Ana içeriğe geç
Sözlük

ötesi ile cümle

ötesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(Śmiech)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(Smiech)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(Смех)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(Смях)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(צחוק)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.(ضحك)
Bu anlaşılanın ötesinde bir hastalık.けれどもお陰で親密なチームが
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Co do systemu plików nigdy nie pomyśleliśmy że hiperłącza mogłoby wyjść poza lokalną sieć.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.그런데, 파일시스템으로 말하자면, 이러한 하이퍼링크들이 근거리 통신망을 넘어서 갈 수는 없었어요.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Говоря о файловой системе, мы не понимали, что гиперссылки могут использоваться за границами локальной сети.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.אגב, אם מדברים על שיטת התיוק, מעולם לא עלה בדעתנו שהיפר-קישורים אלה עשויים להגיע אל מעבר לרשת התקשורת המקומית.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizAceasta este o cameră de simulare a procesului de deliberare a unui juriu
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizDas hier ist ein Beratungsraum für simulierte Jurys, und hinter dem spiegelnden Glas sehen Sie
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizDit is een simulatieruimte voor juryberaadslaging.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizEsta é uma sala de simulação de deliberação de júri.
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsiniz여기는 모의 배심원 토의실입니다. 양면거울 너머로 배심원자문가들이
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizVoici la salle des délibérations d'une simulation de jury. Vous pouvez voir derrière ce miroir sans teint
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizזהו חדר הדמיה לדיוני חבר מושבעים, ואתם רואים שמעבר למראה הדו-צדדית הזו
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizهذه هي هيئة محلفين المحاكاة في غرفة المداولة ، ويمكنك رؤية خلف تلك المرآة باتجاهين
Bu bir jüri simülasyon müzakere odası ve bunu iki yönlü aynanın ötesinde görebilirsinizマジックミラーの向こう側に 陪審裁判のアドバイザーたちが控えていて
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Aceasta este a treia principală inovaţie a componentei transfrontaliere a IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.A toto je třetí, hlavní inovace přeshraničního prvku IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Detta är den tredje huvudinnovationen med IPA:s gränsöverskridande komponent.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dette er den tredje hovedfornyelse af IPA’s grænseoverskridende komponent.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dies ist die dritte wesentliche Neuerung der grenzüberschreitenden Komponente des IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Dit is de derde grote vernieuwing van de grensoverschrijdende component van het IPA.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Esta é a terceira grande inovação da vertente « transfronteiriça » do IAP.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Po pierwsze oznacza to, że programy będą wieloletnie.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Telle est la troisième innovation majeure du volet «transfrontalier» de l'IAP.
Bu da, IPA’nın sınır ötesi bileşeninin getirdiği üçüncü temel yeniliktir.Това е третото основно нововъведение в трансграничния компонент на ИПА.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Aceste unde sonore au frecvenţe în domeniul infrasunetelor, domeniu sonor de care nimeni nu ştie.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Ces sons sont situés dans le domaine de l'infrarouge, domaine que personne n'entend.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Deze golven hebben frequenties in het infrageluiddomein. Infrageluid kan je eigenlijk niet horen.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Diese Wellen haben Frequenzen im Infraschallbereich, einem Bereich, den eigentlich niemand kennt.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Esas ondas tienen frecuencias en el dominio infrasonoro, aún desconocido.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Ezen hullámok frekvenciája az infrahangok tartományában van, amiket tulajdonképpen senki sem ismer.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.이 소리의 주파수는 초저주파 불가청음대에 속하는데, 다시 말해 인간이 들을 수 없는 영역의 소리란 뜻입니다.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Quelle onde hanno frequenze ad infrarossi, e nessuno ne conosce il suono
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.To fale o częstotliwościach w zakresie niesłyszalnych dla nas infradźwięków.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Но эти волны имеют частоты в инфразвуковом диапазоне, т.е. диапазоне, который мы не слышим.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.Тези вълни имат честоти в инфразвуковата област, звукът, неизвестен всъщност за никого.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.לגלי קול הללו יש תדירויות בתחום האינפרא-סוני שהוא תחום שאף אחד לא מכיר.
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.تلك الموجات لديها تردد في المدى تحت الصوتي, الصوت الذي لايعرفه احد
Bu dalgaların ses-ötesi, kimsenin ne olduğunu bilmediği ses ötesi, frekansları var.可聴域以下の領域の周波数を持っています 最も重要な質問に戻ります:
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Al di là dei grossi vantaggi federali, le persone sposate fanno più soldi.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Dar dincolo de profundele beneficii colaterale federale oamenii căsătoriţi fac mai mulţi bani.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.De ezeken a fontos szövetségi dolgokon túl, a házas emberek több pénzt csinálnak.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.하지만 엄청난 연방 특권들 이외에도, 결혼한 사람들이 돈을 더 많이 법니다.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Maar behalve de diepzinnige federale voordelen, verdienen getrouwde mensen meer geld.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Mais au-delà des avantages fédéraux, les couples mariés gagnent plus d'argent.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Más allá de los profundos beneficios federales, la gente casada gana más dinero.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Mas, para além dos benefícios federais, pessoas casadas ganham mais dinheiro.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Men utöver de djupgående federala påhitten tjänar gifta människor mer pengar.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Namun di luar tunjangan-tunjangan ini, orang yang menikah berpenghasilan lebih besar.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Neben diesen grundlegenden Vorteilen auf Bundesebene verdienen Verheiratete mehr Geld.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Nhưng ngoài các đặc quyền liên bang này, những người kết hôn kiếm được nhiều tiền hơn.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Ovšem vedle celonárodních výhod vydělávají lidé v manželství více peněz.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Poza dodatkami rządowymi, ludzie związni więcej zarabiają.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Αλλά πέρα από τα σπουδαία ομοσπονδιακά "τυχερά" οι παντρεμένοι κερδίζουν περισσότερα χρήματα.
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.Але одружені люди отримують не тільки бонуси від держави - вони заробляють більше грошей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod