Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Şi ele văd un cap de coral poate la 5 metri distanţă şi încep să se mişte spre acel cap de corali.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Sie sahen eine Koralle vielleicht drei Meter weit weg und begannen, sich auf diese Koralle zuzubewegen.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Uviděly korál, asi 3 m daleko, a začaly se pohybovat směrem k němu.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Và chúng có thể thấy một cái đầu san hô cách khoảng 10 feet và bắt đầu di chuyển về phía cái đầu san hô.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Vedevano un corallo, non più in là di 3 metri e cominciavano a muoversi in quella direzione.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Y podían ver una cabeza de coral quizá a 3 metros y comenzar a moverse hacia esa cabeza de coral.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Zauważały koralowca, może 3 metry od nich, i zaczynały podążać w jego stronę.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Ze zagen een koraal op misschien 3 meter afstand en bewogen zich ernaar toe.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Виждаха коралова глава може би на 10 фута разстояние и започваха да се придвижват към тази коралова глава.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.Когда они видят коралловый риф на расстоянии примерно 3-х метров, то начинают подкрадываться к нему.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.והם היו רואים ראש של אלמוג ממרחק של אולי 3 מטרים הם התחילו לזוז לכיוון האלמוג.
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.كانوا يرون الشعب أمامهم ربما على بعد عشر أقدام ويبدأون بالتحرك تجاه قمة الشعب
Belki 3 metre ötede bir mercanın tepesini görüyorlardı mercana doğru ilerlemeye başlıyorlardı.珊瑚の塊を見つけて 泳ぎ寄ります カニが見えるのかどうかはわかりませんが
Benim uzmanlık alanım Samanyolu galaksisinin merkeziydi. Ben de oturup düşünürdüm. 30.000 ışık yılı ötede.Моята специализация беше центърът на Млечния път, намиращ се на 30 000 светлинни години.
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,여기서 좀 더 멀리 나가서, 해왕성 궤도 바깥에서 천체들을 찾을 수 있습니다.
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,נתרחק עוד קצת, ונמצא שמעבר למסלול של נפטון,
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,إذا مانظرنا أبعد قليلا, إلى المنطقة بعد مدار الكوكب نيبتون
Birazcık daha öteye gidince, Neptün yörüngesinden ötede,太陽からはるか遠くに行けば 真の土地が見つかります
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.E un giorno stavo esplorando questo vicolo cieco nascosto a un paio di strade di distanza.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.어느날 저는 이 자전거를 타고 동네를 한바퀴 돌고
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Pewnego dnia odkrywałem ślepą ulicę, ukrytą kilka przecznic dalej.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Și, într-o zi, exploram o fundătură aflată la câteva străzi depărtare.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Suatu hari, saya sedang bermain di jalan buntu pendek yang terpisah beberapa jalan dari rumah saya.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Und eines Tages habe ich diese Sackgasse erforscht die ein paar Straßen weiter versteckt war.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Un jour j'étais en train d'explorer ce cul de sac bien caché à quelques rues de chez nous.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Y un día yo estaba estudiando este callejón sin salida escondido a unas calles de distancia.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Και μια μέρα εξερευνούσα ένα αδιέξοδο κρυμμένο λίγους δρόμους πιο πίσω.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.И един ден аз проучвах тази задънена улица, скрита на няколко пресечки.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.ויום אחד אני חקרתי איזו דרך ללא מוצא שהייתה חבויה במרחק מספר רחובות מהבית.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.وذات يوم كنت استكشف الناحية واحاول تجاوز بعض الطرق العامة
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.家からそう遠くない道の奥でした それから引き返してきて 向きを変え
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Chúng tôi quan sát ở quán espresso bar cách đó 3 dãy nhà.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Estábamos como a 3 calles, observando desde la barra del café.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Három háztömbbel odébbról figyeljük a fejleményeket egy kávézóból.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.저희는 세 블럭 떨어진 에스프레소 바에서 지켜보고 있었죠.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ninguém nos via. Estávamos a três quarteirões dali a observar do nosso bar.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Nous sommes trois immeubles plus loin, observant la scène depuis notre café.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Siamo a tre isolati di distanza e osserviamo la situazione dalla nostra caffetteria.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Suntem la trei blocuri distanță, îi observăm de la barul nostru.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.We zien alles vanuit de espressobar drie straten verderop.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Wir waren drei Querstraßen entfernt und sahen von der Espresso-Bar aus zu.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ήμασταν τρία τετράγωνα μακριά, παρακολουθώντας το σκηνικό απ' την καφετέρια.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ми спостерігали за подіями з кав'ярні за три квартали звідти.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ние сме на три пресечки разстояние, наблюдавайки от кафенето.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Но мы оставались невидимыми в кафе неподалёку, попивая свои эспрессо.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.היינו במרחק 3 רחובות וצפינו במתרחש מבית-קפה.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.نحن على بعد ثلاث مجمعات سكنية نشاهد ما يحدث من مقهى الإسبرسو.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.子供連れの買い物客を逮捕するわけにもいきません
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Avrebbe potuto correre dall'isolato accanto. Avrebbe potuto salvare quel bambino.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Dia dapat berlari dari blok tempat tinggalnya. Dia bisa menolong anak ini.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Egy háztömbnyi távolságból odafuthatott volna.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Er hätte einfach hinlaufen und das Kind retten können.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Hij had er naartoe kunnen rennen en dit kind kunnen redden.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.그 한 블록 거리를 순식간에 달려왔을 거에요. 이 의사가 아이를 살릴 수 있었을 것입니다.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Mógł przebiec tę jedną przecznicę. Mógłby ocalić życie dziecka.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Ông ấy có thể chạy từ dãy nhà đó sang. Ông ấy đã có thể cứu được đứa trẻ.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Poderia ter corrido aquela distância. Poderia ter salvo esta criança.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Podría haber venido corriendo desde la otra cuadra. Podría haber salvado a aquel niño.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Putea fugi de la acea distanță de un bloc. Ar fi putut salva copilul acesta.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Z nedalekého bloku mohl klidně běžet. Mohl to dítě zachránit.