Dudakların çok öpülebilir görünüyor.Your lips look very kissable.
Gel ve bana bir öpücük ver.Come and give me a kiss.
Tom Mary'nin onu öpüp öpmeyeceğini merak ediyordu.Tom wondered if Mary would kiss him.
Tom o onu öpmeye çalışırsa Mary'nin ona tokat atıp atmayacağını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would slap him if he tried to kiss her.
Hiç bir kızı öptün mü?Haven't you ever kissed a girl?
Şimdiye kadar, bir kızı hiç öpmedin mi?Haven't you ever kissed a girl?
Tom neredeyse sınıfımızdaki her kızı öptü.Tom has kissed almost every girl in our class.
Bu, Sydney'deki Opera Binası'nın bir resmidir.This is a picture of the Opera House in Sydney.
Adam gözlerini yavaşça açtı ve kadın onu öptü.He slowly opened his eyes, and then she kissed him.
Tom yavaşça gözlerini açtı ve ardından Mary onu öptü.Tom slowly opened his eyes, and then Mary kissed him.
Bu, dünyanın en opak rejimlerinden biridir.This is one of the world's most opaque regimes.
Kocasının boynuna kollarını attı ve onu öptü.She threw her arms around her husband’s neck and kissed him.
Onun seni öpmeye çalıştığını gördüm.I saw him try to kiss you.
Beni öpmelerine izin verdim.I let them kiss me.
Beni öpmesine izin verdim.I let him kiss me.
Onu öptüğünü gördüm.I saw you kissing him.
Onu öpüşünü gördüm.I saw you kissing her.
Seni öpmeyi özlüyorum.I regret kissing you.
Onu öptüğüm için pişmanım.I regret kissing him.
Ben onu öptüğüme pişmanım.I regret kissing her.
Kim seni öptü?Who kissed you?
Kim onu öptü?Who kissed him?
Onu kim öptü?Who kissed her?
Onu öpmeliydin.You should've kissed him.
Keşke seni öpmeseydim.I wish I hadn't kissed you.
Keşke onu öpmeseydim.I wish I hadn't kissed him.
Onu hiç öpmedim.I've never kissed him.
Onu öptüm.I kissed him.
Hiç onu öptün mü?Have you ever kissed him?
Hiç onlardan birini öptün mü?Have you ever kissed any of them?
Benim için onu öp.Kiss him for me.
Onu benim için öp.Kiss her for me.
Onu öpmek istiyorum.I want to kiss him.
Sana elveda öpücüğü kondurmak istiyorum.I want to kiss you goodbye.
Ona elveda öpücüğü kondurmak istiyorum.I want to kiss him goodbye.
Onu öpecek misin?Are you going to kiss him?
Sen onların hepsini öpecek misin?Are you going to kiss all of them?
Onu öpmedim.I didn't kiss him.
Birinin onu öptüğünü gördüm.I saw somebody kiss him.
Neden yalnızca onu öpmüyorsun?Why don't you just kiss him?
Neden sadece onu öpmüyorsun?Why don't you just kiss her?
Ona bir öpücük ver.Give him a kiss.
Ona benim için bir öpücük ver.Give him a kiss for me.
Tom'u öpmek istedim.I wanted to kiss Tom.
Tom Mary'nin onu öpmesine izin vermedi.Tom wouldn't let Mary kiss him.
Ordu, terörle mücadele operasyonuna devam ediyor.The army is continuing its antiterrorist operation.
Seni öperken etrafımızdaki dünyayı unutuyorum.When I kiss you, I forget the world around us.
Polis şefi bir fuhuş operasyonunda bir otelde tutuklandı.The police chief was arrested at a motel in a prostitution sting.
Onlar ay ışığı altında öpüştüler.They kissed under the moonlight.
Dan bile Linda'yı öpmedi.Dan didn't even kiss Linda.
Linda bile Dan'ın onu öpmesine izin vermedi.Linda didn't even let Dan kiss her.
Gerçekten seni öpeceğimi düşünüyor musun?Do you really think I'm going to kiss you?
Tom'u hiç öpmedin, değil mi?You've never kissed Tom, have you?
Operasyon ne kadar sürecek?How long will the operation take?
Bir ihtimal operayı sever misin?Do you by any chance like opera?
Beni öpmeyecek misin?Aren't you going to kiss me?
Siz ikiniz öpüşüyor muydunuz?Have you two been kissing?
Tom Mary'nin kendisiyle operaya gitmesini istedi.Tom asked Mary to go to the opera with him.
Mary bile Tom'un onu öpmesine izin vermedi.Mary didn't even let Tom kiss her.
Pekala, Tom'a veda öpücüğü vermeyecek misin?Well, aren't you going to kiss Tom goodbye?