Armstrong'un soloları tema-doğaçlama kavramının çok ötesine geçti ve ezgilerden ziyade akorlara dayanıyordu.Armstrong havde en meget høj grænse for, hvor meget han kunne udholde.
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde onlar, haddi aşanlardır.''Og den som farer vill, hans villfarelses belastning er over ham selv.
Daha sonra MiG-5, MiG-7 ve MiG-8 araştırma prototiplerinin ötesine geçemedi.De andre, MiG-5, MiG-7 og MiG-8 kom ikke lenger enn til prototypestadiet.
Neptün'ün ötesindeki alan ya da "Neptün ötesi bölge", hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır.Det «transneptunske området» utenfor Neptun er fremdeles lite utforsket.
Böylece orantısız kayıplar toplam kayıpların da ötesine gidebilir.Dermed kan svindlerne tappe enda mer penger ut av sine ofre.
Bu kapı büyük bir denizin ötesindedir.Stedet ligger på en høyde over Sjøområdet.
Zincirlerle bağlanmış yedi azgın köpeği Ak Denizin ötesinde kıyamet gününü beklemektedir.De syv dødssyndene har fått gode anmeldelser og har oppnådd femmere, blant annet i Aftenposten.
1800'de William Herschel Güneş tayfının kırmızı bölümünün ötesinde kızılötesi ışımayı keşfetti.William Herschel oppdaget infrarød stråling forbi den røde delen av solens spektrum i 1800.
Ses-ötesi ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır.Ultralyd er lydbølger med en frekvens som er høyere enn menneskets øre kan oppfatte.
Hesiodos'un Theogonia'sında Üç Mire' kişileştirilmiştir ve tanrıların ötesindedir.I Hesiods Theogonien er de tre moirene personifisert, og handler over gudene.
Ölüm ötesi hayat, Türk televizyonlarında ilk kez böylesine çarpıcı biçimde resmediliyor.Et barmhjertighetsdrap blir for første gang vist på norsk fjernsyn.
Bunun ötesinde çok az onaylama vardır.Likevel finnes det noen svært få unntak fra dette .
Şimdilik "f"nin ötesinde kullanılan başka bir harf yoktur.Det finnes ikke «T» på slutten her.
Oğul'un babadan gelmesi zamanın ötesinde bir şeydir.Med tiden blir foreldrenes holdning til sønnen mer naturlig.
Hepsinin ötesinde, finansal kiralama şirketleri yeni bir mevzuata ayak uydurmak zorunda kalmaktadır.I tillegg instruerte den alle skatteinnkrevere for å få en mer ordnet form på innkrevingen.
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde onlar, haddi aşanlardır.''Tetapi barangsiapa mau selain yang demikian itu, maka mereka itu orang-orang yang melewati batas."
Ötesini siz de biliyorsunuz" dedi.Kelak kamu akan mengetahui, Sekali-kali tidak!
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İsrail'e karşı sınır ötesi baskınları 1970'lerin sonuna doğru artış gösterdi.Serangan lintas batas PLO atas Israel meningkat pada akhir 1970-an.
Doğal sistemlerin çoğu bugün bilinen makroskopik termodinamik yöntemlerin ötesindedir.Banyak sistem alam sampai sekarang tetap berada di luar cakupan metode termodinamika makroskopik sekarang ini.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.Perkiraan bawah radius Awan Oort, di sisi lain, tidak lebih besar dari 50.000 SA.
Bu işlem elektrokoter, kızıl ötesi ışınlar,lazer cerrahisi, veya kriyocerrahi uygulanarak yapılabilir.Prosedur ini menggunakan elekrokauteri, radiasi infra merah,bedah laser, atau bedah beku.
Bence geriye çağının ötesinde bir şeyler bıraktı.Ini melebihi masalah pada masa lampau.
Sahra-ötesi Afrika medeniyeti Huntington'ın muhtemelen gösterdiği sekizinci büyük kültürdür.Huntington menganggapnya sebagai peradaban ke-8 yang potensial.
Sarayın bulunduğu tepeden Argolis ve onun ötesinde Saronik Körfezi görülebilir.Di atas bukit tempat istana, kita dapat melihat sampai sejauh Argolid sampai ke Teluk Saronik.
Dragon uzayaracının yörünge ve ötesine 7 Astronota kadar mürettebat taşıyabilmesi amaçlanmıştır.Dream Chaser dirancang untuk membawa sampai tujuh orang ke dan dari orbit Bumi.
Sonuç olarak önceki filmin ötesinde bir ilerleme kaydedemedi.Selain itu kesuksesan ini juga melampaui pencapaian film pertamanya.
Bunun ötesinde Muppetlar ile hiçbir ilgisi yok.Semburan ini juga tidak berhubungan dengan supernova.
Ancak bunun ötesinde, eserleri modern kültüre iyice yerleşmiştir.Saat itu, disekitar kediamannya akan dibangun permukiman modern.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Sớm hay muộn, chung ta phải mở rộng sự sống ra ngoài trái cầu xanh lam này-hoặc là tuyệt chủng."
