Sünni ve Şia ay takvimleri her zaman örtüşmez.Upptäckt och namngivning av framförallt månar följs inte alltid åt.
Yapılan uygulama ise aslında örtülü sermayeden başka bir şey değildir.Replövtäkt är egentligen inte en form av hamling.
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Terrängen på Mann är varierad.
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Bergskedjan är skogbeväxt.
Joyce'un üzerindeki örtü tamamen açılır.Terrängen runt Jowhar är kuperad.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Inom släktet finns exempelvis arter som är användbara för växtfärgning.
Anlamsal örtüşme McGurk yanılsaması üzerinde dikkate değer bir etkiye sahip olmuştur.Skilsmässa räknas som klandervärt, makruh.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Fasadpipor: attrapper av trä.
Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır.Den naturliga vegetationen i området är torr stäpp.
Bu örtü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.De samlas årligen på samma häckningsplats för detta ändamål.
Kanatları örten tüyler gümüş tonlarındadır.Många smyckefynd är i silver.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.Ofta du med blick så fin, tittar genom min gardin.
Güney Avrupa'nın bitki örtüsü Akdeniz bölgesinin bitki örtüsüdür.Södra Ölands odlingslandskap blev ett världsarv.
Ama diğer taraftan örtmeyen insanı da kötü kadın ilan etmemek gerekiyor."Men den som inte bryr sig om sin kamrat är ännu värre skräp".
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.Den föredrar ställen med buskar eller klippor för att gömma sig.
Bitki örtüsü zengindir.Växtligheten är riklig.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.De är klädda i svarta, långa klädnader.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Bu durum bitki örtüsü kuşakları için de geçerlidir.Sådana termer är också beroende av parfymtrender.
Günümüzde, buzulun önemli bir kısmı halen döküntü örtüsü altında bulunmaktadır.Idag har stora delar av pusztan uppodlats.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Lokalflora är den samlade växtligheten inom ett visst område, eller en beskrivning av densamma.
Koruyucu bir örtü içinde bulunan bu sertleşmiş zamklı madde biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur.De läggs i en grop som är bäddad med några löv, strån eller mossa.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Ці два визначення частково перекриваються.
6. Muhafız Ordusu, Riga'yı örttü ve taarruzun kanadını kuzey yönünde genişletti.6-та гвардійська армія прикривала Ригу і розширила фланг проникнення в північному напрямку.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.Морозяка за тридцять й снігу по коліна.
Yapısal adaptasyonlara örnek olarak, deri rengi, vücut şekli, vücut örtüsü verilebilir.Наприклад, такими адаптаціями можуть бути колір шкіри, форма тіла, або видозміни покривів.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Одяг щільно обгортав його тіло.
Toz örtüsü ve gazın yoğun tabakası, bizim görüş açımızdan merkezi yıldızın doğrudan gelen ışığını engeller.Густий шар газу та пилу окутує центральну зорю, тим самим блокуючи для нас її пряме світло.
Nasıl olur da örtünürdüm!Ми його легко прикриємо!
Geceleri veya bulut örtüsü üzerinden de kullanılabilir.Може використовуватись вночі або в хмарну походу.
Daha sonraları bu orman örtüsü insan eliyle yok oldu.В майбутньому ліс і людина почали жити рука об руку.
İslamdaki Allah inancı ile büyük oranda örtüşen bir kavramdır.الْقَدْر) — термін, який у ісламі означає приречення (передвизначення) всього сущого Аллахом.
Hazırlanan paket, üstü örtülüp, buzdolabında soğutulur.Готові супи зберігаються в холодильнику.
Örtük anlamlarla dolu şarkı sözleri, nakaratsız ve kısa şarkılar övgüler topladı.Цілий день тільки і чуєш непристойні слова і пісні.
Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir.Саме так виглядає ця рослина на Вогняній Землі.
Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş.На гранях блоків, що виходять у двір, зазначено ім'я царя.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Сучасні полярні льодовикові щити є порівняно молоді у геологічному плані.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.Лісами вкриті близько 30 % території.
Çatı, kiremit örtülüdür.Будівля оснащена скляним ліфтом.
Buz örtüleri buz sahanlıklarından yada dağ buzullarından daha büyüktür.Льодовикові щити займають площу більшу ніж шельфові льодовики або гірські льодовики.
Buz örtüsü, 50.000 km2'den büyük buzulsal buz kütlesi.Льодовиковий щит — маса льодовикової криги, яка має площу більш ніж 50 000 км².
Büyük boyutları nedeniyle bu buzullar kıtasal örtü buzulları olarak adlandırılmıştır.Через наявність цих горбків дах називають ще чотиригорбковим тілом.
Posof ilçesi gür bir bitki örtüsüne sahiptir.Специфічну будову має зародок рослини.
Saydam örtü amacı yutucu yüzeyi korumak ve ısı kaybını önlemektir.Мета конвенції — припинити втрати водно-болотних угідь та зберігати існуючі.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Hlavní článek: Doktor (Pán času) Postava Doktora byla od počátku zahalena tajemstvím.
Bir başka örten de Beta Lyrae’dır.Příkladem je hvězda Beta Lyrae.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Asi po 500 metrech byly stopy zaváty sněhem.
Şili şehirleri Chile Chico ve Puerto Ingeniero Ibáñez büyük miktarda küllerle örtülür.Chilská města Chile Chico a Puerto Ingeniero Ibáñez byla pokryta velkou vrstvou tohoto popela.
Dünyada şu an bulunan tek buz örtüleri Antarktika ve Grönlanddır.Jediné současné ledové příkrovy se nachází v Antarktidě a Grónsku.
Hindistan ve Türkiye’nin de kültürel bir örtüşmesi var.Také Indie a Írán mají být na Novou hedvábnou stezku napojeny.
Koruyucu bir örtü içinde bulunan bu sertleşmiş zamklı madde biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur.Šťáva pak byla zcezena, odpařena, přefiltrována a zahuštěna.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Chřipka je nakažlivá nemoc způsobená RNA virem z čeledi Orthomyxoviridae.
Malzeme olarak cam veya plastik örtü kullanılmaktadır.Jako obaly se používají skleněné nebo plastové láhve.
Diğer filler de gelince yüksek sesle çığlık atmaya ve kadının üstünü dallarla örtmeye başlarlar.Když přišli ostatní sloni, začali hlasitě volat a zaházeli ji větvemi.
Ama tam bu sırada bir muhafız örtülü bir kadının içeri girmeyi başardığı haberini getirir.Zjišťuje, že se někdo s klíčem dostal dovnitř.
Maçça bez örtülerin altında yetiştirilir.Končetiny jsou ploutvovité bez drápů.
Yılın ortalama 10 gününde yerler kar ile örtülüdür.Průměrně 160 dní v roce je pokryto ledem.
Bunun tüm olasılık durumları örtüktür.Celý systém je založen na pravděpodobnosti.
Ve hastanın yüzünü bir maske ya da örtü gibi gösterir.Propojení s dýchacími cestami pacienta zajišťuje obličejová maska, či intubační rourka.