Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Şi astfel va trebui să facem multă muncă care depaşeşte graniţele Internetului.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Szóval nagy munka vár ránk, ami pusztán az Internetnél sokkal mélyebbre vezet.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Und darum müssen wir uns eine Menge Arbeit machen, die über das Internet hinausgeht.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Vi måste arbeta mycket utöver internet.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Vì vậy, chúng tôi đang có rất nhiều việc phải làm chứ không chỉ là Internet.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Κι έτσι θα χρειαστεί να κάνουμε πολλή δουλειά και πέρα απ' το διαδίκτυο.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Для этого нам придется много поработать и за пределами интернета.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Ние ще трябва да свършим много работа, която се простира извън рамките на Интернет.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.Тому нам потрібно буде зробити багато роботи за межами Інтернету.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.אז אנחנו נצטרך לעשות הרבה עבודה שהולכת הרבה מעבר לאינטרנט.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.ولذا يتوجب علينا القيام بالكثير من العمل الذي يذهب لأبعد من الإنترنت.
Bu yüzden, internetten öteye giden bir cok şeyi yapmamız gerekiyor.ライセンスフリーモデルを選んだ大きな理由でもあります
Daha da öteye bakma kabiliyetimiz olsaydı,Gdybyśmy byli w stanie spojrzeć dalej...
Daha da öteye bakma kabiliyetimiz olsaydı,더 먼 곳을 보는 방법을 알아낼 수 있다면
Daha da öteye bakma kabiliyetimiz olsaydı,אבל אם היינו מסוגלים לבוא עם רעיון כיצד לצפות אפילו רחוק יותר --
Daha da öteye bakma kabiliyetimiz olsaydı,ولكن لو تمكنا من ابتكار سبل للنظر الى أبعد من ذلك...
Daha da öteye bakma kabiliyetimiz olsaydı,- 私はそれを大いに
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.디자인의 효용과 효과가 처음부터 그 안에 들어있지 않는 한
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Nemůžeme mít další pokroky v technologii, pokud není design integrován od samotného počátku.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Nie możemy liczyć na dalszy rozwój technologii, dopóki design nie będzie zintegrowany od samego początku.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.No podemos tener avances en tecnología en el futuro a no ser que integremos el diseño desde el principio.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Nous ne pouvons pas avancer plus longtemps en technologie à moins que le design soit intégré dès le début.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Nu mai putem vedea salturi ale tehnologiei decât dacă design-ul a fost integrat de la bun început.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.We kunnen geen vooruitgang meer hebben in technologie tenzij design er van bij het begin deel van uitmaakt.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Вече не може да има напредък в технологията, освен ако дизайнът не е интегриран от самото начало.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Мы не можем более двигаться вперед в области технологий, если дизайн не будет интегрирован с самого начала.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.אי אפשר לקבל יותר התקדמות בטכנולוגיה. אלא אם כן התכנון מובנה כבר מן ההתחלה.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.لا يمكننا الحصول على تقدم في التكنلوجيا أكثر إلا إذا تم دمج التصميم من البداية-
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.組み込まれているのでない限り もはやテクノロジーを 前に進めることはできないのです
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.제 요점은, 그들이 15명 이상을 넘어가지 못했다는 것입니다.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.A lényeg az, hogy képtelenek voltak 15 fölé menni.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Ce încerc să demonstrez este că nimeni nu a trecut de 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Ce que je veux dire, c'est qu'ils n'ont pas dépassé 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Ma il punto é che non sono riusciti ad arrivare oltre a 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Mijn punt is, ze kwamen niet voorbij de 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Mi punto es, no podían pasar de 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Was ich sagen will: Sie kamen nicht auf mehr als 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Zmierzam do tego, że nikt nie potrafił przekroczyć piętnastu.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Τι θέλω να πω: δεν μπορούσαν να σκεφτούν πάνω από 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Гледната ми точка е, че не можеха да надминат 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.Суть в том, что они не могли назвать больше 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.הנקודה שלי היא, שהם לא יכלו למנות יותר מ-15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.ومن وجهة نظري ، لا يمكنهم أن يتجاوزوا 15.
Demek istediğim şu ki; 15'ten öteye gidemediler.仮に20人の名前を挙げられたとしても
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.A literatura tem de nos levar para além.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Az irodalomnak fel kell emelnie minket.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.문학은 우릴 스스로의 경계 너머로 데려가요.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La letteratura deve portarci al di là.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La literatura nos tiene que llevar más allá.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La littérature doit nous emmener plus loin.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura nás musí dostat dál.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura powinna pozwalać nam pójść poza.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura trebuie să ne ducă dincolo de toate.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatur muss uns auf die andere Seite führen.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatuur moet ons verder brengen.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Litteratur måste ta oss till andra sidan.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Sastra harus membawa kita keluar
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Văn học phải làm được điều đó.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Η λογοτεχνία πρέπει να μας κάνει να ξεπερνάμε τα όρια.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Литература должна возносить нас над всем.