Ana içeriğe geç
Sözlük

ört ile cümle

ört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Üstleri benzer taş levhayla örtülmüş ve çamurla yapılan bir harç kullanılmıştır.Het wordt (of werd) als aansluiting naar een steengroeve gebruikt.
"What'd I Say"in üstü birçok farklı tarzda birçok sanatçı tarafından örtülmüştür."I Feel Free" werd door meerdere artiesten gecoverd.
Yani birbiriyle tamamen örtüşen bir şey yok.Je hebt, kortom, nergens een houvast.
Bitki örtüsü de azdır.Er is nauwelijks plantengroei.
Çiçek örtüsü 6 kısımlıdır.Het roze cirkeltje heeft dus de waarde 6.
Kendi öz belirliliği ve gerçekliği daima örtülü kalmıştır.Fantasie en werkelijkheid lopen voortdurend door elkaar.
Bu yukarıdaki açıklamayla da örtüşmektedir.Maar dat sluit de hierboven beschreven verklaring ook niet uit.
'Satürn'ün Ay tarafından örtülmesi' gibiSurtur is een maan van Saturnus.
Kerim'in tüm pis işlerini o ört-bastır etmiştir.Hij doet al het vieze werk van Caine.
Başlarına genellikle beyaz renkli örtü takarlar.Vaak hebben ze een licht gekleurde hals.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.Als gevolg hiervan is de berichtgeving met betrekking tot bepaalde onderwerpen niet altijd neutraal.
Yanaklarının üstü ve kulaklarını örten tüyler siyahtır.Het gedeelte rond de ogen en oren is echter zwart.
6-9 Ocak 1921 tarihleri arasındaki muharebeler, örtme ve emniyet kuvvetleri harekatı şeklinde cereyan etti.3-9 februari: Het geweld tussen de betogers en tegen journalisten hield enige tijd aan.
Bazen de toprağa (zemin donmuş ise üzeri kayalarla örtülür) gömülürdü.Hierbij stortte de bodem in een (verwachte) holle ruimte eronder.
Dört katın üzeri ince sivri bir külah ile örtülmüştür.Hij ontwierp vier vleugels die om een ruim binnenplein werden geplaatst.
Çekirdek örtüsünde bulunan gözenekler moleküllerin girip çıkmasını sağlar.Door de poort aan de toenmalige Crispijnlaan reden de ambulances in en uit.
Suladıktan sonra, üzerini bir bezle örter.Droog ze daarna af met een doek.
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.W nocy ukazał mu się Bóg i rzekł do niego: Co uczyniłeś dla tego biednego człowieka, uczyniłeś dla mnie.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Czyż ja nie mogę być podobnym do tego kruka i ukryć zwłok mego brata?»
Çoğunun üzerinde küçük, iki tarafa meyilli, kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunur.Wśród drzew znajdują się liczne, niewielkie skałki, oraz dwie większe.
Çekirdek ve örtü sıvısını ayırmanın kazanımları şunları içerir: Basitleştirilmiş yakıt işlemi.Korzyści wynikające z oddzielenia od siebie płynów rdzenia i płaszcza to: Uproszczone przetwarzanie paliwa.
Erbaa'nın zengin bir bitki örtüsü vardır.Stanowiła część dóbr Potok Wielki.
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.Nie obserwuje się tu prawie żadnych kraterów uderzeniowych.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.W górach występują lasy sosnowe i dębowe.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.Flora Azerbejdżanu składa się z ponad 4500 gatunków roślin wyższych.
Mezarın girişi büyük bir taşla örtüldü.Grób przykryli potężnym kamieniem.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Obie warstwy tylko częściowo się pokrywają.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Postać Doktora była początkowo okryta tajemnicą.
Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir.Czym są pokryte rośliny?
Saz, kamış, kındırandan oluşan hayli zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Stawiany – potok będący prawobrzeżnym dopływem Będkówki.
