öpüş ile cümle
öpüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bulaşma genellikle; öksürük, yıkanmamış ellere dokunmak ya da öpüşmek gibi doğrudan temas gibi yollarla olur.A doença às vezes o impede de realizar atividades simples, como amarrar os sapatos ou escrever direito.
Dizide ablasının sevgilisi olan Ian ile öpüştüğü için Alison tarafından tehdit ediliyor.Susan não quer dar nas vistas, pois é uma amante de Ian no funeral da sua mulher.
Angel ise, "En azından beni gördüğüne sevindiğini söyleyebilirsin!" der ve ikisi öpüşürler.Jantje zei daarop: 'Ja ja, als dat zou kunnen, zijn we er tenminste allebei nog!'
Üniversitenin Roma Katolik organizasyon olan Opus Dei ile yakın bağlantısı vardır.Herrero onderhield nauwe betrekkingen met de Rooms-katholieke lekenorde Opus Dei.
60 opus numaralıdır.Deze omvatten 63 opus nummers.
32. bölümde John'dan dudaktan küçük bir öpüşme yaşarlar.In deel 3 zit een fragment minimal music à la John Adams.
Opus, 1973'te kurulmuş Avusturyalı bir pop-rock grubu.Opus is een Oostenrijkse band opgericht in 1973.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.Op een gegeven moment zegt ze hem dat ze van hem houdt en dat ze hem wil kussen.
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.In de finale wordt er soms anders gedronken.
Willow sonunda Kennedy’e daha fazla karşı koyamaz ve öpüşürler.Schwabe zou Frankrijk uiteindelijk niet meer verlaten.
Onlara 'sevda kuşu' deniyor; çünkü sürekli öpüşüyorlar.Ze heten 'lovebirds' omdat ze elkaar altijd kussen.
Akvaryum severlerin sergilediği öpüşme hareketinden ötürü ilgisini çekmiştir.Piłam z tego samego powodu z jakiego kocham aktorstwo.
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.W nocy przed zawodami pił dużo alkoholu.
Sonrasında maskeyi çıkardı ve öpüştüler.Później jednak używał maskę i cenił jej ochronę.
Onu sevdiğini söylemesini ister ve öpüşmeye başlarlar.Hon säger att hon älskar honom och de kysser varandra.
Kayınvalide ve kayınbaba ilk el öpüşte bağışta bulunurlar.Eva och bastardparen ber om nåd.
Ve öpüşürler.Вони цілуються.
Opus, 1973'te kurulmuş Avusturyalı bir pop-rock grubu.«Opus» — австрійська поп-рок-група, створена в 1973 році.
Cheryl öpüşmeyi reddetti.Хрест цілувати відмовився.
Tom ve Mary öpüşüyor.Том та Мері цілуються.
Tom ve Mary öpüştü.Том та Мері поцілувалися.
Tom Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.Том бачив, як Мері та Джон цілуються.
Onlar öpüştü.Вони поцілувалися.
Marella ve Phoenix öpüştüler, daha sonra büyük bir şaşkınlık yaşadılar.Beth Phoenix a Marella se políbili, čímž vyvolali velký zmatek.
Noel tatilinde önceki toplatılarından sonra çıkışta Harry'nin hayatındaki ilk öpüşme gerçekleşir.Na poslední schůzce BA před Vánoci dá Harrymu první polibek.
Gezintinin sonunda, Augustus ve Hazel öpüşürler ve oradaki turistler onları alkışlar.Zde se na konci prohlídky Augustus s Hazel políbí za potlesku všech návštěvníků.
Öpüşürlerken Jean anîden değişir ve Cyclops'u öldürür.Po vzájemném polibku Jean Cyclopse zabije.
Arti, önceki kadın düşmanı davranışı için Tina'dan özür diler ve öpüşürler.Artie se omluví Tině za své misogynní chování a políbí se.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Pak už stačí jen, aby se políbili.
Ve öpüşürler.Pak se políbí.
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.Se sărută pasional și fac planuri pentru o întâlnire în Moscova.
Opus, 1973'te kurulmuş Avusturyalı bir pop-rock grubu.Opus este o formație de muzică pop-rock din Austria, înființată în anul 1973.
