Ana içeriğe geç
Sözlük

ötesi ile cümle

ötesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Ba co víc, vnější svět nebo dotyčný úkon je nejasný a zároveň proměnlivý.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.E non solo, il mondo esterno, o il compito, sono entrambi ambigui e variabili.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Et plus encore, le monde extérieur, ou la tâche, sont tous deux ambigus et variables.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.În plus, lumea exterioară sau sarcina primită, sunt ambigue și schimbătoare.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.나아가, 바깥 세상이나 작업에 있어서 모호성과 변이성이 항상 존재합니다.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Meer nog, de buitenwereld of de taak is zowel dubbelzinnig als variabel.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.O mundo exterior, ou a tarefa, é simultaneamente ambíguo e variável.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Ponadto, świat zewnętrzny, czyli zadanie, jest zarówno dwuznaczny jak i zmienny.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Sőt ennél több is van itt, a külvilág, vagy feladat is többértelmű és változó.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Und mehr als das, die Außenwelt, oder die Aufgabe, ist mehrdeutig und variabel.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Và hơn thế nữa, thế giới bên ngoài, hay nhiệm vụ đều mơ hồ và hay thay đổi
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Y mas aún, en el mundo exterior o en una tarea, son ambos ambiguos y variables.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Επιπλέον,ο έξω κόσμος είναι διφορούμενος και μεταβλητός.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.И более того, внешний мир, или задача являются одновременно двусмысленными и изменчивыми.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.Още по темата -- външният свят, или задача, е едновременно неясен и променлив.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.ואפילו עוד יותר, העולם סביבנו, או המשימה, הם מעורפלים ומשתנים.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.وأكثر من ذلك، فإن العالم الخارجي، أو المهمة، على حدٍ سواء غامضة ومتغيرة.
Bunun da ötesinde, gerçek dünya ya da görev hem bilinmez hem de çok çeşitlidir.不定でかつ多様です ティーポットは満杯や空のときがあり
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.A kromě toho mají morální schopnost rozpoznat, co to "činit správně" znamená.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Dessutom har de den moraliska förmågan för att förstå vad "göra rätt" innebär.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Di samping itu, mereka punya kecakapan moral untuk menentukan arti "berbuat baik".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.En bovendien hebben ze de morele vaardigheid om uit te zoeken wat "goed doen" betekent.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.E oltre a ciò, essi hanno la capacità morale di immaginare cosa significa "fare del bene".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.És ezen felül, megvan a morális képességük, hogy felismerjék mit is jelent "jót tenni".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Et bien plus, ils ont l'aptitude morale de trouver comment "bien" le faire.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.I ponadto, mają zdolność oceny moralnej, co "właściwe postępowanie" oznacza.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.더 나아가 "옳은 일을 한다"는게 무엇을 의미하는지 알아보는 도덕적 판단력이 있습니다.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Mais importante ainda, têm a capacidade moral para perceber o que "fazer o bem" quer realmente dizer.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Más allá de esto, tienen la habilidad moral de deducir qué significa "hacer el bien".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Og ud over det, de har de moralske færdigheder til at forstå hvad "at gøre det rigtige" betyder.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Okrem toho majú morálnu schopnosť, aby sa dovtípili, čo znamená zachovať sa správne.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Şi mai mult decât atât, au priceperea morală să înţeleagă ce înseamnă "a face bine".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.Und haben darüber hinaus die moralische Fähigkeit herauszufinden was "richtig zu behandeln" bedeutet.
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И более того, они обладают добродетелью ума, позволяющей им определить, что означает "по-человечески".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.И освен това имат моралното умение да разберат, какво означава "да постъпят правилно".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.ובנוסף, יש להם הכושר המוסרי לדעת מה פירוש "הגינות".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.فضلاً عما لديهم من مهارة أخلاقية لمعرفة معنى أن "تقوم بما هو صحيح".
Bunun da ötesinde, "hakkaniyetin" anlamını bilecek ahlaki becerileri vardır.アリストテレスは「実践知とは」
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenAlém disso, isto provavelmente significou muito mais, o massacre de My Lai veio a tona.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenÉszak-Vietnam partjaihoz.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren또 반전 분위기가 심해지고 있는 상황에 또 다른 엄청난 사건이 일어났다.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Daarbij, en dit maakte de zaak nog veel erger, kwam het My Lai Bloedbad aan het licht.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Navíc události asi ještě zhoršil masakr v My Lai.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Poza tym, co prawdopodobnie pogorszyło sprawę, wyszła na jaw masakra w My Lai.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Trên hết, cuộc tấn công này có thể đã làm cho tình hình xấu hơn nhiều, thảm sát Mỹ Lai xảy ra.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenOltretutto tutto ciò probabilmente provocò problemi assai peggiori, avvenne il massacro di My Lai
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenPara empeorar las cosas, ocurre la masacre de My Lai.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenЗа цим послідувало масове вбивство в Сонгмі, що ще погіршило ситуацію.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştirenミーライ大虐殺が出てくる。
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Außerdem begannen sie zu lernen, die Symbole mit den Sachen und den Tönen zu assoziieren.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.그뿐만 아니라 기호, 소리, 물건들 사이의 연관성을 알아내기 시작했죠.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Mai mult de atât, au început să învețe asociațiile dintre simboluri, sunete și obiecte.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Más allá de eso, sin embargo, empezaron a aprender relaciones entre símbolos, sonidos y objetos.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Ngoài ra, chúng bắt đầu học sự kết hợp giữa các biểu tượng, các âm thanh và các vật thể.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oltre a questo, comunque, hanno iniziato a imparare associazioni tra simboli, suoni e oggetti.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oprócz tego, zaczęły się uczyć powiązań pomiędzy symbolami, dźwiękami a przedmiotami.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.А ещё они стали запоминать, как связаны друг с другом символы, звуки и предметы.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.מעבר לכך, בכל אופן, הם התחילו ללמוד את האסוציאציות בין הסמלים, הצלילים והאובייקטים.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.وأكثر من ذلك، بدآ تعلم الربط بين الرموز والأصوات والأشياء.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.関連付けられるようになり始めました 関連付けられるようになり始めました これは自立的学習です
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod