öyküler ile cümle
öyküler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Jedným takým, ktorý mi ako chlapcovi často rozprával, bol ten o prvom jadrovom pokuse Veľkej Británie.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Една от историите, която ми разказа, когато бях малък, беше за теста на първата британска атомна бомба.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.Когда я был маленьким, он очень часто рассказывал мне о первом испытании Великобританией атомной бомбы.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri제가 어렸을 때 아버지께서 자주 해주시던 얘기 중 하나는
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriVà một trong những câu chuyện mà ông thường hay kể cho tôi nghe khi tôi còn nhỏ.
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriואחד הסיפורים שהוא סיפר לי לעיתים קרובות כשהייתי ילד צעיר
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biriو من القصص اللتي حكاها لي مرارا عندما كنت ولدا صغيرا
Ben gençken bana sıklıkla anlattığı öykülerden biri英国初の核実験の話がありました
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.As histórias que contamos uns dos outros têm muita importância.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.De verhalen die we vertellen over elkaar zijn erg belangrijk.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Die Geschichten, die wir über uns erzählen bedeuten sehr viel.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Historie, które o sobie opowiadamy, mają bardzo duże znaczenie.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Kisah-kisah yang kita ceritakan tentang satu sama lain sangatlah berarti.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.우리가 서로에 대해 하는 이야기들은 매우 중요합니다.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Las historias que nos contamos unos a otros son muy importantes.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Les histoires que nous nous racontons les uns sur les autres comptent beaucoup.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Le storie che ci raccontiamo l'un l'altro contano molto.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Na príbehoch, ktoré rozprávame jeden o druhom, veľmi záleží.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Những chuyện chúng ta kể cho nhau nghe có ý nghĩa rất quan trọng.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Poveştile pe care le spunem unii despre alţii contează foarte mult.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Příběhy, které si navzájem vyprávíme, jsou důležité.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Személyes történeteink nagyon fontosak.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Tarinat, joita kerromme toisistamme, merkitsevät paljon.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Zgodbe, ki jih pripovedujemo o nas, so zelo pomembne.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Οι ιστορίες που διηγούμαστε ο ένας στον άλλον είναι πολύ σημαντικές
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Истории, которые мы рассказываем друг другу, очень важны.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Историите, които разказваме един за друг, са много важни.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.Історії, що ми розповідаємо одне про одного. дійсно мають велике значення.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.לסיפורים שאנו מספרים זה על זה יש חשיבות רבה.
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.إن القصص التي نخبرها لأصدقائنا هي التي تهم في الواقع بالفعل
Biribirimize dair öykülerimiz çok önemlidir.大切です 自分の人生を語ることも大切です
Biz de öykülerini buna yükledik.A na to nakładamy ich historie.
Biz de öykülerini buna yükledik.Chúng tôi đưa thông tin của họ vào đó.
Biz de öykülerini buna yükledik.E perguntámos: "Como vamos organizá-los?"
Biz de öykülerini buna yükledik.E portiamo dentro le loro storie.
Biz de öykülerini buna yükledik.데이터들을 모아서 그들의 이력들을 합치는 것입니다.
Biz de öykülerini buna yükledik.leurs données ensemble. Et nous mettons leurs histoires dedans.
Biz de öykülerini buna yükledik.Si aducem si istoria datelor lor.
Biz de öykülerini buna yükledik.Y traemos sus historias a él.
Biz de öykülerini buna yükledik.Въвеждаме историите им вътре.
Biz de öykülerini buna yükledik.И добавляем их личные истории.
Biz de öykülerini buna yükledik.יחדיו מסביב הנקודות המשמעותיות משולבים לאורך כל מה שאנחנו יודעים לגבי
Biz de öykülerini buna yükledik.كل بياناتهم مع بعض ، ونجلب تاريخهم كذلك .
Biz de öykülerini buna yükledik.それから「どうやって組みかえたらいい?」と話し合いました
Bu Bill Lange. Ben de Dave Gallo. Size video görüntüleriyle denizlerden bazı öyküler anlatacağız.Él es Bill Lange, yo soy Dave Gallo y les vamos a contar algunas historias sobre el mar usando videos.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Abbiamo già sentito in questo convegno storie di successo africano.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Am discutat la această conferinţă despre poveşti africane de succes.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Auf dieser Konferenz geht es um Erfolgsgeschichten aus Afrika.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Hemos estado hablando en esta conferencia sobre historias Africanas de éxito.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Kita telah berbicara di konferensi ini tentang kisah-kisah sukses orang Afrika.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.우리는 이 회의장에서 아프리카인들의 성공 이야기에 대해 이야기하고 있습니다.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Na tej konferencji mówiliśmy o afrykańskich sukcesach.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Nous avons parlé, à cette conférence, de réussites africaines.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.We hebben het op deze conferentie over Afrikaanse succesverhalen gehad.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.На тази конференция говорихме за африкански истории на успех.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Сегодня на конференции мы говорили об африканской истории успеха.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.בכנס הזה דיברנו על הצלחות אפריקאיות.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.لقد كنا نتحدث في هذا المؤتمر عن قصص النجاح الأفريقية
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.その結末が何かわかりますか?
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Eén zo'n verhaal heb ik gedaan over de lederschildpad.