önsezi ile cümle

önsezi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Jadi saya duga asal sebenarnya setua itu dan bahkan mungkin lebih tua.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Joten arvelisin, että kielen todellinen alkuperä sijoittuu vähintään näin kauas, ehkä kauemmas.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.그래서 최소한 그 때쯤으로 추측하고 있어요
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Menim, da jezik v resnici izvira iz tega časa ali še od prej.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Odhadujem teda, že pôvod jazyka siaha aspoň tak ďaleko a možno aj ďalej.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Podejrzewam więc, że prawdziwy początek leży tam lub nawet wcześniej.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Por isso, aposto que a língua teve a sua origem por essa altura, ou ainda mais cedo.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Quindi posso supporre che l'origine vera risalga almeno a questa eta' e forse anche prima.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Så jag antar att det faktiska ursprunget sträcker sig minst dit.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Så jeg gætter på, at den faktiske oprindelse går mindst så langt tilbage, måske længere.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Takže odhaduji, že skutečný vznik je nejméně takto daleko a možná dále.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Tehát az eredete legalább eddig nyúlik vissza, de talán még régebbre.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Vậy nên tôi cho rằng, nguồn gốc thực sự phải được hình thành lâu ít nhất là như vậy và có lẽ là xa hơn nữa.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Οπότε θα φανταζόμουν ότι η ουσιαστική καταγωγή της γλώσσας ήταν τουλάχιστον τότε και μπορεί και παλαιότερα.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.И бы предположил,что настоящий источник идет назад так далеко или даже дальше.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Така, бих предположил, че истинският произход датира от тогава или още по-назад.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.Тож я гадаю, що справжнє джерело сягає як мінімум так далеко і, можливо, далі.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.ולכן אני מעריך שהמקור נמצא שם או אולי מוקדם יותר.
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.لذا بامكاني أن أخمّن أن المنشأ الأساسي يعود لهذا البعد و ربما أبعد
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.しかし、だからといって全ての、多くの、もしくはほとんどの現代の言語の祖先が
Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar, belki daha da eski olduğu.所以我會估現代語言嘅真實起源至少可以追溯到果個時候,甚至更遠。
Evet önsezi, bu noktada manyetik alan bir çember şeklinde olmasıdır. -Porque el campo magnético en ese momento es el tipo de un círculo.
Evet önsezi, bu noktada manyetik alan bir çember şeklinde olmasıdır. -Защото магнитното поле в тази точка е един вид кръг.
Evet önsezi, bu noktada manyetik alan bir çember şeklinde olmasıdır. -כי השדה המגנטי בנקודה הזאת הוא מין מעגל.
(Gülüşmeler) ilk gördüğünüzde olduğunu sandığınız şey değil. Önsezinizi zorlayan bir tasarım --Este un design care îți provoacă intuiția -- nu este ceea ce crezi când îl vezi pentru prima dată.
(Gülüşmeler) ilk gördüğünüzde olduğunu sandığınız şey değil. Önsezinizi zorlayan bir tasarım --Es un diseño que va contra toda intuición; no es lo que parece a primera vista.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.De är alla mycket praktiska visionärer.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Họ là những người có tầm nhìn xa trông rộng.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Jsou to všichni velmi praktičtí vizionáři.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.그들은 모두 실질적인 선구자 노릇을 하고 있습니다.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Maintenant, ce sont tous des visionnaires très pragmatiques.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Nun sind sie alle sehr praktisch veranlagte Visionäre.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Sono tutti visionari con molto senso pratico.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Son todos visionarios prácticos.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Stuk voor stuk praktische visionairs.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Sunt toţi vizionari foarte practici.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Wszyscy są bardzo praktycznymi wizjonerami.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Είναι όλοι τους πρακτικοί οραματιστές.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Все эти люди - очень практичные мечтатели.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.Всички те са много практични мечтатели.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.בתכנית הרדיו שלי "החברה למען רדיו ציבורי":
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.الآن هم جميعا ملهمين عمليين جدا.
Onlar,şimdi gerçekten önsezili insanlar.化粧品や健全な学校 電気など
Önsezi denen şeye inanmıyorum.En usko ennaltanäkemiseen.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Et comme la plupart d'entre vous, je présume, je ne crois pas que les gens puissent vraiment prédire l'avenir.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Ich glaube nicht an die sogenannte Präkognition.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Ik geloof niet in helderziendheid.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Jeg tror ikke på forudsigelser og hver gang
Önsezi denen şeye inanmıyorum.저는 예언 같은 건 믿지 않습니다.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Não acredito na precognição.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Saya tidak pernah dan tidak akan percaya pada ramalan,
Önsezi denen şeye inanmıyorum.Δεν πιστεύω στην πρόγνωση.
Önsezi denen şeye inanmıyorum.אני לא מאמין בראיית-הנולד, ומידי פעם,
Önsezi denen şeye inanmıyorum.أنا لا أؤمن بالعرافة، ومن حين إلى آخر،
Önsezi denen şeye inanmıyorum.未来を予知していたという話もありますが
Önsezileriniz de size bunu açıklayabilir.Có thể trực giác của bạn cũng mách bảo thế.
Önsezileriniz de size bunu açıklayabilir.Ens intuition fortæller en måske også det.
Önsezileriniz de size bunu açıklayabilir.Ihre Intuition sagt Ihnen das vielleicht auch.
Önsezileriniz de size bunu açıklayabilir.Il vostro intuito vi potrebbe dire la stessa cosa.
Önsezileriniz de size bunu açıklayabilir.Intuicja może powiedzieć to samo.
İlgili Sayfalar