Ana içeriğe geç
Sözlük

öpe ile cümle

öpe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.A ki pedig õt elárulja vala, jelt ada nékik, mondván: A kit én majd megcsókolok, õ az, fogjátok meg õt.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ale ten, który go wydawał, dał był im znak, mówiąc: Któregokolwiek pocałuję, tenci jest; imajcież go.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Celui qui le livrait leur avait donné ce signe: Celui que je baiserai, c`est lui; saisissez-le.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ðứa phản Ngài đã trao cho bọn đó dấu nầy : Người nào mà tôi sẽ hôn , ấy_là người đó , hãy bắt lấy .
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ðứa phản Ngài đã trao cho bọn đó dấu nầy: Người nào mà tôi sẽ hôn, ấy là người đó, hãy bắt lấy.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.El que le entregaba les había dado señal diciendo: "Al que yo bese, ése es. Prendedle.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Il traditore aveva dato loro questo segnale dicendo: «Quello che bacerò, è lui; arrestatelo!»
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Izdajalec njegov pa jim je dal znamenje, rekši: Kogar poljubim, ta je: primite ga.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.예수를 파는 자가 그들에게 군호를 짜 가로되 내가 입맞추는 자가 그이니 그를 잡으라 하였는지라
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Men han som forrådte ham, hadde gitt dem et tegn og sagt: Den jeg kysser, ham er det; grip ham!
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Men han, som forrådte ham, havde givet dem et Tegn og sagt: "Den, som jeg kysser, ham er det; griber ham!"
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ora, o que o traía lhes havia dado um sinal, dizendo: Aquele que eu beijar, esse é: prendei-o.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ten pak, jenž jej zrazoval, dal jim znamení, řka: Kteréhožťkoli políbím, ten jest; držtež jej.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Und der Verräter hatte ihnen ein Zeichen gegeben und gesagt: Welchen ich küssen werde, der ist's; den greifet.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Vînzătorul le dăduse semnul acesta: ,,Pe care -l voi săruta eu, acela este; să puneţi mîna pe el!``
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Ο δε παραδιδων αυτον εδωκεν εις αυτους σημειον, λεγων Οντινα φιλησω, αυτος ειναι πιασατε αυτον.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Зрадник же Його дав знак їм, кажучи: Кого я поцїлую, той і єсть він: беріть його.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.Предающий же Его дал им знак, сказав: Кого я поцелую, Тот и есть, возьмите Его.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.והמסר אתו נתן להם אות לאמר האיש אשר אשקהו זה הוא תפשוהו׃
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.والذي اسلمه اعطاهم علامة قائلا الذي اقبّله هو هو. امسكوه.
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.那 賣 耶 穌 的 、 給 了 他 們 一 個 暗 號 、 說 、 我 與 誰 親 嘴 、 誰 就 是 他 . 你 們 可 以 拿 住 他
İsaya ihanet eden Yahuda, ‹‹Kimi öpersem, İsa Odur, Onu tutuklayın›› diye onlarla sözleşmişti.那 賣耶穌 的 、 給 了 他 們一個暗號 、 說 、 我與誰親 嘴 、 誰 就 是 他 . 你 們 可以 拿住 他
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.A győztes a levegőbe boxol és megcsókolja a földet, eldobja a pólóját, mintha valaki csak arra várna.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Câştigătorul boxează în aer şi sărută pământul, îşi aruncă tricoul ca şi cum cineva îl aşteaptă.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.El ganador golpea el aire y besa la pista, lanza su camiseta como si alguien la estubiera esperando.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.승자는 허공에 펀치를 날리고 땅에 입을 맞추고는 웃통을 벗어 던집니다. 마치 누군가 그러길 기다렸을 수도 있지요.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Le gagnant boxe dans les airs et embrasse le sol, lance son maillot comme si quelqu'un l'attendait.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Người chiến thắng đánh tay lên không trung và hôn mặt đất, cởi bỏ áo như thể có ai đó đang chờ chuyện này vậy.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Pemenang meninju udara dan mencium tanah melempar bajunya seperti seseorang mengharapkan baju itu.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Víťaz boxuje do vzduchu a bozkáva zem, odhadzuje svoje tričko, akoby naň niekto čakal.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Vítěz skáče radostí, a líbá zem, odhodí své triko, jako kdyby nekdo čekal zrovna na to.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Wygrywający unosi rękę w geście zwycięstwa i całuje ziemię, rzuca koszulkę, jakby ktoś czekał by ją złapać.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Ο νικητής γρονθοκοπά τον αέρα και φιλά το έδαφος, Πετά την μπλούζα του σαν κάποιος να την περίμενε.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Переможець махає руками і цілує землю, кидає свою футболку, наче вона комусь потрібна.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Победитель машет руками целует землю и бросает свою майку думая, что кому-то она нужна.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.Победителят боксира въздуха и целува земята, хвърля фланелката си, все едно някой чака за нея.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.המנצח נותן אגרוף באוויר ומנשק את האדמה, זורק את החולצה שלו כאילו מישהו מחכה לה.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.الفائز يلوّح بقبضته في الهواء ويقبل الأرض, ويرمي بقميصه معتقداً بأن أحدهم بانتظاره.
Kazanın havayı yumruklayıp ve yeri öper. t-shirtünü, sanki birisi onu bekliyormuşcasına havaya atar.地面にキスをし まるで誰かが彼のシャツを待ち望んでいるかのように シャツを投げる (笑い)
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Che, pur nella modestia pura e vestale, ancora arrossire, come il pensiero proprio peccato baci;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Die, zelfs in pure en Vestaalse bescheidenheid, Still blozen, zoals denken dat hun eigen kussen zonde;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Hvem, selv i ren og Vestal beskedenhed, blush Still, som tænker deres egne kys synd;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Kdo, celo v čisti in Vestalka skromnosti, Still blush, kot misli svoje poljubi greh;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Ki, még a tiszta és szűzies szerénység, mégis elpirult, a gondolkodás saját csók bűn;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;자신의 키스의 죄를 생각으로 누구라도 순수하고 정결한 겸손에, 여전히 얼굴이 붉어지면서;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Kto, nawet w czystej skromności i dziewica, Still rumieniec, jak myślenie własnych grzechów, pocałunki;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Kuka edes puhdasta ja Vestal vaatimattomuus, Still punastua, kuten ajattelu oman suukkoja syntiä;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Que, aun en la modestia pura y vestal, Still rubor, como el pensamiento de su pecado besos propios;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Que, mesmo na modéstia pura e vestal, Still blush, como pensar os seus pecados próprios beijos;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Qui, même dans la modestie pure et vestale, rougis encore, que la pensée de leur propre péché baisers;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Vem, även i ren och vestal blygsamhet, Still rodna, som tänkande egna kyssar synd;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Wer auch in reinen und vestal Bescheidenheit, Still erröten, als das Denken ihrer eigenen Küsse Sünde;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Ποιος, ακόμη και σε καθαρή και παρθένος σεμνότητα, Still ρουζ, όπως σκέφτεται τις δικές τους αμαρτίες φιλιά?
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Кой, дори и в чист и непорочен скромност, все още се изчервявам, като мислене собствените си грях целувки;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;Кто, даже в чистых и весталки скромность, все краснеет, как мышление свой собственный грех поцелуями;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;מי, גם צניעות טהור וסטאלית, עדיין מסמיק, כמו חשיבה החטא שלהם נשיקות;
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;منظمة الصحة العالمية ، حتى في التواضع ونقي طاهر ، ومع استحى ، والتفكير خطيئتهم القبلات الخاصة ؛
Kendi öper günah düşünme kim saf ve Vesta tevazu bile, Hala, allık;しかしロミオはしない場合があります、彼は追放され、 - この5月のハエはか、これから私は飛ぶ必要がある場合。
Lübnanda 3 kez öperler.Au Liban, ils en font trois.
Lübnanda 3 kez öperler.En el Líbano se dan tres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod