Ana içeriğe geç
Sözlük

ötede ile cümle

ötede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Může být od vzájemného dotyku až po miliardy světelných let.
Alman savunma mevzileri, Fransız donanmasını 3.700 metre öteden vurabilmekteydi.Francouzské vojsko zaujalo jen obranné postavení podél 300 km hranic.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Az ilyen jeleket több száztól több tízezer fényéves távolságokig is észlelni lehet.
Bu adet öteden beri devam emektedir.Bidang ini berkembang sejak hari itu.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Những tín hiệu như vậy có thể được phát hiện ở những khoảng cách hàng trăm tới hàng nghìn năm ánh sáng.
Bu adet öteden beri devam emektedir.Nó vẫn chiếm ưu thế kể từ đó.
Yaklaşık 30 dakika sonra, Kennedy ameliyat için birkaç blok ötedeki Good Samaritan Hastanesine taşınır.およそ30分後、ケネディは数ブロック先のグッド・サマリタン・ホスピタルに手術のため運び込まれた。
Bu gökadaların şu anda bizden yaklaşık 46 milyar ışık yılı ötede olduğu düşünülmektedir.これらの銀河は現在、われわれからおよそ460億光年の距離にあるとされている。
1811'de birkaç mil ötede Knob Creek'in kuzeybatısındaki başka bir çiftliğe taşındılar.より多くの肥沃な土地を求めて、 1811年に約10マイル北東のノブクリーク農場に引っ越した。
Bu sesler sık sık kilometrelerce öteden duyulabilir.耳は音を1000倍に聞ける。
Buranın adı "Harzem" olduğundan, öteden beri burada hüküm sürenlere "Harzemşah" denilmiştir.被差別者が『長吏』と呼ばれていたことは古くから知っていた。
Alman savunma mevzileri, Fransız donanmasını 3.700 metre öteden vurabilmekteydi.イギリス軍の舷側砲はアメリカ軍陣地から3,960ヤード (3,600 m) 離れても砲撃できた。
Yaklaşık 30 dakika sonra, Kennedy ameliyat için birkaç blok ötedeki Good Samaritan Hastanesine taşınır.约30分钟后,罗伯特被转到几个街区外的好撒玛利亚人医院进行手术。
Prusya'nın hızla güçlenmesi karşısında Fransa öteden beri rahatsızdı.프로이센의 세력 확대는 프랑스를 불안하게 만들었다.
Bu adet öteden beri devam emektedir.이 계획은 예전부터 추진해왔다.
Aynı gün, Yahudi mezarlığından yüz metre ötede bir çocuğun cesedi bulundu.עוד באותו היום, נמצאה גופת ילד במרחק של קילומטר מהעיר, במרחק מאה מטרים מבית הקברות היהודי.
Kazada ölenlerden geriye kalanlar, kaza mahallinden yarım mil ötedeki bir taş yığının altına gömüldü.כל המתים נקברו בקבר משותף במרחק חצי קילומטר מתחנת הרכבת.
Bu sesler sık sık kilometrelerce öteden duyulabilir.Гръм рядко може да бъде чут на повече от 24 km.
Öteden beri ölümsüz olduğunu sanan Gılgamış böylece ölümlü bir varlık olduğunu hissetmiş.Тя допринася за по-късното вярване, че той е безсмъртен, прогонен от небесата.
Buranın adı "Harzem" olduğundan, öteden beri burada hüküm sürenlere "Harzemşah" denilmiştir.Haplorrhini (Haplorrhini) ili kako ih još nazivaju "suhonosci" su podred primata.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Môže byť od niekoľkých svetelných hodín až po milióny svetelných rokov.
Alman savunma mevzileri, Fransız donanmasını 3.700 metre öteden vurabilmekteydi.Francúzske vojsko zaujalo len obranné postavenie pozdĺž 300km hraníc.
2003 Aralığında, Apple merkezinden birkaç blok ötede, Elizabeth Pritzker davayı mahkemeye taşıdı.V prosinci 2003, Elizabeth Pritzker podala stížnost u soudu v San Mateo, jen pár bloků od sídla Apple.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.이 새들은 150 마일 떨어진 마을에서 알을 품는데 거기 토양이 둥지를 트는데
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.240 km-re van innen a költőhelyük, ahol a talaj állaga jobb a fészekrakáshoz.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.240km離れたところにある そこは土の状態が 巣を作るのに適してるんだ
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Budują gniazda w miasteczku, oddalonym o prawie 250 kilometrów. Bo ziemia jest tam lepsza do budowania gniazd.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Chúng ấp trứng ở một thị trấn cách đó 150 dặm (240 km) nơi mà điều kiện đất tốt hơn cho việc xây tổ.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.De ruvar i en stad 25 mil bort, där marken passar bättre för att bygga bon.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Ils nichent dans une ville à 250 kilomètres de là, où le sol est plus propice pour construire leurs nids.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Líhnou se ve městě nějakých 250 km daleko, kde je lepší půda na budování hnízd.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Mereka berkembang biak di kota 150 mil jauhnya, di mana keadaan tanahnya lebih baik untuk membangun sarang.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Sie brüten in einer Stadt 240 Kilometer entfernt, wo die Bodenbeschaffenheit besser ist für den Nestbau.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Ze broeden in een dorpje 250 kilometer verderop, waar de bodemcondities beter zijn om nesten te bouwen.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Они высиживают яйца в 240 км от этого места, где состояние почвы лучше для устройства гнёзд.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Те гнездят до един град на 150 мили оттук, където почвените условия са по-добри за гнездене.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.הם מתרבים בעיר כ240 ק"מ מכאן. היכן שטיב האדמה
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.فهي تُعشعش في مدينة .. على بعد 150 ميلاً حيث ظروف التربة هناك ..
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.A bátyám, Lenny, harcolt Vietnámban, hogy aztán néhány sarokra otthonról lelőjék.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Anh trai tôi Lenny đã chiến đấu ở Việt Nam, nhưng lại bị bắn chết cách nhà của chúng tôi một vài chung cư.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Dar, pe lângă că sunt o femeie de culoare, sunt diferită de majoritatea dintre voi în multe alte aspecte.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Isoveljeni Lenny taisteli Vietnamissa, ja ammuttiin vain muutaman korttelin päässä kodistamme.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.제 큰 오빠 레니는 베트남에서 싸웠는데, 결국 우리집에서 얼마 떨어지지 않은 곳에서 살해 당했습니다.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Mi hermano mayor, Lenny, luchó en Vietnam y luego asesinado de un tiro a unas pocas manzanas de nuestra casa.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Môj starší brat Lenny bojoval vo Vietname, len aby ho zastrelili pár blokov od nášho domu.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Mój starszy brat Lenny, walczył w Wietnamie, a został zastrzelony kilka przecznic od naszego domu.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Mon grand frère Lenny s'est battu au Vietnam, pour finalement être abattu à quelques rues de notre maison.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Můj starší bratr Lenny bojoval ve Vietnamu, jen aby ho zastřelili pár bloků od našeho domu.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.O meu irmão Lenny lutou no Vietname, e acabou por ser baleado a alguns quarteirões da nossa casa.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu. Tanrım.Ik ben opgegroeid met een drugspand aan de overkant.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Големият ми брат Лени се би във Виетнам, само за да бъде застрелян на няколко преки от нашия дом.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.Мой старший брат Ленни воевал во Вьетнаме, но его застрелили всего в паре кварталов от нашего дома.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.,חי הגדול לני נלחם בויטנאם ואז נורה כמה רחובות מהבית.
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.أخي الكبير ليني حارب في فيتنام وفي النهاية تم رميه بالرصاص على بعد مسافة قليلة من بيتنا
Abim Lenny, Vietnam'da savaştı, evimizden sadece birkaç bina ötede vuruldu.家から数ブロックのところで銃弾に倒れました 私の家の向かいは 麻薬密売所でした
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.그 남자의 아들들은 3 킬로미터가 떨어진 외양간에서 살도록 추방되었습니다.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Az öreg fiait kitaszították, 3 kilométernyire kellett élniük egy tehénpajtában.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Die Söhne des Mannes wurden lebenslang auf drei Kilometer Entfernung verbannt, in einen Kuhstall.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Fiii acelui om au fost alungaţi să trăiască la trei kilometri depărtare, într-un staul de vaci.
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.Les fils de l'homme ont été bannis, condamnés à vivre 3 kilomètres plus loin, dans une étable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod