي أم أي" حدث مقدَّر جداً في المنطقة
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiイラクやエジプト シリアなどの
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Ei nu pricep şi nu înţeleg, căci li s'au lipit ochii, ca să nu vadă, şi inima, ca să nu înţeleagă.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.그들이 알지도 못하고 깨닫지도 못함은 그 눈이 가리워져서 보지못하며 그 마음이 어두워져서 깨닫지 못함이라
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nem tudnak és nem értenek, mert bekenvék szemeik és nem látnak, és szívök nem eszmél.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Ne spoznajo in ne razvidijo; zakaj zalepil jim je oči, da ne vidijo, in srca, da ne umejo.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nevedia ani nechápu, lebo zaslepil ich oči, aby nevideli, ich srdcia, aby nerozumeli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Neznají ani soudí, proto že zaslepil oči jejich, aby neviděli, a srdce jejich, aby nerozuměli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Những người ấy không biết và không suy xét; vì mắt họ nhắm lại để đừng thấy, lòng họ lấp đi để đừng hiểu.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Những người ấy không biết và không suy_xét ; vì mắt họ nhắm lại để đừng thấy , lòng họ lấp đi để đừng hiểu .
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Nie wiedzą, ani rozumieją, przeto, że Bóg zaślepił oczy ich, aby nie widzieli, i serca ich, aby nie rozumieli.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.No conocen ni entienden; porque sus ojos están tapados para no ver; también su corazón, para no comprender
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Non sanno né comprendono; una patina impedisce agli occhi loro di vedere e al loro cuore di capire
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Sungguh bodohlah orang-orang seperti itu! Mereka menutup mata dan hati mereka sehingga tidak mengerti apa-apa
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Не знают и не разумеют они: Он закрыл глаза их, чтобы не видели, и сердца их, чтобы не разумели.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.Те не знаят нито разсъждават; Защото са замазани очите им, за да не гледат, И сърцата им-за да не разбират:
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.לא ידעו ולא יבינו כי טח מראות עיניהם מהשכיל לבתם׃
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.لا يعرفون ولا يفهمون لانه قد طمست عيونهم عن الابصار وقلوبهم عن التعقل.
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.他 們 不 知 道 、 也 不 思 想 、 因 為 耶 和 華 閉 住 他 們 的 眼 不 能 看 見 、 塞 住 他 們 的 心 不 能 明 白
Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.他 們 不知道 、 也 不 思想 、 因為 耶和華 閉住 他 們 的 眼 不 能 看見 、 塞住 他 們 的 心不 能 明白
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ceci est tellement intégré dans la pensée que personne ne penserait à le remettre en cause.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Dies ist, denke ich, so tief in uns verwurzelt, dass es keinem in dem Sinn kommen würde, es zu hinterfragen.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Điều này, tôi nghĩ rằng, đã ăn sâu vào chúng ta đến nỗi sẽ không ai màng đặt câu hỏi.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Dit is zo diep geworteld in onze samenleving dat niemand eraan zou durven twijfelen.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ez azt hiszem olyan mélyen gyökeret vert, hogy senkinek sem jut eszébe megkérdőjelezni.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Ini, saya pikir, tertanam sangat dalam dalam benak kita sehingga tidak seorang pun akan mempertanyakannya.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Isto, penso eu, está tão profundamente embebido na corrente que não ocorreria a ninguém questioná-lo.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.이 논리는 우리가 매일 들여마시는 공기에 깊게 박혀있어서 누구도 질문을 던지지 않습니다.
Bu, bence, öylesine derinlere gömülmüştür ki, bunu sorgulamak herhangi birinin aklına gelmez.Menim, da je to tako globoko ukoreninjeno, da se nihče ne bi spomnil podvomiti v to.
İlgili Sayfalar