öylesine ile cümle

öylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Belki tanrının ışığıdır, belki de öylesine yanan mum.Audros dievas bei Varpulis – galimi Perkūno eufemizmai.
Kendisi öylesine bu kabiliyet yarışmasına katıldıysa'da bu onun kazanmasına sebep oldu.Kui ta jõuab säärase täiuslikkuse piirini, teeb see talle rõõmu.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Ta püüdis ristisõja kordaminekuks lahendada Euroopa valitsejate vahelisi erimeelsusi.
Belki tanrının ışığıdır, belki de öylesine yanan mum.Nii nagu Isa valgus, valgustab ka tema valgus.
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ESCREVER / ENTER] Role para a direita uma vez para que eu pode inserir os dados pertinentes
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ESCRIBIR / ENTER] Desplácese a la derecha una vez, así que puedo ingresar los datos pertinentes
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ÍRNI / ADJA MEG] Lapozzon a jobb egy időben, így léphetnek be a megfelelő adatokat
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [KIRJOITTAA / ENTER] Siirry oikea aika voit kirjoittaa olennaisiin tietoihin
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [작성 / 입력] 오른쪽으로 한 시간 관련 데이터를 입력할 수 있도록 스크롤
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [PSÁT / ENTER] Přejděte na pravý čas lze zadat příslušná data
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma'11' [SCHRIJVEN / ENTER] Ga naar het recht één keer, zodat ik de relevante gegevens kunt invoeren
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [SCRIE / ENTER] defila la dreapta un timp Deci poti intra date pertinente
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [SCRIVERE / ENTER] scorrere la destra una volta così posso inserire i dati pertinenti
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [SKRIVE / ENTER] Rul til det lige én gang, så jeg kan indtaste de relevante data
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [VIẾT / NHẬP] di chuyển đến ngay một thời gian vì vậy tôi có thể nhập dữ liệu cần thiết
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ZAPIS / WPISZ] wska¿prawo jeden raz, aby można było wprowadzić stosowne dane
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ΓΡΑΦΉΣ-ΕΙΣΆΓΕΤΕ] Μεταβείτε το δικαίωμα μια φορά έτσι μπορώ να εισέλθουν το συναφών στοιχείων
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" - "ЗАПИСАТИ" прокручування вправо на один раз, так що відповідні дані можна вводити
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [НАПИСАТЬ / ВВЕСТИ] Прокрутите вправо один раз поэтому я могу ввести соответствующие данные
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [ПИША / ENTER] Превъртете до точно един път, така че да въведете нужните данни
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" - "כתיבה" גלול אל פעם אחת ימינה, כך ניתן להזין את הנתונים המתאימים
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma"11" [كتابة/أدخل] قم بالتمرير إلى الوقت حق واحد حتى يمكن إدخال البيانات ذات الصلة
"11" [YAZMAK / GİRİN] öylesine ı-ebilmek girmek kalıcı verileri doğru bir zaman kaydırma適切なデータを入力できるように、右の 1 つにスクロールします。 任意の X または Y の値をしないが、表面次 0.5 インチ (0.5") Z のどこかで探しているつもり
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.A restség miatt elhanyatlik a házfedél, és a kezek restsége miatt csepeg a ház.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Công lao kẻ ngu muội làm cho mệt nhọc chúng nó, vì chẳng biết phải bắt đường nào đặng đi đến thành.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Công_lao kẻ ngu_muội làm cho mệt_nhọc chúng_nó , vì chẳng biết phải bắt đường nào đặng đi đến thành .
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Cuma orang bodoh yang tak tahu jalan ke rumahnya, ia bekerja keras dengan tak henti-hentinya
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens Flid gør ham træt, thi end ikke til Bys ved han Vej.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens möda bliver honom tung, ty icke ens till staden hittar han fram.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Dårens strev tretter ham, han som ikke engang vet veien til byen.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Die Arbeit der Narren wird ihnen sauer, weil sie nicht wissen in die Stadt zu gehen.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Een dwaas raakt ondersteboven van een klein beetje werk, omdat hij niet eens weet hoe hij het moet aanpakken.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.El duro trabajo fatiga al necio, de manera que él ni siquiera sabe cómo ir a la ciudad
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Głupi pracują aż do ustania, a przecie nie mogą dojść do miasta.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.우매자들의 수고는 제각기 곤하게 할 뿐이라 저희는 성읍에 들어갈 줄도 알지 못함이니라
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.La fatica dello stolto lo stanca; poiché non sa neppure andare in città
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Le travail de l`insensé le fatigue, parce qu`il ne sait pas aller à la ville.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Oma vaivannäkö väsyttää tyhmän, joka ei osaa kaupunkiinkaan kulkea.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.O trabalho do tolo o fatiga, de sorte que não sabe ir � cidade.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Práca bláznov ho unavuje, blázna, ktorý nevie ani len odísť do mesta.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Práce bláznů k ustání je přivodí, nebo neumí ani do města trefiti.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Truda nebunului oboseşte pe celce nu cunoaşte drumul spre cetate.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Trud bedaka izmozgava, ker niti ne ve, kako bi šel v mesto.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Ο μοχθος των αφρονων απαυδιζει αυτους, επειδη δεν εξευρουσι να υπαγωσιν εις την πολιν.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Труд глупого утомляет его, потому что не знает даже дороги в город.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.Трудът на безумните ги уморява, Понеже ни един от тях не знае пътя за града.
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.עמל הכסילים תיגענו אשר לא ידע ללכת אל עיר׃
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.تعب الجهلاء يعييهم لانه لا يعلم كيف يذهب الى المدينة
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.凡 愚 昧 人 、 他 的 勞 碌 使 自 己 困 乏 . 因 為 連 進 城 的 路 他 也 不 知 道
Akılsızın emeği kendini öylesine yıpratır ki, Kente bile nasıl gideceğini bilemez.凡 愚昧 人 、 他 的 勞碌 使 自己 困乏 . 因 為連進 城 的 路 他 也 不 知道
Ama ben Bay Mohammad'e öylesine yakındım ki, bu duruma ait kanıtlar görmüştüm.하지만 내가 너무 밀접 하 게 그것의 표시를 볼 수 없었다 그의 주위에 있었다
Ama Julie, bu sayede o yıl okula başlayabildin tatlım. Öylesine hazırdın ki."하지만 쥴리야, 넌 학교를 일찍 시작할 준비가 충분히 되어 있었단다. 정말 준비가 되어있었다고."
Ama Julie, bu sayede o yıl okula başlayabildin tatlım. Öylesine hazırdın ki."Mais, Julie, tu étais prête à aller à l'école, ma chérie, tu étais tout à fait prête
Ama Julie, bu sayede o yıl okula başlayabildin tatlım. Öylesine hazırdın ki."אבל, ג'ולי, היית כל-כך מוכנה ללכת לבי"ס, מותק. כל-כך מוכנה."
Ama Julie, bu sayede o yıl okula başlayabildin tatlım. Öylesine hazırdın ki."ولكن ، جولي ، انت كنت على استعداد للبدء في الدراسة ، حلوتي. لقد كنت على استعداد لذلك ".
Ama Julie, bu sayede o yıl okula başlayabildin tatlım. Öylesine hazırdın ki."私は4歳のとき
Ama Kopenhag'da su öylesine temizlendi ki içinde gerçekten yüzebiliyorsunuz.Aber in Kopenhagen ist das Wasser mittlerweile so sauber, dass man darin schwimmen kann.
Ama Kopenhag'da su öylesine temizlendi ki içinde gerçekten yüzebiliyorsunuz.Ale v Kodani je teraz voda taká čistá, že si v nej môžete zaplávať.
Ama Kopenhag'da su öylesine temizlendi ki içinde gerçekten yüzebiliyorsunuz.Dar în Copenhaga apa a devenit atât de curată că poți înota în ea.
Ama Kopenhag'da su öylesine temizlendi ki içinde gerçekten yüzebiliyorsunuz.그런데 코펜하겐의 물만 아주 깨끗합니다. 실제로 수영을 할 수도 있죠.
İlgili Sayfalar