Bunun kripto para biriminin çok ötesinde etkileri var. ^ Morris, David Z. (15 Mayıs 2016).This has implications far beyond the crypto currency. ^ Morris, David Z. (ngày 15 tháng 5 năm 2016).
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.Ngược lại, có những đánh giá thấp cho bán kính của đám mây Oort không lớn hơn 50.000 AU.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon đã phải làm vậy, và anh được đưa tới gặp Mance Rayder, Vua Phía bên kia Bức tường của người man tộc.
Daha ötesi, çok sayıda kadın yasadışı, gizli kürtajlar sırasında öldü veya sakat kaldı.Hơn nữa, một số lượng khá lớn phụ nữ hoặc chết hay bị tàn tận trong những vụ phá thai lậu.
Sarayın bulunduğu tepeden Argolis ve onun ötesinde Saronik Körfezi görülebilir.Từ ngọn đồi mà cung điện được đặt trên, người ta có thể quan sát qua Argolid tới vịnh Saronic.
Saray ve Otesi Cilt I -III.Huân chương Lao động hạng I và hạng III.
Orta kızıl ötesi, 30 THz (10 μm λ) ile 120 THz (2,5 μm λ) arasında bulunur.Hồng ngoại giữa, từ 30 tới 120 THz (10 tới 2,5 μm).
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İsrail'e karşı sınır ötesi baskınları 1970'lerin sonuna doğru artış gösterdi.Những vụ tấn công qua biên giới của PLO vào Israel tăng lên hồi cuối thập niên 1970.
Bu mesafenin ötesindeki olaylar için ışık, bizim konumunuza ulaşacak zamana sahip değildir.Bên ngoài sự suy luận này chúng ta không thể đi xa hơn.
Ben de konser beklentisinin ötesinde bir şey vermeye çalışıyorum.Vở nhạc kịch đã thành công ngoài dự đoán.
Dış yardım ve ABD sınırları ötesine yatırım yolları aradı.Tuy nhiên, thành phố và các khu vực dân cư khác được quy hoạch bên ngoài ranh giới của vườn quốc gia.
Ben ötesini de söylerim arkadaş.”Các đồng chí hãy cố gắng hơn nữa".
Öyle iddialar eğer dosyalandırıldıysa bile, grubun zaferinin ötesine geçemezdi.Tuy nhiên, dù văn tài xuất chúng, ông không vượt được kỳ thi hội tiếp theo đó.
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde onlar, haddi aşanlardır.''治を欲する者は必ず乱を悪む。
Ötesini siz de biliyorsunuz" dedi.I knew it.")と挟む)。
2012'de, toplam 35 katılımcı ülke ile Avrupa ötesine uzandı.2012年には欧州以外の国も加わり、参加国は35ヶ国に上った。
1870'lerde kimyagerler sezyumun ötesinde 87 atom numaralı bir alkali metal olması gerektiğini düşünüyorlardı.1870年という早い時期に、化学者はセシウムの次のアルカリ金属である原子番号87の元素があるべきであると考えていた。
İlkan San) Sevginin Ötesi (Söz.慈氏とは弥勒菩薩のことである。
Ben de konser beklentisinin ötesinde bir şey vermeye çalışıyorum.希望を出せば、指定されたコンサート以外にも行くことができる。
Orta ve Doğu Avrupa'nın tüm kadim devletlerinin başkentleri bu hattın ötesinde kalmış durumda.中欧及び東欧の歴史ある首都は、全てその向こうにある。
Tetik sürekli basılı tutulduğunda ise süre beş saniye ötesinde uzatılabilir.重複して入手が可能で、そこから更に5秒間延長される。
Adı "Tejo Nehri'nin ötesi" anlamına gelen Portekizce "além do Tejo"dan gelmektedir.名前は"além do Tejo"(テージョ川の下)に由来する。
Proteinler için yaygın bir yöntem, uzak mor-ötesi (170-250 nm) dairesel dikroizmdir.タンパク質に対しては、遠紫外(170–250 nm)円偏光二色性スペクトル測定が一般的な手法である。
Moğollar, Tatarların bölgelerinin ötesinde Çinlilere en yakın olanlardı.文化的にもチベット族よりもむしろチャン族に近い。
Bulutların Ötesi.雲のステージ。
"Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.「彼女は最も偉大なパフォーマーであり、ミュージシャンだが、これは私の謙虚な意見だが、今現在、他の誰よりも優れていると思う。
Prensip olarak, evrenin “gözlemlenebilir evren”in ötesinde de parçaları olabilir.全宇宙が観測可能な宇宙よりも「小さい」ということも、もちろん可能である。
Sistem arızalardan dolayı, Ay yörüngesine girmeyi başaramadılar ve Ay'ın ötesine geçtiler.打上機の不調のため、探査機は弾道軌道を通り、月には到達しなかった。
Bunun ötesinde çok az onaylama vardır.ただし、そういった事以外での連携はかなり少ない。
Cennetin Ötesinde: Dünya İnsanları.天上(てんじょう) 地球外の世界。
Sevda Çiçeği (Mor ve Ötesi)愛宕(あたご)