Sarılıp öpüşürler ve "seni seviyorum" derler.Majd elmosolyodik, és kijelenti, hogy „csak szívattalak”.
Daha sonralarda Kate ile Jack ilk öpüşmelerini yaşarlar.Reggel Jack és Kate együtt reggeliznek.
Öpüşürlerken Jean anîden değişir ve Cyclops'u öldürür.Jean megjelenik Küklopsz előtt, csókolóznak, s eközben Jean megváltozik és megöli Küklopszot.
Opus adı eşsiz Rosado yaprak sarmalayıcısından türetilmiştir.Az agancs az úgynevezett rózsatőből nő ki.
Ve öpüşürler.He suutelevat.
Magnum opus (bazen opus magnum), Latince "büyük iş" anlamına gelen bir deyiştir.Magnum opus (joskus myös Opus magnum, monikossa magna opera) on latinaa ja tarkoittaa ”suuri teos”.
Opus Eponymous , İsveçli heavy metal grubu ghost'un 18 Ekim 2010'da yayınladığı stüdyo albümüdür.Opus Eponymous on ruotsalaisen metalliyhtye Ghostin debyyttialbumi, joka julkaistiin 18. lokakuuta 2010.
Opus Dei, İspanyol asıllıdır.Def Con Dos on espanjalainen yhtye.
Opus, 1973'te kurulmuş Avusturyalı bir pop-rock grubu.Opus on itävaltalainen poprock-yhtye joka perustettiin vuonna 1973.
Joey ve Rachel birbirlerine karşı hislerinin aynı olduğunu itiraf ederler ve son sahnede öpüşürler.Sonic ja Blaze taistelevat toisiaan vastaan kerran pelissä, lopulta tajuavan olevan samalla puolella.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Αγκαλιάζονται και αρχίζουν να χορεύουν.
Enstitü'de Clary, Jace ile birlikte romantik bir öğle geçirir ve sonunda öpüşürler.Πίσω στο Ινστιτούτο, η Κλέρι μοιράζεται ένα ρομαντικό απόγευμα με τον Τζέις, που τελειώνει με ένα φιλί.
Ve öpüşürler.Η Φιλοθέη.
Cheryl öpüşmeyi reddetti.Ο Κύχλερ αρνήθηκε.
Adam kendisini teselli ederken, kısa bir süre sonra öpüşmeye başlarlar.Την ώρα που τη φιλάει παρουσιάζεται ξαφνικά ο Συνταγματάρχης.
Klibin sonunda ikili öpüşüyor ve siyah perde onları yutuyor.Η ουρά τους καταλήγει σε μια σκούρα γραμμή και οι φτερούγες έχουν δύο μαύρες γραμμές.
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.Οι στίχοι έχουν να κάνουν με το να είναι κανείς εντελώς μεθυσμένος σε ένα πάρτι.
Sizleri öpüşürken görünce şaşırdım.Ξαφνιάστηκα, όταν σας είδα να φιλιέστε.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.De omfavner hinanden og kysser derefter.
Sonrasında maskeyi çıkardı ve öpüştüler.Han føjsede hovedklædet af, og og tog hendes guldring.
Daha sonralarda Kate ile Jack ilk öpüşmelerini yaşarlar.Før hun tager af sted kysser hun Jack, foran Kate.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.De omfavnet hverandre og gråt sammen.
Sonrasında maskeyi çıkardı ve öpüştüler.Så tok han av seg klærne, knelte ned og ba.
Öpüşme sırasında partnerin dili hafifçe ısırılarak çekilir.I Livsfrisen er språket imidlertid lett modernisert.
Cheryl öpüşmeyi reddetti.Alyssa menolak mengalah.
Gezintinin sonunda, Augustus ve Hazel öpüşürler ve oradaki turistler onları alkışlar.Pada akhir tur, Augustus dan Hazel berbagi ciuman romantis, dengan tepuk tangan dari penonton.
Enstitü'de Clary, Jace ile birlikte romantik bir öğle geçirir ve sonunda öpüşürler.Tại Học viện, Clary và Jace đã có một buổi chiều lãng mạn, kết thúc bằng một nụ hôn.
Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün...Nhé... khi đã yêu ai rồi yêu suốt đời...