Ana içeriğe geç
Sözlük

öteye ile cümle

öteye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak uzay çalışmalarının geneli düşünüldüğünde, bir iyi niyet gösterisi olmaktan öteye gidemedi.Deși Endeavour se afla acum într-o stare bună, nu același lucru se putea spune despre echipajul său.
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.A magányosság több, mint puszta vágy a társaságra vagy egy másik személyre.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Mindig egy-két lépéspárral előrébb gondolkodott.
Bunda öteye gitmeyeceğiz.Nem szállok majd messzire.
Türkiye'deki jeomorfoloji betimlemeden öteye gitmemektedir.Oikein hoidetusta turkista ei lähde ollenkaan karvaa.
Daha öteye gidemez.Δεν μπορώ να κρατήσω άλλο.
Bunda öteye gitmeyeceğiz.Δεν μένει εκεί.
Bağlantılı olarak, buzul zamanlarındaki iklim nem kuşağı bugün için birkaç enlem daha öteye yerleşmiştir.Συνήθως λόγω των άσχημων καιρικών συνθηκών, δεν υπάρχει σύνδεση για μία ή παραπάνω ημέρες.
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.Ensomhed er en følelse af at være alene og af at savne nærhed med andre.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Det var udover venskab for os.
Ama bu da ülkede durumu daha karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir.Med andre ord, gjør det ikke vanskeligere enn det er.
Ancak Pioneer'in bulguları bundan öteye gidememiştir.Perus problemer var ikke løst med dette.
Birliğin daha öteye gidip gitmediği belli değildir.Lebih cepat mengetahui apakah ordernya done (terjadi) atau tidak.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Pantang mundur, terus maju, bulatkan tekadmu!
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.Sang ayah selalu mendorongnya untuk selalu maju.
Bunda öteye gitmeyeceğiz.Tidak hanya sampai disitu.
Ürktüklerinde bulundukları yerden en fazla 100 ila 500 m. öteye uçarak kaçarlar.Chúng thường bay ở độ cao 300 đến 500 m trên khu vực của mình.
Bir süre sonra ilişkiler değişir ve neticede olay gençler için bir yaz tecrübesinden öteye gitmez.それ以後はすべて18時以後のナイターとなり、夏季薄暮を含めたデーゲームは行われない。
Öteye gidin, dönün, bakmayın!「見る、立つ、出る。
Daha öteye gidemez.これ以上は無理だ。
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.今日諸君の講学もまたこれと轍を同じゅうする。
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.望むのは友好関係のみだ。
Ayı cüceyi yakaladığı gibi öteye fırlatmış.ウナギをつかまえようとして浮かび上がり月にたどりつく内容。
Kaynaklar söylenceden öteye gitmiyorlar.仁宗怕是谣言不从。
Lorber’in şu anki işi "öteye" gitmektir.目前工作的酒吧"Luxor"
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.彼此的友誼並沒有很深。
Daha öteye gidemez.則不待更着。
Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.比起被友好对待,更希望别人怕自己。
Bunda öteye gitmeyeceğiz.나는 거기에 가지 않을 것이다.
Daha öteye gidemez.더 이상은 안 됩니다.
Teoriden öteye gitmemiştir.이론만 앞세우는 관료가 아니니까요.
Hatta, onları hep bir adım daha öteye taşıdı.אך תמיד ממשיכה להתקדם גם לאורך.
Bu günümüz tarihçilerinin tespiti olmakla beraber tahminden öteye gidemeyen bir benzetmedir.אירועים אלו נחשבים בעיני ההיסטוריונים כיום לרצח עם.
Kaynaklar söylenceden öteye gitmiyorlar.לשמועות אלו אין שחר.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Напред, напред и само напред и не си и помисляй да се обръщаш.
Bunda öteye gitmeyeceğiz.Аз не искам да отида там.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.В опита си ние свикваме с тях и не ги подлагаме на съмнение.
Köyün yaşlılarına göre, köyün tarihi yedi kuşak öteye dayanmaktadır.Според традицията е основано от жителите на седем села.
Daha öteye gidemez.Така не може да продължава повече!
Burada 18 gün kalmış, buradan öteye geçememişlerdir.Na njoj je radio 18 godina, ali je ostala nedovršena.
Ekonomik alanda ise birkaç tekliften öteye gidilemedi.Na front sa mu podarilo dostať až po viacerých žiadostiach.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Aby sa kvôli tejto téme dokonca nerozpadávali priateľstvá.
Sonuçta SACD kopyası şu an için CD kalitesinden öteye geçememekte.Obal gramofónovej platne sa od obalu CD líši.
Burada 18 gün kalmış, buradan öteye geçememişlerdir.Zaznamenal 18 trestných minút, neskóroval.
Ancak isabetli bir etkinlik ölçütünün yalnızca iddialardan daha öteye gitmesi gerekir.Tieto extrémne behy však vyžadujú viac než len kondíciu.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Turn back, turn back, turn back, turn back..."(Glasba je reverzibilna, a čas ni.
Daha öteye gidemez.Ne more je več čakati.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Sustot, atgal pasižiūrėti…, rež.
Daha öteye giderek, ölüleri bile diriltmeye çalışır.Tokiu būdu jie maitina ir mirusiųjų vėles.
Ayı cüceyi yakaladığı gibi öteye fırlatmış.Žemiau kalnų yra paukštis išskleistais sparnais.
Okulda edinilen bilgiler genellikle teoriden öteye geçmez.Teorija dažniausiai neturi ryšio su praktika.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Aber Wissen, das uns nicht über uns selbst hinaus führt, macht uns elitär, distanziert und trennt uns.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Ale poznání, díky němuž nepřekonáme sami sebe, z nás dělá elitářské, odtažité a nespřízněné lidi.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Det gör oss elitistiska, avståndstagande och frånkopplade.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.하지만 우리 자신을 넘어서게 하지 않은 지식은 우릴 엘리트주의자로 만들고, 거리를 두고 단절되게 만들죠.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Maar kennis die ons niet verder brengt dan onszelf maakt ons elitair, afstandelijk en losgekoppeld.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Mais la connaissance qui ne nous emmène pas au delà de vous-même, nous rend élitistes, distants et isolés.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Ma la conoscenza che ci porta non al di là di noi stessi, ci rende elitisti, distanti e sconnessi.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Mas o conhecimento que não nos leva para além de nós mesmos, faz de nós elitistas, distantes e desligados.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Wiedza jednak, która nie daje nam względu poza nasz świat, czyni z nas elitystów. Oddalonych i odlączonych.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod