Mum ışığıyla yatakta kitap okurken 29 Ocak 1916'da, Markham yatak örtülerini yakıp dumanla zayıf düşürüldü.1916年1月29日、マーカムはベッドの中で、蝋燭の明かりで書を読んでいる間に、その火が寝具に燃え移り、その煙を吸ってしまった。
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."今すぐ取りかかってほしい』と。
Yalancı zar, altındaki mukoza (örtüye) sıkıca yapışmıştır.偽りでない聖杯は瀕死の重傷をも癒した。
Buz örtüsü Avrupa’da kuzey Almanya’ya ulaşmıştır.ヨーロッパでは、氷床は北ドイツ(英語版)にまで達した。
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.周囲にあるクレーターとはあまりコントラストがない。
2065: Merkür'ün Geçişi ve Jüpiter'in Venüs tarafından örtülmesi gerçekleşecek.2065年 - 金星が木星面を通過する。
Kefiye Arap giysisinde erkek baş örtüsü.アラブ風の格好をした優男。
Bunun tüm olasılık durumları örtüktür.あらゆる恥ずかしさが全部入ってる。
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.男は髪を風にたなびかせ、厚い雲海に覆われたまぶしい風景を見つめている。
Nasıl olur da örtünürdüm!) ナマで検証!
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.後頭部に馬の蹄状の斑紋が入る。
Bitki örtüsü maki'dir.通貨はマッカ。
Mezarın girişi büyük bir taşla örtüldü.墓室入り口は石で閉鎖されていた。
Vücutları deri ile örtülüdür.体は鱗で覆われる。
Cocos Adaları'nın bitki örtüsü Hindistan cevizi ağaçlarından oluşur.コルシカ島のポレンタは、クリの粉から作られる。
Genellikle yerde ya da yüzen bitki örtüsü üzerindedirler.普段は海底や器物表面に平らに付着している。
Kapı küçük bir üçgen alınlık ile örtünmüştür.糸は扁平な三角形の断面をもつ。
Bu motor, doku dağılımını ve bitki örtüsü türünü belirlemek için çok sayıda parametre kullanmaktadır.テクスチャの分布や植物のタイプを決めるために多くのパラメータを使っている。
Tabakalar halinde bir örtü gibi tüm gökyüzünü kaplar.小屋にはまるで火事のように葉巻の煙が充満する。
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.それは恰も旭日がまず高い山の峰を照らすような者である。
Bu yukarıdaki açıklamayla da örtüşmektedir.これは上記の説明で明らかである。
Örtü buzulları: vadi buzullarının aksine örtü buzulları çok daha büyük boylara sahiptir.房の付く方の親珠の方が、付かない親珠(向珠)より若干大きい。
1000 kadar kiremit örtülü ev vardır.1000余戸の家がある。
Markus'un geliştirdiği sistem, Valentinus'un geliştirdiği sistem ile büyük ölçüde örtüşür.この高度に秩序だった開発は、近隣のマーサズ・ヴィニヤードに比べることができる。
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.雪まつり 第37回 いいやま雪まつり
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.根や流木の下に隠れることを好む。
Bölge, bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir.そうじゃない センターは牧野真莉愛。
Yılın ortalama 10 gününde yerler kar ile örtülüdür.1年の半分近くは雪に覆われる。
Çok çeşitli maddelerden çatı örtüleri bulunmaktadır ama en kullanışlı örtü kiremittir.クレーターはどちらの種類の地形にも見られるが、暗い地形の方が特に多い。
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.讓我們爲以色列復國這個偉大的事業而奮鬥吧!」。
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.後來木花之佐久夜毘賣向邇邇藝能命說:「我懷孕了,現在即將臨盆。
Ay Dünya'ya yakın olduğu için tek tek yıldızların örtülmesi aynı zamanda ve her yerden görülemez.由於月球非常的靠近地球,單獨一顆恆星被掩蔽的現象不是在地球上的任何地點都能見到,也不是同時見到。
Buz örtüleri buz sahanlıklarından yada dağ buzullarından daha büyüktür.冰原大于冰架或高山冰川。
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.下一次行星掩星現象將發生在2197年9月2日,屆時金星將再度通過角宿一前方。
Parkta, yükseklikteki değişikliklere göre değişen beş farklı bitki örtüsü bölgesi vardır.根据海拔高低的变化,园内共有5种不同的植被类型。
Alabildiğine yeşil iklim örtüsü ve temiz bir havası bulunmaktadır.園裡環境幽美,綠木成蔭,萬紫千紅。
Jüpiter’in manyetosferinin örtüsü, Dünya’nın manyetik alanıyla karşılaştırıldığında daha zayıf kalmaktadır.木星磁層殘留的覆蓋面遠小於地球的磁場。
