örgütlenme ile cümle

örgütlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.Die Bemessung und Konstruktion wurden dabei stetig weiterentwickelt.
Bu hedefe göre Bolşevik-Leninist tipte bir parti örgütlenmesini hedefler.PotOp erstrebte den Aufbau einer Partei nach bolschewistisch-leninistischem Vorbild.
Militarizm (Orduculuk): Askeri örgütlenme ve savaş ekonomisi.Stefanie van de Kerkhof: Rüstungsindustrie und Kriegswirtschaft.
Mâliye, Fransa'daki örgütlenme temel alınarak düzenlendi.Die Gestaltung des Grundrisses wurde beeinflusst von Anwendungen in Frankreich.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.In verschiedenen Sachfragen einigten sich die Parteien der Opposition unter Umgehung der Regierung.
Strong artık herhangi bir örgütlenme işine sorumlu değildir, ama hala tavsiye ve destek veriyor.M. Strong n'est plus en charge d'organisations liées à la Charte, mais apporte toujours ses conseils.
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.Ils ont été la forme la plus commune de l'organisation socio-économique pour la plupart de l'histoire humaine.
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Cet acte du Congrès fait de l'atoll Palmyra l'unique territoire incorporé et non-organisé des États-Unis.
Militarizm (Orduculuk): Askeri örgütlenme ve savaş ekonomisi.Coup d’état militaire (Général Videla) et mesures économiques.
İki örgütlenmede aynı lider kadrosunu ve aynı idari binaları paylaşmaktadır.Regroupement des deux centres hospitaliers sous un même pouvoir organisateur.
Ayrılıkçı hareketler, çeşitli milliyetçi ve İslamcı organizasyonlar tarafından örgütlenmektedirler.Il entraîne la réaction d'organisations et d'autres états musulmans.
1940'larda Oil, Chemical and Atomic Workers International Union'ın örgütlenmesine katıldı.De 1959 à 1968, il est au Syndicat des travailleurs des industries pétrolière, chimique et atomique.
Yapının örgütlenmesi hiyerarşik bir modeli takip eder görünmektedir.La facade de l'édifice observe une architecture de type moderne.
Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir.Elles correspondent à la structure ou à l'organisation d'une action.
Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu.En revanche, toute coopération exécutive et toute alliance guerrière semblent vouées à l'échec.
İki örgütlenmede aynı lider kadrosunu ve aynı idari binaları paylaşmaktadır.Ambas organizaciones comparten el mismo líder y oficinas.
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.Los artisanos y sus artes se desarrollaron rápidamente.
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennet utilizó varias tácticas de intimidación para acabar con la organización de sindicatos.
Bu dönemde, yoğun bir örgütlenme çalışması yürütüldü.Solo entonces se negoció seriamente un encuentro de reunificación.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.La organización y funcionamiento del club deberá atender a principios democráticos.
Muhalifler 1906 yılı Temmuzunda yeni bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesine karar verdiler.Los representantes se reunieron de nuevo en 1903 para organizar una convención constitucional.
Her ülkenin PEN merkezi kendi içinde kendine has bir örgütlenme biçimine sahiptir.Cada recinto tiene su forma de organizarse.
Bu ürün, ses ve güç, demokratik ilkelerin örgütlenmenin omurgasına yerleşmiş olmasından meydana gelir.La polémica y las maniobras soterradas asociadas con la introducción de la silla eléctrica.
Comédie-Française günümüze kadar gelmiş bir örgütlenme yapına sahiptir.El edificio de la Comédie-Française tomó entonces la fisonomía que conserva.
Bu örgütlenmede Lin Piao büyük rol üstlenmiştir.Dom Pitra asume gran parte de la tarea.
Profintern dünya çapında ulusal örgütlenmeler kurdu.Creators Syndicate la distribuye internacionalmente.
Muhteşem bir örgütlenmeydi.Tenían una organización mejorada.
Ayrıca Rabulla kilisenin yeniden örgütlenmesine de vesile olmuştur.Una vez demolida había que reconstruir la nueva iglesia.
Bu kesim Kilise içinde de üst düzey örgütlenmelere giremiyordu.En un principio, las campanillas empleadas en las iglesias no debieron estar decoradas.
Ancak buna rağmen düzenli bir kilise örgütlenmesi yapılabilmesi olanaksızdı.Tuttavia era necessaria la costruzione di una chiesa vera e propria.
Burdayım Aşkım! ve Aşk Örgütlenmektir sloganları atılmıştır.L'amore e l'affetto vengono qui ridotti a delle annotazioni.
Basında sansürün kalkmasının ardından, siyasal partiler hızla örgütlenmeye başladı.Con la nascita dello stato confederale, poco a poco, i partiti politici cominciarono ad affermarsi.
(2000), Alevi Kimliği ve Alevi Örgütlenmeri.Mazara 2000 e Carini promosso per ripescaggio.
Eyalette ayrıca 566 yerleşimde belediye örgütlenmesi bulunmaktadır.Nel territorio comunale si trovavano 656 unità edificate.
Örgütlenme sadece şehirle sınırlı kalmadı.Non esiste un'autorità limitata alla città.
1989 yılının Nisan ayında, Polonya Halk Cumhuriyeti'nde, işçi örgütlenmesi Solidarność legal hale getirildi.1989 — в Польше легализован профсоюз «Солидарность».
Bu kesim Kilise içinde de üst düzey örgütlenmelere giremiyordu.В других сёлах он также не нашёл располагавшихся там церквей.
Profintern dünya çapında ulusal örgütlenmeler kurdu.Её лоббировали созданные по всей стране ассоциации автомобилистов.
Bu örgütlenme adeta İttihatçıların yeni bir yapılanmasıdır.Это стало важным шагом в формировании группы новых реалистов.
Ancak buna rağmen düzenli bir kilise örgütlenmesi yapılabilmesi olanaksızdı.Безусловно, это неприемлемо ни для одной православной церкви.
Oyunlar, Avrupa Olimpiyat Komiteleri Birliği tarafından örgütlenmektedir.يتم تنظيم الألعاب من قبل أعضاء اللجنة الأولمبية الأوروبية.
Çalışma kamplarında örgütlenmenin cezası ölümdü.الرسالة في مجازات دوائر السُّمُوت في الأسطرلاب.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.مع تحلحل الطبقات، سينهار الجهاز الحكومي في الدولة.
1928'de tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı.في عام 1923 عاد إلى سنجان، حيث شارك في تنظيم جماعات ثورية سرية لإعداد تمرد جديد.
Râşidîn Ordusu, yüksek disiplin, stratejik kahramanlık ve örgütlenmeye sahipti.وقد حافظ الجيش علي درجة عالية من الانضباط, والكفاءة التكتيكية وحسن التخطيط.
Bozkırda en yüksek siyasal örgütlenme biçimi eldir.النوع الأكثر شهرة في المنظمة السياسية هو الحزب السياسي.
Arnavut direnişinin barışçı yollarla örgütlenmesi gerektiğini savunmuştur.عوضًا عن ذلك، دعا غودوين إلى استبدالها من خلال عملية تحوّل سلميّة.
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.Eles têm sido a forma mais comum de organização socioeconômica para a maioria da história humana registrada.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Em sua primeira fase foi uma organização de mulheres.
Romalıların başarısı imparatorluğun yaygın yapısına ve örgütlenmesine bağlıydı.Contudo, o êxito dos Romanos dependeu de uma organização extensa à estrutura do seu império.
Türkiye, 1952 yılında Anti-Sovyet bir askeri örgütlenme olan NATO’ya katıldı.A Turquia juntou-se a aliança militar anti-soviética, a OTAN, em 1952.
Bazı dini mezhepler İngiltere-Galler'i bir sayarak örgütlenmelerini yapmışlardır.Os membros de algumas ordens religiosas Anglicanas praticam a autoflagelação com disciplinas.
Oyunlar, Avrupa Olimpiyat Komiteleri Birliği tarafından örgütlenmektedir.Het wordt georganiseerd door de Europese Olympische Comités.
Burdayım Aşkım! ve Aşk Örgütlenmektir sloganları atılmıştır.De drie dames waren verliefd en in de voorstelling werden de liefdesverwikkelingen gevolgd.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Oost-Friesland zijn er meerdere Friese belangenorganisaties en de politieke partij Die Friesen.
Düzenli bir ordudan ziyade gerilla şeklinde örgütlenmektedir.Een vrijwel geheel door militairen gevormde illegale organisatie.
TDKP daha çok dar kadroları tutarak, geniş bir kitlesini yasal örgütlenmeye yönlendirmiştir.De omvang van de leprozerie vroeg om een gedegen organisatie.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Voor de vrouwen was dit de eerste editie.
Ayrıca işçi örgütlenmeleri dağıtılmıştır.Werkpaarden werden gedeeld.
Aynı gün İşçi Vekilleri Sovyetinin seçilmesi ve örgütlenmesi kararı alınır.Tego samego dnia Unia oraz organizatorzy selekcji uzyskali porozumienie.

İlgili Sayfalar