öyküler ile cümle
öyküler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Egy ilyen sztori dokumentálta a kérgesteknőst.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Einer meiner Artikel berichtete über die Lederrückenschildkröte.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Eno izmed njih sem pripravil tudi sam, govori pa o usnjači.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.J'ai fait une histoire sur la tortue luth.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.그 일례가, 장수 거북에 대한 내용을 기록한 것입니다.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Một trong những câu chuyện như thế tôi đã thực hiện về loài rùa biển da lưng.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Och en sådan reportage gjorde jag om läderbaks-havssköldpaddan.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Una de esas notas que hice documentaba a la tortuga laúd.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Uno di questi tratta della tartaruga liuto.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Unul din aceste articole era despre broasca țestoasă pieloasă.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Zrobiłem m.in. reportaż o żółwiach skórzastych.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Σε ένα τέτοιο άρθρο παρουσίαζα την δερματοχελώνα.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Една такава история, която направих документира морската костенурка.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Например, я запечатлел кожистую морскую черепаху.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Один з таких репортажів я зробив про шкіряну морську черепаху.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.בכתבה אחת כזאת תיעדתי את צב הים הגלדי.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.قمت بعمل قصة واحدة من هذا القبيل لتوثيق السلاحف البحرية الجلدية.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.海ガメの中でも最大種で、広範囲に生息し
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.여기 실제 환자들이 있습니다. 지금은 45,000명이 있는데요, 데이터로서 그들의 이야기를 공유하고 있습니다.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.45000 пациентов деляться своими историями в форме данных в настоящее время.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Aici sunt chiar pacientii, sunt 45.000 acum, impartasind povestile lor ca date.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Đây là một số bệnh nhân, có đến 45 000 người cho đến hiện tại, cùng nhau chia sẻ câu chuyện của họ.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Ecco i pazienti effettivi, al momento ce ne sono 45.000, che condividono le loro storie sotto forma di dati.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Este é um paciente com esclerose múltipla.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Estos son los pacientes reales, hay 45,000 de ellos ahora, compartiendo sus historias como datos.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Hier sind die Patienten, die ihre Geschichten als Daten teilen, derzeit etwa 45 000.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Hier zijn de echte patiënten, 45.000 zijn er nu, die hun verhalen delen onder de vorm van gegevens.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Oto pacjenci, jest ich obecnie 45,000, dzielący się swoimi danymi.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Voici les vrais patients, ils sont 45 000 maintenant, à partager leurs histoires sous forme de données.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.Ето ги настоящите пациенти - сега има 45 000, споделящи историите си като данни.
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.וחבר טוב מ - MIT הקמנו. הנה החולים האמיתיים, יש כרגע 45,000 כאלה,
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.هؤلاء هم المرضى الحقيقيون ، هناك 45,000 مريض الآن ، يشاركون بقصصهم كبيانات .
Burada gerçek hastalar var, şimdi 45.000 kişi oldular, öykülerini veri şeklinde paylaşıyorlar.それぞれの物語をデータとして共有しています これは多発性硬化症の患者のマイクです
Burada gördüklerimiz mitolojik kaynaklı öyküler değil,Ceea ce avem aici nu este de fapt reprezentarea vreunei scene mitologice
Burada gördüklerimiz mitolojik kaynaklı öyküler değil,To, co widziemy nie jest jedynie przedstawieniem jakiejś mitologii.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Alla berättelser intresserar mig och vissa hemsöker mig tills jag tillslut skriver ner dem.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Alle Geschichten interessieren mich und manche verfolgen mich, bis ich sie schließlich aufschreibe.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Alle historier interesserer mig, og nogle hjemsøger mig indtil jeg ender med at skrive dem.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Ik ben geïnteresseerd in alle verhalen en sommige achtervolgen me totdat ik ze uiteindelijk opschrijf.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.저는 모든 이야기들이 흥미롭고 어떤 이야기들은 머리에 계속 맴돌아 결국 글로 쓰게 되지요.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Minden történet érdekel, és némelyik addig kísért, míg végül írok róla.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Mọi câu chuyện hấp dẫn tôi, và một số ám ảnh tôi cho đến khi tôi phải đặt bút viết chúng.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Toate poveștile mă interesează, iar unele mă bântuie până când ajung să le scriu.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Todas as histórias me interessam e algumas perseguem-me até que acabo por escrevê-las.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Todas las historias me interesan, y algunas me obsesionan hasta que termino escribiéndolas.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Toutes les histoires m'intéressent, certaines me hantent à tel point que je finis par les écrire.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Tutte le storie mi interessano, alcune mi ossessionano tanto che finisco per scriverle.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Wszystkie historie interesują mnie, niektóre wręcz prześladują, dopóki ich nie opiszę.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Zajímají mě všechny příběhy a některé mě straší, dokud je nakonec nenapíšu.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Zaujímajú ma všetky príbehy a niektoré ma prenasledujú, kým ich nenapíšem.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Όλες οι ιστορίες με ενδιαφέρουν και μερικές με στοιχειώνουν μέχρι που καταλήγω να τις γράφω.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Все истории интересны мне, а некоторые даже преследуют, пока я, наконец, не напишу их.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Всички истории ме интересуват, а някои ме преследват, докато не започна да ги пиша.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.Всі історії мене цікавлять, а деякі навіть переслідують мене, доки я їх не запишу.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.כל הסיפורים מעניינים אותי, וחלקם רודפים אותי עד שלבסוף אני כותבת אותם.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.جميع القصص تعجبني، وبعضها تطاردني حتى أنتهي بكتابتها
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.脳裏から離れない事もあります よく浮かぶテーマは
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Ale podstatnější byly jeho příběhy o chudých, které byly jiné než ty, co jsem slýchala dříve.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.Ale przede wszystkim opowiadał historie o ubogich, które różniły się od tych, które do tej pory słyszałam.
Daha da önemlisi, yoksullar hakkında önceden hiç duymadığım türden öyküler anlatıyordu.De ami még fontosabb, olyan történeteket mondott a szegényekről, amiket nem hallottam korábban.