Öyle açım ki bir at bile yiyebilirim.I'm so hungry I could eat a horse.
Eğer Tanrı bizimle birlikteyse, öyleyse kim bize karşı?If God is with us, then who is against us?
Öyle yorgunum ki!I'm so tired!
Asla öyle büyük bir balina görmedim.I've never seen a whale that big.
Eğer anlıyorsan, öyleyse onu doğru dürüst yap.If you understand, then do it properly.
Ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Benim ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Tom öyle bir şeyi niçin yapardı?Why would Tom do something like that?
Tom bugün niçin öyle huysuz görünüyor?Why does Tom look so grumpy today?
Tom öyle bir şeyin bir daha asla olmayacağını söyledi.Tom said that nothing like that would ever happen again.
Tom öyle düşünmüyor.Tom doesn't think so.
Tom öyle şeyler yapmaz.Tom doesn't do things like that.
Tom öyle insanlara dayanamıyor.Tom can't stand people like that.
Öyle görünüyor ki Tom'un arabasının yeni bir takım lastiğe ihtiyacı var.Apparently, Tom's car needs a new set of tires.
Öyle yapmasını istediği için Tom Mary'yi 6:30'da uyandırdı.Tom woke Mary up at 6:30 as she had asked him to do.
Tom Mary'ye öyle kaba şeyler söylememeli.Tom shouldn't say such rude things to Mary.
Tom, Mary'nin öylesine iyi bir aşçı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary was such a good cook.
Tom, öyle davrandığı için Mary'yi affedemiyor.Tom can't forgive Mary for behaving like that.
Asla öyle bir şey görmedim.I've never seen anything like it.
Tom bugün niçin öyle suratsız.Why is Tom so grouchy today?
Tom bugün niçin öyle giyinmiş?Why is Tom so dressed up today?
Tom öylesine kısa sürede bir çocuk bakıcısı bulamadı.Tom wasn't able to find a babysitter on such short notice.
Tom Mary'ye öyle şeyler söylememeli.Tom shouldn't say things like that to Mary.
Tom öyle bir söz verdiğini hatırlamadığını söylüyor.Tom says that he doesn't remember having made such a promise.
Öyle ya da böyle, Tom'un gitmeye niyeti var.Tom intends to go, rain or shine.
Tom asla öyle bir şey söylemedi.Tom has never said such a thing.
Tom onun öyle büyük bir problem olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's such a big problem.
Tom onun öyle büyük bir anlaşma olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's such a big deal.
Tom onu öyle kaba şekilde söylemek zorunda değildi.Tom didn't have to say it so rudely.
Tom öyle bir şey yapamadı.Tom couldn't do something like that.
Öyle düşük bir fiyata yağ satın alabileceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that you could buy butter for such a low price.
Nasıl istiyorsan öyle yap.What floats your boat?
Nasıl biliyorsan öyle yap.What floats your boat?
Bu öyle olmamalı.It shouldn't be like that.
Öyle mi?Is that so?
Çoğu kadın öyle düşünür.Most women think like that.
Tom öyle görünen bir ceketi asla giymezdi.Tom would never wear a coat that looked like that.
Tom öyle bir şey yapmayacaktır.Tom won't do such a thing.
Üzgünüm ama öyle yapamam.Sorry, but I can't do so.
Öyle düşündüm.I thought so!
Ben öyle düşündüm!I thought so!
Tom genellikle öyle şeyler yapmaz.Tom doesn't usually do things like that.
O öyle büyük bir sorun değil. Oldukça fazla üzülüyorsun.It's not such a big problem. You're worrying way too much.
Öyle yaparak hiçbir şey kazanmıyorsun.You're not gaining anything by doing so.
Umarım öyledir!I hope it is so!
Öyleyse sadece kendi zamanınızda elinizden geleni yapın.Well, just do your best in your own time.
Bana öyle bakmayı bırak.Quit looking at me like that.
Öyle düşünmeyi durduramıyorum.He can't stop thinking like that.
Tüketiyorum, öyleyse varım.I consume, therefore I am.
Şimdi değilse, öyleyse ne zaman?If not now, then when?
Öyle aptalca şeyler yapmaz.He doesn't do stupid things like that.
Bir şey gerçek olmayacak kadar çok iyi görünüyorsa, muhtemelen öyledir.If something looks too good to be true, it probably is.
Kim öyle söylerse söylesin, gerçek değil.No matter who says so, it's not true.
O, öylesine aptal bir şey söylemiş olamaz.He can't have said such a stupid thing.
Onunla öyle bir yerde karşılaşmayı asla ummadım.I never expected to meet her in a place like that.
Karım genellikle geceleri kahve içmez. Ben de öyle.My wife usually doesn't drink coffee at night. I don't either.
Öyleyse, başlayalım.Let's begin, then.
Bu her zaman öyleydi.That was always so.
Beni öyle kolay affetmeyecek.He won't forgive me so easily.
Öyleyse, neden paraya ihtiyacın var?Then, what do you need the money for?