Ana içeriğe geç
Sözlük

öyle ile cümle

öyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Thomas öyle beklemektedir.Tom expects so.
Tom biraz öyle.Tom is a bit like that.
Bu artık öyle değil.That's no longer so.
Sen öyle zannet.So that's what you think.
Tom'un kendisi öyle söyledi.Tom himself said so.
Ben öyle olduğuna inanmıyorum.I don't believe so.
Öyle ummalıyım.I should hope so.
O öyle olabilir.That may be so.
Ben hep merak ediyordum ama neden öyle konuşuyorsun?I was always wondering, but why do you talk like that?
Tom'un daha önce öyle davrandığını hiç görmemiştim.I had never seen Tom act like that before.
Bunu öyle bırakamayız.We can't leave it like that.
Öyle giyinmiş nereye gittiğini sanıyorsun?Where do you think you're going dressed like that?
Öyle insanlara ihtiyacımız var.We need people like that.
Oğlumla öyle konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you talk to my son like that!
Beni öyle utandırmaya nasıl cesaret edersin!How dare you embarrass me like that!
Tom'un öyle bir şey yapacağına inanmıyorum.I don't believe Tom would do something like that.
Tom'un öyle bir şey yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom is capable of doing something like that.
Tom'a da öyle geliyor.Tom also feels that way.
Tom da öyle hissediyor.Tom also feels that way.
Tom bile öyle bir şey söylemek için yeterince aptal olmazdı.Even Tom wouldn't be stupid enough to say something like that.
Asla öyle bir şarkı söylemezdim.I'd never ever sing a song like that.
Öyle şeyler yaptığında sevmiyorum.I don't like it when you do things like that.
Öyle bir şarkıyı asla halkın içinde söyleyemezdim.I could never sing a song like that in public.
Öyle bir şarkıyı herkesin önünde asla söyleyemem.I could never sing a song like that in public.
Kendimi öyle bir şey yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing something like that.
Sırf bana öyle geldiğini sanmıyorum.I don't think it's just me.
Tom'un neden öyle bir şey yapmak isteyeceğini hala anlamıyorum.I still don't understand why Tom would want to do something like that.
Tom öyle şarkı söylemeyi nerede öğrendi?Where did Tom learn how to sing like that?
Aklı başında biri öyle bir şeyi nasıl yapabilir?How could anyone in their right mind do something like that?
Kendi erkek kardeşine öyle bir şeyi nasıl yapabilirsin?How could you do something like that to your own brother?
Bana öyle cevap verme, Tom.Don't answer me back like that, Tom.
O takdirde, öyle olsun.In that case, so be it.
Tom'un öyle bir şey yapmayacağından eminim.I'm sure Tom would never do something like that.
Tom'un öyle bir şey yapacağından şüpheliyim.I doubt that Tom would do something like that.
O her zaman öyle değildi.He wasn't always like that.
Öyle bir şey yapman ne kadar sürer?How long does it take you to do something like that?
Öyle biri için kendini nasıl üzgün hissedebilirsin?How can you feel sorry for someone like that?
Öyle hava durumu için nasıl hazırlanıyorsunuz?How do you prepare for weather like that?
Öyle bir şey yapmak için fazla yaşlıyım.I'm too old to do something like that.
Öyle bir şeyi yapamayacak kadar yaşlıyım.I'm too old to do something like that.
Umarım kimse kendini öyle hissetmez.I hope nobody feels like that.
Öyle bir şeyi nasıl kanıtlarsın?How do you prove something like that?
Öyle bir şey giymek için fazla yaşlıyım.I'm too old to wear something like that.
Öyle bir mantıkla nasıl tartışabilirsiniz?How can you argue with logic like that?
Öyle birini nasıl sevemezsin?How can you not love someone like that?
Herkes aç, öyleyse gidip yemek yiyelim.Everybody is hungry, so let's go ahead and eat.
Öyle bir evde yaşamak hoş olmaz mı?Wouldn't it be nice to live in a house like that?
Bazen bana öyle görünüyor ki sadece burada olmak istemiyorsun.Sometimes it seems to me that you just don't really want to be here.
Öyle yapmayı reddettim.I refused to do so.
Öyleyse ne tür bir yaşam mutluluk getirir?Then what kind of life brings happiness?
Öyleyse, Fadıl şimdi nerede?If so, where is Fadil now?
Çok uzun zamandır öyle kahkaha atmamıştım.I hadn't laughed like that in a very long time.
Yıllardır öyle kahkaha atmadım.I haven't laughed like that in years.
Uzun süredir öyle gülmedim.I haven't laughed like that in a long time.
Paskalya tavşanı aslında yumurta bırakıyor mu, öyleyse onlar çikolata mı?Does the Easter bunny actually lay eggs, and if so, are they chocolate?
Tom öyle bir şey yapacak kişi değildir.Tom isn't the kind of person who would do something like that.
Tom öyle bir şey yapacak kadar disiplinli değildir.Tom isn't disciplined enough to do something like that.
Öyle bir şeyi yapacak tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who would do something like that.
Neden insanların sana öyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you let people treat you like that?
Yalnızca bir sosyopat öyle bir şey yapabilirdi.Only a sociopath could do something like that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod