öykü ile cümle

öykü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öykü ödül kazanmadı ancak yine de Ocak 1832'de bu gazetede yayımlandı.O ja tej podróży nigdy nie zapomnę” – pisał w sierpniu 1830 r.
Bir Sevda Öyküsü (Überfahrt.Historia pewnej miłości (pol.).
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Gdzie były utwory detektywistyczne, nim Poe tchnął w nie iskrę życia?” – pytał.
Öyküye göre Nemrut Babil'de bir kule inşa ettirir.Wiedza ta miała posłużyć zbudowaniu wieży Babel.
Bu öykülerden biri de Peter Pan idi.Jednym z jego modeli był Peter North.
Romanın yayımlanmasından beş yıl önce Wilde, Poe'nun öyküdeki ritmik anlatımını övmüştü.Pięć lat przed publikacją, Wilde chwalił rytmiczną ekspresję Edgara Allana Poe.
2005 yılında Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'ni öykü dalında kazandı.W 2005 roku Cristiano da Matta odniósł dla zespołu pierwsze w historii zwycięstwo.
Öykünün sonunda Vincent'ın savaşa gideceği kesinleşir.Zdaniem Tarnowskiego kraj powinien w każdym momencie gotów być do wojny.
Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsü anlatmaktadır.Jego rodzina pochodzi z Turcji, która wyemigrowała z Bułgarii.
Konsept albüm formatındaki çalışma, fantastik öğeler içeren bir öyküye dayanmaktadır.Jednak zawarte w formie tekstu opowieści związane z fantastyką czynią z niego album koncepcyjny.
Bu öykülerden biri de İki Yalnız Adam'dı.W związku z tym niektórzy uważają, że były to dwa osobne wydarzenia.
Fındık isimli öykü yazarın gençlik günlerinden kalmadır.Inspirację do napisania noweli stanowią wspomnienia autora z lat młodości na Śląsku.
Öykünün bu versiyonunda, ilk yayımlanan hâline göre 52 değişiklik yapılmıştı.Dotychczas wyemitowane zostały pierwsze 52 odcinki tej wersji serialu.
Öykülerinde konularını yaşadığı çevreden almıştır.W swoich opowieściach umiejscawia osoby ze swojego otoczenia.
Poe cevaben Amontillado Fıçısı'nı yazdı ve öyküde English'in romanına belirgin göndermelere yer verdi.Ten opowiedział Beczką Amontillado, używając kilku specyficznych odniesień do powieści Englisha.
Öykü içindeki Fatih Kurtçuk isimli şiir de Ligeia'nın hayata dönüşü hakkında çeşitli şüpheler doğurur.Wiersz Czerw Zwycięzca zawarty w noweli może stawiać zmartwychwstanie Ligei pod znakiem zapytania.
Birçok öyküsü filme çekilmiştir.Wiele z jej powieści zostało sfilmowanych.
Bu metot okuyucuyu da kapsar çünkü okuyucu ipuçlarını kendi okuyarak öyküyü takip eder.Ta metoda angażuje także czytelnika, który podąża za wątkami, samemu czytając poszlaki.
Öyküde 1932 yılındaki Paraguay – Bolivya arasında yaşanan Chaco Savaşından esinlenilmiştir.1932 – Wybuchła paragwajsko-boliwijska wojna o Chaco.
Ancak öyküler daha önceki ve daha sonraki dönemlerde de geçer.Mówi o rzeczach przeszłych i tych, co dopiero nastąpią.
Film bir anlamda kibar hırsız Arsène Lupin öyküsüdür.Wyidealizowanym przykładem znanym z literatury jest wizytówka Arsène Lupina.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Ma dar jasnowidzenia, wszystkie wydarzenia z życia notuje w swoim dzienniku.
Öykünün kahramanı için 17. yüzyıl Fransa tarihini resmetti.Wiek XIX to dla Francji okres rozwoju powieści.
Öyküler ise genelde Latin kaynaklıydı.Piśmiennictwo w tym okresie było przeważnie łacińskie.
Halk öyküsü Koşma ^ "Koçaklama".Nie ukrywam rozczarowania.... „Zapaśnik”.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Wszechobecna symbolika krwi i czasu sygnalizuje materialność.
Öyküsünü öğrenir.Zrozumieć historię.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.Grönlands historia handlar om ett liv under extrema arktiska förhållanden.
