örü ile cümle

örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ayda oruç tutmak İslam'ın beş şartı'ndan birisidir.Le jeûne du mois de Ramadan constitue l'un des cinq piliers de l'islam.
Thijssen bu bölgeyi güvertedeki en yüksek orunlu memura atfen "Pieter Nuyts Toprağı" olarak adlandırmıştır.Il appela l'île "Pieter Nuyts Land", du nom de l'officier le plus gradé à bord.
Örümcek-adam bombayı geri fırlatır.Il donne l’ordre au bombardier de lâcher la bombe.
Cybaeus deletroneus Çin'de bulunan bir su örümceği türü.Dreadnoughtus, genre de titanosaures retrouvé en Argentine.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Œuvres de terre cuite (têtes et bustes).
Onlar örümceklerden nefret eder.Odian las arañas.
Yahudiler, Tövbe Günü (Yom Kippur) oruç tutarlar.Allí, pues, porque era el día de la Preparación de los judíos y el sepulcro estaba cerca, pusieron a Jesús.
Avrupa'da 4113 tür örümcek yaşamaktadır.El número de especies de arañas en Europa cuenta hasta 4113.
Örümceklerden çok korkar.Le tiene miedo a las arañas.
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.¡El día en que podréis contemplar al Prometido y arcercaros a Él se acerca a la noche!
Bütün örümcekler (Arachnida) gibi sekiz bacakları vardır.Todos los arácnidos tienen 8 patas .
Avrupa, Sibirya ve Avustralya'nın örümcekleri hakkında sayısız eseri vardır.Escribió numerosos trabajos sobre arañas de Europa, Siberia y Australia.
Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder.Se recomienda no sumergir en el agua helada la cabeza (y con ello el pelo).
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Qué del meek, el llorando, y el merciful?
Adından da anlaşılacağı gibi örümceğe benzer bir yapıdadır.Se denominan así por su forma parecida a un hígado (de ahí hepático).
Örümceğimsiler (ya da Lat.Abazones: dilatables (o elásticos).
Örneğin bir örümcek yumurtlayarak başka bir örümcek meydana getirir.Ejemplo: una araña pone huevos de los que saldrán más arañas.
Sıçrayıcı örümcek adıyla da bilinse de tek sıçrayan örümcek grubu bunlar değildir.Aunque llamadas arañas-hormiga, no son las únicas arañas que se mimetizan con estas.
Phidippus audax, Salticidae familyasından Kuzey Amerika'da yaygın ufak zararsız bir örümcek türü.Phidippus audax es una araña saltadora común de América del Norte.
Ay örümceğini test edilmiştir.La luna fileteada de sable.
Bu örümcek türü Avrupa'da dağlık bölgelerde yaşar, özellikle eski, ıslak ormanlarda taşların altında bulunur.En Europa se encuentra en regiones montañosas, especialmente bajo rocas en viejos bosques.
O gün, Puja törenleri düzenlenir ve oruç tutulur.El día que terminó el verano y otros cuentos.
Katolikler, cuma günleri şükran orucu tutarlar.Que los viernes se le tributa culto especial.
Oruçoğlu, Kayseri ilinin Pınarbaşı ilçesine bağlı bir mahalledir.Él se une (y se casa más tarde) a la villana de la Edad de Oro Cazadora.
Yumurta keselerini örü memelerine yapışık olarak taşırlar.Difiriendo de otros prosaurópodos por los huesos de la mandíbula.
Philaeus chrysops, Salticidae familyasından bir örümcek türü.Philaeus chrysops es una especie de araña saltarina, de la familia Salticidae.
J.Jonah Jameson Örümcek Adamı yakalamak için pek çok girişimde bulunmuştur.Fue contratado por J. Jonah Jameson para capturar a Spider-Man.
Oyuncu, bir örümcek ağını böcek işgalcilerden savunan karadul örümceğinin rolünü alır.El jugador toma el papel de una araña viuda negra que defiende una red de insectos invasores.
Başka tür tesselasyonlar da mevcuttur, kullanılan şekil ve bunların örüntüsüne bağlı olarak.Los tamaños de este tipo de Daruma también se utilizan de acuerdo con la importancia del deseo o la oración.
Örümcek Adam 3 (Özgün adı: Spider-Man 3), 2007 Amerika Birleşik Devletleri yapımı bir sinema filmi.Spider-Man 3, banda sonora de la película de 2007.
Bazı örümceklerin aksine, opilioneslerin kafa tarafı (prosoma) arka tarafından (opisthosoma) ayrı değildir.Aunque disponen de oídos en sus cabezas, muchos peces no perciben bien los sonidos.
Lazlo: Brezilyalı bir örümcek maymunudur her zaman iyimserdir.Lazlo: Es un mono araña brasileño amante de la diversión que siempre está muy alegre.
Bu, Tevrat'ta adı geçen tek oruçtur.Es el único papel político que se le conoce a la tritís.
Ayrıca örü memelerinin etrafı da beyaz renk ile çevrilidir.También es blanca la ancha franja alrededor de su cuello.
Ayrıca Ruh Emiciler, devler ve dev örümcekler de Saf Kan Rejim Yandaşlarındandır.También podemos citar a Monster Magnet y Royal Blood como representantes actuales del género.
Eddie dua ederken, Örümcek Adam, simbiyot'u çan kulesinin sesi ile üstünden çıkarmıştır.Por ejemplo, Spider-Man se sacó el simbionte Venom de encima con el sonido intenso de una campana de iglesia.
Örümcekler ayrı eşeyli canlılardır.Las areolas están muy separadas.
İhvan'ın desteğini alan Suudiler, 1912'de örügütün kurulmasından sonra hızlı bir şekilde yayıldı.Según contaba el propio Valdés, fue en 1966 cuando surgió su apodo de El Conde.
Seri Örümcek Adam'ın yaratıcıları Stan Lee ve Steve Ditko tarafından başlatılmıştır.Esta fue la primera adaptación animada del cómic Spider-Man, creado por Stan Lee y Steve Ditko.
Oruç bitiminde aşure pişirilip dağıtılır.El punto de sal se corrige al final de la cocción.
20 Nisan-30 Mayıs: Bu aylara Örütmek ayları denir.Por último, y no menos importante, la noche del 30 de abril al 1 mayo se "planta el Mayo".
Bunlarda Muharrem Orucu 3-12 gün olarak tutulur.Parece conveniente, por tanto, prolongar la terapia entre tres y seis meses en estos casos.
Seccade örülür.Strangea Meisn.
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.Quella sera, vi fu il maltempo».
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Le terre di colmata in Valdinievole.
Yom Kippur, tam bir oruçtur yani gün batımından ertesi gün karanlık çökene kadar tutulur.Yom Kippur è un digiuno completo, dal tramonto, prima del crepuscolo, alla notte seguente.
Muharrem’den sonra da üç gün Hızır Orucu tutarlar.Le sue ultime opere risalgono, invero, ai tre anni successivi.
Örümceklerden çok korkar.Ha paura dei ragni.
1984'te Orujov, Rusya'nın Arkhangelsk eyaletinde olan Belkovo'ya şehrine taşındı.Orujov nel 1984 si è trasferito alla città di Belkovo della Oblast' di Arcangelo di Russia.
Bu iki bağlantı formu bir örüntü dilinin doğrulanmasında temel etmendir.Queste due forme di connessione sono centrali nel validare un linguaggio di patterns.
Ölüm Oruçcusu.Il mendicante di morte.
Fakat karşısında Örümcek Adam'ı buldu.In tale occasione si è scontrato con l'Uomo Ragno.
Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün...Wa ka Tu (o voi) fai za an ga lè wa chi ha (fatto l'azione di) chiamarti? chi ti ha chiamato?
Dolayısıyla Gandi portakal suyu içerek orucunu bitirdi.A questo punto Gandhi smette il digiuno bevendo un succo d'arancia.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Il resto della chiesa doveva apparire interamente affrescato.
Örü memeleri 1, 2 ya da 3 çift olup karnın arkasında yer alır.One, two, three e si preme i pulsanti sulle sue spalle.
Ardından tavuk kesilir ve oruç öncesi öğün olarak fakirlere verilir.Il pollo viene poi cucinato e donato ai poveri per la consumazione del pasto prima del digiuno.
Bunlara, örülmüş dokuz püskül eklenir.Ad essi vanno aggiunti i nove migliori lanci.
Yani bir dallanma örüntü geçmişiyle ilgili olduğu kadar yol geçmişiyle de ilgilidir.Non le piace il cioccolato in seguito ad un episodio del suo passato.
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir.Da non somministrare in gravidanza o durante l'allattamento.

İlgili Sayfalar