Ana içeriğe geç
Sözlük

ötesi ile cümle

ötesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anlatacağım, biyomimetiğin ötesinde bir hikaye.생체모방을 넘어선,
Anlatacağım, biyomimetiğin ötesinde bir hikaye.זהו סיפור על ההתקדמות מביומימטיקה
Anlatacağım, biyomimetiğin ötesinde bir hikaye.إنها قصة عن ما بعد التقليد الحيوي
Anlatacağım, biyomimetiğin ötesinde bir hikaye.個人的には「生体相利共生」と呼んでいます
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Acho que temos a oportunidade de ultrapassar os gregos.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Cred că avem ocazia să îi depășim pe greci.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Creo que tenemos la oportunidad de hacerlo mejor que los griegos.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Ich denke, wir haben die Gelegenheit, die Griechen zu übertrumpfen.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Je pense que nous avons l'opportunité de surpasser les Grecs.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.저는 우리가 그리스보다 한 수 앞설 기회를 가지고 있다고 생각합니다.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Myślę, że mamy okazję prześcignąć Greków.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Tôi nghĩ là ta có cơ hội tạo ra một bước tiến vượt hơn người Hy Lạp.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Volgens mij kunnen we de Grieken voorbij streven.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Πιστεύω ότι έχουμε την ευκαιρία να ξεπεράσουμε τους Έλληνες σε αυτό.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Мисля, че имаме възможност да надминем гърците.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Я думаю, у нас есть возможность превзойти греков.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Я думаю, що ми здатні перевершити греків.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.אני חושב שיש לנו את ההזדמנות להתעלות על היוונים.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.اعتقد لدينا الفرصة لنتفوق على اليونانيين
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.ギリシャ人を負かすのは容易ではありません ギリシャ人はエジプト人の勤勉さを利用して
Arada bir dönem var, protesto gösterilerinin çok ötesinde olaylar yaşanıyor,Zucker:
Arada bir dönem var, protesto gösterilerinin çok ötesinde olaylar yaşanıyor,Зукер:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Có một người đàn ông thượng lưu lịch lãm kiểu Anh quốc từ thế giới quý tộc thượng lưu:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Der var en gentleman med en engelsk elegance, en luksus hinsides aristokrati:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Englantilainen herrasmies, jonka eleganssissa on muutakin ylellistä kuin aristokraattinen tausta:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Je bil kavalir z angleško eleganco, razkošjem nad aristokracijo:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:영국의 귀족으로
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:L'"élégance anglaise, le luxe détaché de l"'aristocratie :
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı: Westminster Dükü,L'eleganza inglese, il lusso esclusivo dell'aristocrazia, il duca di Westminster,
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı: Westminster Dükü,Volt egyszer egy elegáns angol úr, az arisztokráciát megszégyenítő luxussal:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Имало един благородник с английска елегантност и лукс отвъд аристократизма:
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Истинный аристократ, воплощение британской элегантности и непринужденной роскоши,
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:كان هناك رجل نبيل بأناقة انجليزية
Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:ウェストミンスター公爵は 英国で最も裕福な男性でした
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Alapvetően a zenekar és a kórus sokkal több, mint művészi szervezet.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.De essentie van het orkest en het koor is veel meer dan artistieke structuren.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.본질적으로, 오케스트라와 합창단은 예술적 집합체, 그 이상입니다.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Nella loro essenza, l'orchestra e il coro sono molto più che strutture artistiche.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Về bản chất, dàn nhạc và dàn hợp xướng còn hơn cả các kiến trúc nghệ thuật.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Vo svojej podstate sú orchester a zbor oveľa viac než len umelecké telesá.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.W swej istocie, orkiestra i chór są czymś więcej niż artystyczną kreacją.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Zusammengefasst waren das Orchester und der Chor viel mehr als künstlerische Strukturen.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.Κατ' ουσίαν, η ορχήστρα και η χορωδία είναι κάτι πολύ παραπάνω από μουσικές δομές.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.В същността си, оркестърът и хорът са много повече от творчески структури.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.По своей сути оркестр и хор - это нечто гораздо большее, чем просто объединение музыкантов.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.По своїй суті оркестр і хор це значно більше ніж об'єднання музикантів.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.במהותן, התזמורת והמקהלה הן הרבה יותר מישויות אומנותיות.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.في جوهرها, الأوركسترا والجوقات أكثر بكثير من هيكلها الفني.
Aslinda, hem orkestra hem koro, sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.芸術的な構造をはるかにしのぐものです それは社会生活の例であり学びの場です
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Alebo sa na všetky pocity treba pozerať kolektívne, a nie na každý z nich jednotlivo.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.A może, emocje istnieją zbiorowo a nie tylko indywidualnie ?
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Có thể trong thực tế cảm xúc tồn tại theo đám đông chứ không chỉ theo cá nhân.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Forse le emozioni hanno un'esistenza collettiva, e non solo personale.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.어쩌면 사실, 감정이라는 것이 애초에 집합적 차원으로도 존재하여 그저 개인적 차원으로만 존재하는 것이 아닐 수도 있습니다.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Lehet, hogy az érzelmeknek kollektív létformájuk is van, nem csak egyéni létük.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Måske har følelser faktisk en kollektiv eksistens, ikke kun en individuel eksistens.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Misschien hebben emoties eigenlijk een collectief bestaan, niet enkel een individueel bestaan.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Möglicherweise haben Emotionen tatsächlich eine kollektive Existenz, nicht nur eine individuelle Existenz.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Mungkin, sebenarnya, emosi memiliki keberadaan yang kolektif, tidak hanya keberadaan secara individu.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Poate, de fapt, emoțiile au o existență colectivă, nu doar una individuală.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod