Ana içeriğe geç
Sözlük

öp ile cümle

öp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dan Linda'nın onu öpmesini istedi.Dan asked Linda to kiss him.
Tom Mary'nin onun onu tekrar öpmesine izin vermeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him kiss her again.
O, iyi öpüşür mü?Is he a good kisser?
"O iyi öpüşüyor mu?" "Tom her şeyi iyi yapar.""Is he a good kisser?" "Tom does everything well."
Şimdiye kadar hiç öpüldün mü?Have you ever been kissed?
Tom'la hiç öpüştünüz mü?Have you and Tom ever kissed each other?
Sen ve Tom hiç birbirinizi öptünüz mü?Have you and Tom ever kissed each other?
Onu ökse otunun altında öptüm.I kissed him under the mistletoe.
Onu öpmek için bir mazeret olarak ökse otu kullandım.I used the mistletoe as an excuse to kiss him.
Bir aralık gecesinde birbirimizi öptük.We kissed each other on a December night.
Beni öptüğün zaman neden gözlerini kapatıyorsun?Why do you close your eyes when you kiss me?
Ona hızlı bir öpücük kondurdu.He gave her a quick kiss.
Tom onun elini öptü, onu kızarttı.Tom kissed her hand, making her blush.
Tom, onun yüzünü kızartarak Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand, making her blush.
Tom masanın üzerine eğildi ve Mary'yi öptü.Tom leaned over the table and kissed Mary.
Sana bir öpücük vereyim.Let me give you a kiss.
Tom iyi öpüşüyor mu?Is Tom a good kisser?
Tom Mary'nin onu öpmesine izin vermeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him kiss her.
Belki Tom gerçekten Mary'nin John'u öptüğünü gördü.Maybe Tom really did see Mary kissing John.
Tom'u öpmek zorunda olmamalısınız.You shouldn't have to kiss Tom.
Beni öpmenize asla izin vermezdim.I'd never let you kiss me.
Sen şu ana kadar öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I ever kissed.
Sen öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I've ever kissed.
Senin Tom'u öptüğüne inanamıyorum.I can't believe that you kissed Tom.
Senin Mary'yi öptüğüne inanamıyorum.I can't believe that you kissed Mary.
Tom burnunun görüntüsünden memnun değildi, bu yüzden burnundan bir operasyon geçirdi.Tom didn't like the look of his nose, so he had a nose job.
Tom kötü bir öpücü.Tom is a lousy kisser.
Rossini operalarını bestelerken kendini birkaç battaniye ile örttü.Rossini covered himself with several blankets while he compose his operas.
Ben operayı izlemek için tiyatrodayım.I am at the theater watching the opera.
O askeri operasyonun lojistik sorumlusudur.He is in charge of the logistics of the military operation.
O sadece yanaktan bir öpücüktü.It was only a kiss on the cheek.
O onun yanağını öper.He kisses her cheek.
Tom seni öptü mü?Did Tom kiss you?
Tom'u gerçekten öptün mü?Did you really kiss Tom?
Tom'u öptün mü?Did you kiss Tom?
Ben onu öpmedim. O beni öptü.I didn't kiss him. He kissed me.
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.We never forget the first kiss.
O onun elinin arkasını öptü.He kissed the back of her hand.
O onun elini kaldırdı ve onu öptü.He lifted her hand and kissed it.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Öp beni, seni aptal!Kiss me, you fool!
Çok kısa öpüştük.We kissed very briefly.
Tom Mary'ye onu öpebilip öpemeyeceğini sordu.Tom asked Mary if he could kiss her.
Tom Mary'nin onu öpmesini istedi.Tom asked Mary to kiss him.
Tom Mary'yi öpmek istemiyordu.Tom didn't want to kiss Mary.
Tom bile Mary'yi öpmedi.Tom didn't even kiss Mary.
Operasyon tereyağından kıl çeker gibi gitti.The operation went smoothly.
Operasyon sorunsuz gitti.The operation went smoothly.
Tom bana Mary'yi öpmek istediğini söyledi.Tom told me he wanted to kiss Mary.
Tom Mary'nin onu öpmesini istediğini düşündü.Tom thought that Mary wanted him to kiss her.
Biz bile öpmedik.We haven't even kissed.
Mary Tom'a onun elini öpmek için verdi.Mary gave Tom her hand to kiss.
Operasyonun ilk aşaması tamamlandı.The first stage of the operation has been accomplished.
Ben başka bir operasyonu göze alamam.I can't afford another operation.
Bir veda öpücüğü ver bana.Give me a goodbye kiss.
Bana bir hoşça kal öpücüğü ver.Give me a goodbye kiss.
Bu sadece bir öpücüktü.It was just one kiss.
Tom'u öpmek bir hataydı.Kissing Tom was a mistake.
Mary genç adamı yanağından öptü.Mary kissed the young man on the cheek.
Tom beni öpmeye çalıştı ama ona izin vermedim.Tom tried to kiss me, but I didn't let him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod