örtün ile cümle
örtün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Örtünmeden uyumak mümkün olmaz.В спячку не впадают.
Örtünme konusuna birkaç ayette değinilmiştir.Почти его память молчанья минутой.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.ويُحظر ختان الفتيات.
Kur'an'da erkeklerin örtünmesine dair ifade bulunmaz.أما بالنسبة للرجال فلم يحدد القرآن لبسًا معينًا لهم، لكن يشترط أن تستر الملابس عورتهم.
Bazı hadislerle de desteklenen bu anlayışa göre kadın burka, peçe benzeri giysilerle tamamen örtünür.هناك دراسات أجريت في باكستان تشير إلى أن معظم النساء اللاتي يرتدين الحجاب كان ذلك بكامل إرادتهم.
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.Depois que ele soube da revolta que ocorreu na noite anterior, ele afirmou: "Poder gay!
Nasıl olur da örtünürdüm!Mas eu estava escondendo.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.Zelfs de bedevaarten werden verboden.
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.W nocy ukazał mu się Bóg i rzekł do niego: Co uczyniłeś dla tego biednego człowieka, uczyniłeś dla mnie.
Kapı küçük bir üçgen alınlık ile örtünmüştür.Kabinę z przodu osłaniał mały wiatrochron.
İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir.Adam (arabiska: آدم) är den första profeten i islam och är den första människan som skapades av Gud.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.De är klädda i svarta, långa klädnader.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Nasıl olur da örtünürdüm!Ми його легко прикриємо!
"Örtünüyoruz işte!".Hele jak na nás míří!"
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
"Örtünüyoruz işte!".Deja aștept!"
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.A sosit acasă obosit și transpirat și i-a spus soției: „Acoperă-mă, acoperă-mă!”.
"Örtünüyoruz işte!".Nem, még gondolkodom rajta.”
Genellikle haznelerin (örn. flask veya beherin) sızdırmaya karşı veya koruma amaçlı örtünmesinde kullanılır.Yleensä niitä käytetään märissä, sateisissa tai likaisissa oloissa suojaamaan käyttäjää.
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Vaan ne pian piiloon laita...»
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Πρέπει να τον σταματήσουμε αμέσως».
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Mata manusia dapat membedakan sekitar 10 juta warna.
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.Setelah itu dia duduk seraya berkata kepadaku, "Ambillah buahnya."
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Chúng tôi quyết định sát cánh với nhau ngay lập tức."
30 O zaman dağlara, ‘Üzerimize düşün!’ ve tepelere, ‘Bizi örtün!’ diyecekler.Bấy giờ người ta sẽ nói với núi rằng: Hãy đổ xuống trên chúng ta! với gò rằng: Hãy che lấp chúng ta!
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."今すぐ取りかかってほしい』と。
Nasıl olur da örtünürdüm!) ナマで検証!
Kapı küçük bir üçgen alınlık ile örtünmüştür.糸は扁平な三角形の断面をもつ。
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.後來木花之佐久夜毘賣向邇邇藝能命說:「我懷孕了,現在即將臨盆。
30 O zaman dağlara, ‘Üzerimize düşün!’ ve tepelere, ‘Bizi örtün!’ diyecekler.那時,人要開始對高山說:倒在我們身上罷!
Çünkü, Kuran'ın namaz şartı örtünmek değildir, abdest ve kıbleye yönelmektir.至於地圖上未標示名稱或未繪出者,則難以計數。
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.穿著許多褶邊的長禮服裙。
"Örtünüyoruz işte!".역시 대세돌!”.
Diğer yandan bu olaylar ile beraber Humeyni kadınları örtünmeye mecbur kılmıştır.후대에서 여성임을 확실히 하기 위하여 별채를 의미하는 당(堂)을 붙여 부르기 시작하였다.
Kadınlardan çok erkeklerde örtünmeye önem verilir. ^ "Africa | Q&A: Tuareg unrest".קהינה מדיה וקבצים בנושא טוארג בוויקישיתוף "Q&A: Tuareg unrest".
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Мигновено реших да кацна в нея.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.Носи изпокъсани и твърди дълги за него дрехи.
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Ich odhadovaný počet vo svete je 10 miliónov.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.Kanna kihtidena avaraid, kergeid riideid.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Maar er is geen enkele aanwijzing van een monumentaal, drie dimensionaal lichaam onder de gedrapeerde kleding.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Mais on n'a pas vraiment l'impression d'avoir un monument en trois dimensions sous cette draperie.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Nie ma sensu tworzyyć ogromnego, trójwymiarowego ciała pod suknią.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Pod tímto pláštěm neexistuje žádný pocit těla.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Але нема відчуття присутності тривимірного тіла під накидкою.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Но нет ощущения, что где-то под драпировками есть плотное, трёхмерное тело.
"Avret" İslam hukukuna göre kadın vücudunda örtünmesi gereken yerlerdir."Awra" refere-se às partes do corpo da mulher que devem ser cobertas de acordo com a lei islâmica.
"Avret" İslam hukukuna göre kadın vücudunda örtünmesi gereken yerlerdir."Awra" se refiere a las partes del cuerpo femenino que deben estar cubiertas según la ley islámica.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.(108:19) да будет оно ему, как одежда, в которую он одевается, и как пояс, которым всегда опоясывается.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Biarlah kutuk itu menutupi dia seperti pakaian, dan selalu melingkari dia seperti ikat pinggang
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Bodi mu torej kakor suknja, ki se ž njo ogrinja, in kakor pas, ki se ž njim vedno opasuje.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Budiž jemu to jako plášť k přiodívání, a jako pás k ustavičnému opasování.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Deaceea, să -i slujească de veşmînt ca să se acopere, de încingătoare cu care să fie totdeauna încins!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.den blive en Dragt, han tager på, et Bælte, han altid bærer!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Den varde honom såsom en mantel att hölja sig i, och såsom en gördel att alltid omgjorda sig med.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.저주가 그 입는 옷 같고 항상 띠는 띠와 같게 하소서
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Laat die vloek nu maar helemaal om hem heen zijn; als een riem die hij dag en nacht draagt.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.La den være ham som et klædebon som han dekker sig med, og som et belte som han alltid omgjorder sig med!
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Legyen az néki palástul, a melybe beburkolódzik, és övül, a melylyel mindenkor övezze magát.
Bir giysi gibi onu örtünsün, Bir kuşak gibi hep onu sarsın! düşmanlarının konuşmasıdır.Nech mu je ako rúcho, ktorým sa odeje, a jako opasok, ktorý opáše navždy.
İlgili Sayfalar