Terim bazen nakliye helikopteri ile örtüşmektedir.Porusza się z reguły za pomocą helikoptera.
Uganda çok çeşitli bir bitki örtüsüne sahiptir.Angola ma zróżnicowaną szatę roślinną.
Bitki örtüsü maki'dir.Główną formacją roślinną jest makia.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Jak gatunki inwazyjne wpływają na lokalną faunę?
Kalenin iç kısmı tamamen orman dokusu ile örtülüdür.Góra pokryta jest w całości lasem liściastym.
Kullanılan teknoloji ve sanat anlayışı diğer komşu antik kentlerle örtüşmektedir.Technologia i motywy wykorzystane na nich zostały zapożyczone z sąsiedniej Asyrii.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.W sumie lasy zajmują około 30% powierzchni kraju.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.170 dni z opadem, gdzie 45 dni to opady śniegu.
Bitki örtüsünün bozkır olması küçükbaş hayvancılığı geliştirmiştir.W celu zaspokojenia popytu rozwinął się przemysł hodowli węży.
Müzikoloji, akustik, etnomüzikoloji ile örtüşür.Wykonuje muzykę folkową, akustyczną i poprockową.
Ağırlıklı olarak Akdeniz bitki örtüsü karakteri gösterir.Mają decydujący wpływ na wygląd szaty roślinnej.
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.Jest ona przykryta dużą kopułą.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Budowa Czerwonych Wierchów jest dość zróżnicowana geologicznie.
Genellikle, Estonya güney-doğu kesiminde derin bir kar örtüsü, Aralık ortasından Mart ayı sonuna kadar sürer.Najgrubsza pokrywa śnieżna występuje w południowo-wschodnich rejonach kraju od połowy grudnia do końca marca.
Bitki örtüsü antropojen bozkırdır.Staw ten jest pochodzenia antropogenicznego.
Bitki örtüsü yönünden Çayırhan ormandan yoksundur.W leśnictwie dziupla jest wadą drewna.
Üzeri çeşitli vücut örtüleri ile kaplıdır.Pokryte są one różnokształtnymi cierniami.
Kapı küçük bir üçgen alınlık ile örtünmüştür.Kabinę z przodu osłaniał mały wiatrochron.
Çatı ise eğik olup sazlarla örtülmüştür.Sufit ugiął się mocno i został podparty słupami.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Roślinność ogólnie jest dosyć dobrze zachowana ze względu na to, że wyspa jest niezamieszkana.
Bu gösterim, çağdaş formülle birebir örtüşmektedir.W takiej formie wchodzą w skład współczesnej orkiestry symfonicznej.
Harekatın ileri aşamalarında da taarruzun kanatlarını örteceklerdir.Lata zwinnie manewruje też palczasto zakończonymi skrzydłami.
Dağ yamaçlarında taygalar ve tundralar bitki örtüsü olarak görülür.Na zboczach wąwozu występuje roślinność górska i tundrowa.
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.Nästa förmörkelse kommer att inträffa 2 september 2197, när Venus återigen passerar framför Spica.
İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir.Adam (arabiska: آدم) är den första profeten i islam och är den första människan som skapades av Gud.
Burada Φ {\displaystyle \Phi } 'nin örten fonksiyonu çok önemlidir.Här är bijektiviteten hos Φ {\displaystyle \Phi } avgörande.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Qimmat Mayrkah Kūzah (kurdiska: Luktey Mêrge Kuje, لوتكەى مێرگە كوژە) är en bergstopp i Iran.
Örtü altı tarım yapılmaktadır.Då hade Sundom sex gårdar.
Adam, kadının üzerine eteğini veya örtüsünü uzatırsa, kadını kendine almış demektir.Om någon vill processa med dig för att få din skjorta, så ge honom din mantel också.
Kenya'da bitki örtüsü ve yaban hayat çok çeşitlilik arz etmektedir.Bara i Kenya finns tillräckliga skyddsåtgärder som hjälper arten att överleva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod