Ana içeriğe geç
Sözlük

öyle ile cümle

öyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yalnızca bir sosyopat öyle bir şey yapabilirdi.Only a sociopath could do something like that.
Tom'un öyle bir şey söyleyeceğine inanamıyorum.I can't believe Tom would say something like that.
Tom'a öyle şarkı söylemeyi öğreten kişi bendim.I was the one who taught Tom to sing like that.
Tom her zaman öyle şeyler yapar.Tom is always doing things like that.
Öyle kadınlardan hoşlanmıyorum.I don't like women like that.
Hiç öyle görünen bir şapka takmazdım.I would never wear a hat that looked like that.
Ben öyle bir hatayı asla yapmazdım .I would never make a mistake like that.
Ben asla öyle bir şey yapmazdım.I would never do anything like that.
Ben hiç öyle bir şey yapmadım.I've never done anything like that.
Tom Fransızca biliyor, Mary de öyle.Tom speaks French and so does Mary.
Fransızca konuşabilirim, ve Tom da öyle.I can speak French and so can Tom.
Tom öyle şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Tom likes to do things like that.
Neden öyle bir şey hakkında yalan söyleyeyim?Why would I lie about something like that?
Tom daha önce hiç Mary'ye öyle bağırmadı.Tom had never yelled at Mary like that before.
Biz öyle yerlere asla gitmeyiz.We never go to places like that.
Neden saatime öyle bakıyorsun?Why are you staring at my watch like that?
Hiçbiri öyle değil.Not all of them are like that.
Muhtemelen Tom öyle yaralandı.That's probably how Tom got injured.
Muhtemelen Tom onu öyle yaptı.That's probably how Tom did that.
Gerçekten öyle mi oldu?Did it really happen like that?
Neden öyle düşündüğünü bana anlat.Tell me why you think so.
Tom öyle yapmak istediğimizi düşünüyor mu?Does Tom think that's what we want to do?
Öyle yapmadığını mı söylüyorsun?Are you saying you didn't do so?
Sami neden öyle bir şey yapardı?Why would Sami do something like that?
Tom da öyle düşünmüştü.Tom thought so, too.
O öyle olduğunu söylemesine rağmen Tom Mary'nin mutlu olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't happy, even though she said she was.
Sami, Leyla'yı öldürmek için mükemmel bir plan hazırladı ya da öyle düşündü.Sami hatched the perfect plan to murder Layla, or so he thought.
Ben renk körüyüm çünkü dedem de öyleydi.I'm colour-blind because my grandfather was as well.
Tom daha yorulmamış, öyle diyor.Tom says he's not tired yet.
Öyle söylemediğime eminim.I'm sure I didn't say that.
Bende öyle olmuyor.It doesn't work that way for me.
Güzel plan, en azından kâğıt üstünde öyle.It's a good plan, at least on paper.
Bugün hava çok soğuk, sana da öyle gelmiyor mu?It's very cold today, don't you think?
Niye bana öyle dik dik bakıyorlar?Why are they staring at me so intensely?
Eğer Tanrı'nın ilhamıyla yazıldıysa neden İncil ve Kur'an da öyle olmasın?If they were inspired, why not also the Bible and the Koran?
Hugo Lloris uluslararası standartlarda bir kaleciydi; David de öyle." dedi.Hugo Lloris was an international-standard goalkeeper; so is David."
(Öylesine Uzak, Öylesine Yakın, 1993) ....(In Weiter Ferne, So Nah!) (1993)".
Belki de Jane Fonda jüride yer alsaydı kazanamayacaktım ama öyle değildi."Maybe I wouldn't have won if Jane Fonda was on the jury, but she wasn't."
Fuseli, Johnson'un en yakın arkadaşı oldu ve öyle kaldı.Fuseli became and remained Johnson's closest friend.
Eğer öyle bir girdi bulamaz ise, durur.But if he do not compensate, then he shall give up this one.
Halkımı öyle küçümsüyorlar ki, artık bir ulus saymıyorlar onu."Let my people go, so that they may worship me.
Müminler de öyle.The believers. ...
Öyle muhteşem şeyler yaratmamıştır.He has not created magnificent pieces.
Halit Çelikoğlu) Ümit Dolu Yıllarım Seninle Öyle Zalim Sevgilim (Söz.May you live happily for a hundred years (with me).
O da öyle yaptı ve Manfred en Geschwader (Kanat), Jagdgeschwader 1'e katıldı.He did so, and joined Manfred's Geschwader (Wing), Jagdgeschwader 1 (Fighter Wing 1).
Sanırım 13 yaşındayken aynen öyleydim!" diyor.How I was when I was 19, probably!"
Öyleyse istihbaratı zamanla geliştirin ve işini yapmasına izin verin“.Bring up your brigades as soon as possible and join in it."
Hollywood tepelerindeki alt kültürüne öylece dalmaya başladım ve hespini almaya başladım.I was just diving into this Hollywood Hills subculture and taking it all in.
Öykü de bunu görünce partiden öylece çekip gider.Facing this fact, he leaves the party.
Öyleyse, O'nun için yeni olan hiçbir fikir yoktur.Therefore there are no new ideas to present themselves to Him.
Şimdi var mı öyle bir şey?Is there any such thing?
Bireyler daha sonra niçin öyle davrandıkları hakkında mantıklı sonuçlara varacaktır.The individuals then draw logical conclusions about why they behaved as they did.
İnsan, varoluşun ortasına öylece, orada bir varlık olarak (Dasein) atılmıştır.There a man possessed by an evil spirit came from the caves to meet him.
Bu sahneyle ilgili olarak Watts, "Sahneyi erotik görmüyorum, yine de öyle algılanıyor olabilir.Watts said of the filming of the scene, "I don't see it as erotic, though maybe it plays that way.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!In your hands rests the destiny of our miserable people and our motherland.
Öyle olsun.Fair enough.
Cookie bir köpek için öyle güzel bir isim değil.Cookie isn't such a good name for a dog.
Neden? Çünkü öyle söyledim.Why? Because I said so.
Bana öyle demeyi bırakır mısın?Would you stop calling me that?
Lütfen bana öyle demeyi bırak.Please stop calling me that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod