Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Ale tiež je jasné, že prosperita znamená viac.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Dar e clar si ca prosperitatea este mai mult decat aceste lucruri.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.하지만 번영이라는 것이 그런 수준을 넘는다는 것은 명확합니다.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Maar het is eveneens duidelijk dat welvaart over veel meer gaat.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Ma è anche chiaro che la prosperità va al di là di questo.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Mais il est aussi clair que la prospérité va au-delà.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Mas também é evidente que a prosperidade vai para além disto.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Men det är också tydligt att välstånd är något utöver detta.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Nhưng nó cũng rõ ràng là sự thinh vượng vượt qua yếu tố này.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Pero también está claro que prosperidad es más que esto.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Αλλά είναι επίσης σαφές ότι η ευημερία πηγαίνει πέρα από αυτό.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Но е също ясно, че просперитета не означава само това.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.Но так же ясно, что процветание это нечто большее.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.אבל גם ברור ששגשוג הוא יותר מזה.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.لكنه جلى لنا أيضاً أن مرحلة الإزدهار تتعدى هذا.
Fakat aynı zamanda refahın bunun ötesin de olduğu da açıktır.これには社会的 心理的目的があります
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Aber dahinter steckt mehr als nur gute Ergonomie, als einfach Knöpfe an den richtigen Stellen anzubringen.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ale to coś więcej niż ergonomia, niż umieszczanie przycisków w odpowiednim miejscu
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Dat is meer dan gewoon goede ergonomie, de knoppen op de juiste plaats zetten.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Este mai mult decat pur si simplu ergonomia, amplasarea butoanelor la locul potrivit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.이건 버튼들을 적절한 위치에 배치하는, 단순한 인간공학을 넘어서는 문제입니다.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ma è più che semplice ergonomia, il mettere i bottoni al posto giusto.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Mais c'est plus qu'une bonne ergonomie, en mettant les boutons au bon endroit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Pero eso es más que simplemente buena ergonomía, poner lo botones en el lugar adecuado.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Több ez annál, mint csak egyszerű ergonómia, elhelyezni a gombokat a megfelelő helyre.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Zároveň je to viac než len dobrá ergonómia, dávať gombíky na správne miesta.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но това е повече, отколкото просто добра ергономичност, поставяне на копчетата на правилното място.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но это больше, чем просто хорошая эргономика, размещение кнопок в правильном месте.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.זה יותר מסתם הנדסת אנוש (ארגונומיה), הנחת הכפתורים במקום הנכון.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.كل ذلك أكبر من مجرد غلاف جذاب أو وضع الأزرار في المكان المناسب
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.ボタンを正しい場所に置くといったこと以上のものです 多くの場合それは、文化やその背景を理解することから始まり
Fakat bütün bunların, ve hatta bunlara şahit olmanın ötesinde birşey vardır.Mais il y a quelque chose au-delà de tout ça, même le fait d'être témoin de cela.
Fakat bütün bunların, ve hatta bunlara şahit olmanın ötesinde birşey vardır.Pero hay algo más allá de todo eso, incluso el atestiguarlo.
Fakat bütün bunların, ve hatta bunlara şahit olmanın ötesinde birşey vardır.Но есть То, что за пределами всего этого. Даже наблюдение этого.
Fakat bütün bunların, ve hatta bunlara şahit olmanın ötesinde birşey vardır.それらの目撃、こうやって話している事も 君は目撃しているんだ
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Ale ak chceme prežiť aj viac ako ďalších sto rokov, našou budúcnosťou je vesmír.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Ale jeśli chcemy przetrwać więcej niż następne sto lat, nasza przyszłość jest w kosmosie.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Ale jestli chceme přežít i déle než dalších sto let, naší budoucností je vesmír.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Dar dacă dorim să continuăm dincolo de următoarea sută de ani, viitorul nostru este în spaţiu.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.De ha az elkövetkezendő száz év után is folytatni akarjuk, a világűrben a jövőnk.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.하지만, 만일 다음 수백 년 이상을 계속해서 살아가고 싶다면 우리의 미래는 우주 안에 있습니다
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Maar als we willen blijven bestaan na de komende honderd jaar, dan ligt onze toekomst in de ruimte.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Mas se queremos continuar para além dos próximos cem anos, o nosso futuro é no espaço.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Men om vi vill fortsätta bortom de kommande hundra åren så finns vår framtid i rymden.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Mutta jos haluamme selviytyä kauemmin kuin seuraavat sata vuotta, tulevaisuutemme on avaruudessa.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Namun jika kita ingin tetap bertahan untuk ratusan tahun lagi, masa depan kita adalah di luar angkasa.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Nhưng nếu chúng ta muốn tiếp tục tồn tại trong hơn vài trăm năm tới, tương lai của ta nằm trong không gian.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Pero si queremos continuar más allá de los próximos cien años, nuestro futuro está en el espacio.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Wenn wir aber über die nächsten hundert Jahre hinaus weitermachen möchten, ist unsere Zukunft das Weltall.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Αλλά αν θέλουμε να συνεχίσουμε πέρα από τα επόμενα εκατό χρόνια, το μέλλον μας βρίσκεται στο διάστημα.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Але, якщо ми хочемо продовжувати у такому ж дусі наступну сотню, наше майбутнє - у космосі
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Но ако искаме да продължим отвъд следващите сто години, нашето бъдеще е в космоса.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.Но если мы хотим продолжать в том же духе еще сто лет или более, наше будущее — в космосе.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.אך אם ברצוננו להמשיך מעבר למאה השנים הבאות, עתידנו מצוי בחלל החיצון.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.ولكن إذا أردنا أن نستمر الي ما هو أبعد من المئة سنة القادمة فإن مستقبلنا في الفضاء.
Fakat gelecek yüzyılın da ötesine gitmek istiyorsak, geleceğimiz uzayda.我々の未来は宇宙にある だからこそ 有人(manned)の
Fakat gerçekteki tasarım, bizim bu tahminlerimizin çok ötesinde.E esse design está muito para lá da nossa ideia inicial.
Fakat gerçekteki tasarım, bizim bu tahminlerimizin çok ötesinde.En dat ontwerp gaat als het ware verder dan onze oorspronkelijke voorstelling ervan was.
Fakat gerçekteki tasarım, bizim bu tahminlerimizin çok ötesinde.És ez a terv igazából jóval felülmúlja az eredeti elképzeléseinket.
Fakat gerçekteki tasarım, bizim bu tahminlerimizin çok ötesinde.Et cette architecture est en quelque sorte bien au-delà de ce que nous imaginions à l'origine.