Uzun bir öykümüz vardır bizim.Har en lång historia.
"Öykünün eski tadı hep var".Jag har en konstig smak i munnen..."
Burun öyküsünün dünyada ilk ve tek çekilen filmidir.Filmen är Myklegårds första och enda filmregi.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü 1838'de yayımlandı ve ilgi gördü.Arthur Gordon Pyms äventyr (The Narrative of Arthur Gordon Pym) publicerades 1838 och fick stort gensvar.
100 öyküden oluşan eserde de günde 10 öykü anlatılır ve öyküler 10 günde sona erer.För att lätta upp stämningen berättar de tio berättelser per kväll i tio dagar.
Tarzan Edgar Rice Burroughs tarafından yaratılmış bir öykü karakteridir.Tarzan är en litterär figur skapad av Edgar Rice Burroughs.
Kitap onun öyküsünü anlatılıyor.Han berättar hela historien i boken.
Bu durum yazdığı öykülerde de etkisini göstermiştir.Detta får även genomslag i skriften.
Otobiyografisine Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü adını vermiştir.Han kallade sin självbiografi Historien om mina experiment med sanningen.
Kısa Öyküler (1916) Et (1917).Undersökningarna år 1916 och 1917, (1918).
İlk öyküsü 1906 yılında bir gazetede yayınlandı.Hans första novell publicerades i en tidning 1906.
Öyküsünü öğrenir.Lyssna på sagan.
Bu ailenin öyküsü şu şekilde bilinir.Huset verkar bekant på något vis.
Plutarkhos tarafından yazılan yaşam öyküsüne göre Coriolanus Romalı soyluları temsil etmekteydi.Enligt Plutarkos representerade Coriolanus den romerska aristokratin.
Film konusunu H.P. Lovecraft'ın aynı adlı kısa öyküsünden almıştır.Filmen är inspirerad av novellen med samma namn av H.P. Lovecraft.
Barney's Bowlarama'nın orijinal öyküsünde, Barney Gumble buranın sahibiydi.Den första bakgrundshistorien för Barney's Bowlerama var att den skulle ägas av Homers vän, Barney Gumble.
Öykü in medias res olarak başlar.Spelet börjar i en in medias res.
Kitap yedi öykü içerir.Böckerna innefattar sju serier.
Aynı zamanda kitapta bir aşk öyküsü de bulunuyor.Detsamma gäller kärleken i boken.
Sekiz bölümden oluşan öykünün ilk bölümü 2 Kasım'da, son bölümü 21 Aralık 1968 tarihinde yayınlanmıştır.Den första utgåvan, endast åtta sidor lång, publicerades den 2 november 1913.
Öyküsü nedeniyle zengin bir Baltimorelu olan John P. Kennedy'nin dikkatini çekti.Berättelsen gjorde att John P. Kennedy, en rik man i Baltimore, fick upp ögonen för Poe.
Tablo kitaptaki öykülerden birinin başlangıç noktasıdır.Boken är ett av de första exemplen på en dokumentärroman.
Oysa bu öykünün sonunda delikanlı başka bir kızla birlikte olmaya başlar.Han slutar till slut med en annan tjej.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı.Så börjar Gestumblinde berätta om sin färd.
Full Moon wo Sagashite 12 yaşındaki Mitsuki Kouyama’nın öyküsüne odaklanır.Clusia ciliata är en tvåvingeart som beskrevs av Mitsuhiro Sasakawa 1959.
Öykünün doruk noktasında anlatıcı kendini zifirî karanlıkta bulur.Gravida honor tenderar att gömma sig i mörkret.
Olanların, olmuşların öyküsü demektir.Tänk om de historier du berättar blev verkliga.
Adam Öykü.En berättelse?
Bu son öykü Slow Learner (Yavaş Öğrenen) (1984) adlı kitabı içinde yer alır.Fem av dessa tidiga berättelser finns publicerade i Steg för steg (Slow Learner, 1984).
Bu kompozisyonun bir öykü, bir anlatım veya bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir.Varje målning berättar en historia, en anekdot, ett minne.
Bir Sevda Öyküsü (Überfahrt.En älskares dagbok ().
Gecekonduları anlatan roman ve öyküleri de basılmıştır.Kan man då lita på romanen och dess berättare?

İlgili Sayfalar