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.白雪皑皑的山上不会有天然植物或动物存活。
30 O zaman dağlara, ‘Üzerimize düşün!’ ve tepelere, ‘Bizi örtün!’ diyecekler.那時,人要開始對高山說:倒在我們身上罷!
Krater, özellikleri ve hatta merkezî tepeyi gömen başka çarpmaların ejektalarıyla da örtülebilir.陨石坑也可能被其它撞击的溅射物覆盖,其形态特征甚至中央峰都会被掩埋掉。
Millî Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır.进程树中的每个进程是树的节点。
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.並且因月月球軌道的進動,每年會被掩蔽的恆星也都有所不同。
Ovalarda ise tabi bitki örtüsü göze çarpmaktadır.近期的滅絕時件也包含了植物的滅絕。
Dünyada şu an bulunan tek buz örtüleri Antarktika ve Grönlanddır.目前仅有的冰原是南极洲与格陵兰。
Bu durum bitki örtüsü kuşakları için de geçerlidir.但他们同样希望品牌形象适合他们。
Cemaat içindeyken elbette örtüyorum.我等當於彼處結集法藏。
Bu hukuk branşı bazı alanlarda deniz hukuku ile örtüşmektedir.其领域与海事法有所重叠。
Düdenin bitki örtüsü "Kındıra" denilen bir bitkidir.生產生果的植物稱為果樹。
Hakim bitki örtüsü bozkırlardan oluş muştur.百變金剛中的一個虛構人物。
Hımar; Kur'an'da da geçen hımar, humur sözcüğünün çoğuludur ve örtü, perde (pencere) anlamındadır.”楊慎《升庵詩話》:“余謂太白詩,仙翁劍客之語;少陵詩,雅士騷人之詞。
Bitki örtüsü antropojen bozkırdır.代表性的存在为精灵。
Yalancı zar, altındaki mukoza (örtüye) sıkıca yapışmıştır.《欺騙古魯菲》、《受欺惑的古魯菲》。
Çünkü, Kuran'ın namaz şartı örtünmek değildir, abdest ve kıbleye yönelmektir.至於地圖上未標示名稱或未繪出者,則難以計數。
Bilgisizlik örtüsü kavramıyla cehaletbilimi ilgilenmektedir.总之,我将被指责为昏聩无知的老糊涂。
Kentte gür bitki örtüsünün içinde akan küçük Fyris Nehri (Fyrisån) yer almaktadır.該鎮區有小印第安溪(Little Indian Creek)等溪流通過。
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.穿著許多褶邊的長禮服裙。
Bu ön gereksinimler karşılanmadığında gözlemler klasik fiziğin tahminleriyle örtüşmez.이 범위를 벗어나면, 관측 결과는 고전 물리학에서 예측한 것과 일치하지 않게 된다.
Yalancı zar, altındaki mukoza (örtüye) sıkıca yapışmıştır.그러는 사이 거짓으로 해자를 파며 언성(偃城)의 뒤를 끊는 척하였다.
"Örtünüyoruz işte!".역시 대세돌!”.
Diğer yandan bu olaylar ile beraber Humeyni kadınları örtünmeye mecbur kılmıştır.후대에서 여성임을 확실히 하기 위하여 별채를 의미하는 당(堂)을 붙여 부르기 시작하였다.