Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Но знание, което не ни усъвършенства, ни прави сноби, резервирани и изолирани.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.Но знание, которое не возвышает нас над самими собой, делает нас разрозненными и отстраненными.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.אך ידע שלא לוקח אותנו אל מעבר לעצמנו, הופך אותנו לאליטיסטים, מרוחקים ומנותקים.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.ولكن العلم الذي لا يجعلنا نتخطى ذواتنا, يجعلنا نخبويين, وبعيدين ومبتورين.
Ama bizi kendimizden daha öteye götürmeyen bilgi bizi elitist yapıyor, mesafeli ve uzak.切り離されていきます 私は人生を 動くコンパスに 例えるのが好きです
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Aber aus so einer Forderung wurde nichts, außer Spot und Hohn?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Czy te roszczenia nie powodowały pogardy i kpiny?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?És ennyi követeléssel mindössze megvetést és gúnyolódást értek el?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?하지만 그러한 권리주장이 단지 경멸이나 조소의 대상이 되지 않았나요?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?La toate aceste plângeri nu aţi putut răspunde decât prin dispreţ şi batjocură?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Maar zo'n claim heeft niet geresulteerd in iets anders dan hoon en spot?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Mais une telle plainte peut-elle aboutir à autre chose qu'un résultat méprisant et ridicule ?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Ma questa frase non era nient'altro che di derisione e scherno?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men förfrågan föranledde bara hån?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men förfrågan föranledde bara hån?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Men sådan et krav har ikke resulteret i andet end hån og latterliggørelse?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Mutta moinen ei johtanut mihinkään muuhun kuin halveksuntaan ja pilkantekoon?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nevedla to ale pouze k výsměchu a opovržení?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nhưng tuyên bố như vậy đã không có kết quả gì ngoài sự khinh bỉ và nhạo báng?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Nhưng tuyên bố như vậy không có kết quả, thế còn khinh miệt và nhạo báng?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?¿Pero tal reclamo no resultó en nada más que en desprecio y ridículo?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Tapi pernyataan semacam itu tak menghasilkan apa pun selain makian dan ejekan?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Αλλά μια τέτοια αξίωση είχε ως αποτέλεσμα... μόνο περιφρόνηση και γελοιοποίηση;
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?- Но отговорите Ви не са ли били пълни с презрение и подигравки?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?Но такое утверждение не привело ничего, кроме презрения и насмешек?
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?אך טענות אלה לא נענו ?אלא בבוז ולעג
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?ولكن هذا الادعاء لم يؤدي لشيء عدا بعض السخرية و السخافة؟
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?以前は ちゃんと返事したさ
Beni bariz olandan öteye iten, doğuştan bir merakım var.Am o curiozitate înnăscută care mă poartă dincolo de aparențe.
Beni bariz olandan öteye iten, doğuştan bir merakım var.Tengo una curiosidad innata que me lleva más allá de lo obvio.
Beni bariz olandan öteye iten, doğuştan bir merakım var.Я от рождения любопытна и это движет меня за границы очевидного.
Beni bariz olandan öteye iten, doğuştan bir merakım var.目に見えない隠されたものへの 好奇心を持っていました 父はニューヨーク州北部の小さな町で 警察署長を務めていました
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.5년이나 10년 후를 바라봐야 해요.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Anda harus melihat lima atau 10 tahun ke depan.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Bisogna guardare 5 o 10 anni avanti.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Man muss also fünf oder zehn Jahre vorausschauen.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Musisz patrzeć 5-10 lat do przodu.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Ta phải nhìn về phía trước năm đến mười năm.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Tienen que mirar cinco o diez años para adelante.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Trebuie să priveşti cinci sau 10 ani înainte.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Πρέπει να βλέπεις πέντε ή δέκα χρόνια μπροστά.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Нужно смотреть на пять или десять лет вперёд.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.Трябва да гледате пет или десет години напред.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.عليك ان تفكر قدما خمس أو عشر سنوات.
Beş veya on yıl öteye bakmalısınız.このようなビジョンがあれば、前へ進んでいけると考えております。
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,여기서 좀 더 멀리 나가서, 해왕성 궤도 바깥에서 천체들을 찾을 수 있습니다.
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,נתרחק עוד קצת, ונמצא שמעבר למסלול של נפטון,
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,إذا مانظرنا أبعد قليلا, إلى المنطقة بعد مدار الكوكب نيبتون
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,太陽からはるか遠くに行けば 真の土地が見つかります
Biraz daha öteye gideyim.A já zajdu ještě dál.
Biraz daha öteye gideyim.A zájdem ešte trochu ďalej.
Biraz daha öteye gideyim.E irei mais longe.
Biraz daha öteye gideyim.És még tovább megyek.
Biraz daha öteye gideyim.Et j'irais même plus loin.
Biraz daha öteye gideyim.Ik zal nog verder gaan.
Biraz daha öteye gideyim.한가지 더 말씀드리자면
Biraz daha öteye gideyim.Och jag vill ta det ett steg längre.
Biraz daha öteye gideyim.Og jeg vil tage den et skridt videre.
Biraz daha öteye gideyim.Pójdę nawet dalej.
Biraz daha öteye gideyim.Saya akan membawa Anda lebih jauh.